Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- İzmir’in tarımsal vizyon projelerinden biri olan Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu, geleceğin gıda profesyonellerini ağırlayarak sivil toplum ve kooperatifçilik üzerine ufuk açıcı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Efes Meslek Yüksekokulu Gıda İşletme Bölümü öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide, gıda sektöründeki geleneksel iş modellerinin ötesinde, alternatif kariyer durakları ve toplumsal kalkınma modelleri masaya yatırıldı.

Dr. Barış Can Kökçü’nün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, tarımın sürdürülebilirliği ve yerel üretimin ekonomik gücü vurgulandı. Karaot Yerel Tohum Derneği Başkanı Feray Karapınar ve Efes Selçuk Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Yeşim Kopan, bilgi birikimlerini gençlerle paylaşarak sivil toplum kuruluşlarının (STK) ve kooperatif yapıların gıda sektöründeki stratejik önemine dikkat çektiler.

Sivil toplum kuruluşları nitelikli insan kaynağı bekliyor

Sivil toplum kuruluşları nitelikli insan kaynağı bekliyor

Kariyer planlamasında STK’ların sunduğu fırsatlara değinen Feray Karapınar, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda genç kuşakları tarımsal süreçlerin merkezine çeken bir eğitim üssü olduğunu belirtti. Sivil toplumun bağımsız ve sürdürülebilir bir ekonomik model inşa etme noktasında yaşadığı zorlukların, ancak eğitimli ve vizyoner gençler sayesinde aşılabileceğini ifade eden Karapınar, çeyrek asırdır yürüttükleri yerel tohum çalışmalarının önemini hatırlattı.

Gençlerin bu tür yapılarla bağ kurmasının hem kişisel gelişim hem de toplumsal fayda açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Karapınar, "STK'ların en büyük ihtiyacı, bu yapıların geleceğine inanan, donanımlı profesyonellerdir. Sizlerin katılımıyla bu organizasyonlar daha güçlü ve sürdürülebilir hale gelecektir. Burası sizin için sadece bir çalışma alanı değil, aynı zamanda kendinizi gerçekleştireceğiniz bir yaşam okuludur," diyerek öğrencileri üretim süreçlerine aktif katılmaya davet etti.

Kooperatifçilikte standart ve dayanışma ekonomisi

Söyleşinin bir diğer önemli odak noktası ise kooperatifçiliğin bir üretim ve dayanışma modeli olarak sunduğu potansiyeldi. Yeşim Kopan, bir kooperatifin kurulumundan işleyişine kadar geçen süreçte stratejik planlamanın önemine değinerek, üretimin ancak satış kanallarıyla entegre edildiğinde başarılı olabileceğini kaydetti. Gıda üretiminde standartların korunmasının hayati olduğunu hatırlatan Kopan, tüketicinin her defasında aynı kaliteye ulaşabilmesinin kurumsallaşmanın temel şartı olduğunu belirtti.

Efes Selçuk Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirilen yerel üretim projelerinden örnekler sunan Kopan, kentteki turunçların toplanarak katma değerli birer ürüne dönüşme hikayesini anlattı. "Bir çubuk kırılır, on çubuk kırılmaz" ilkesiyle hareket eden kooperatiflerin, sosyal birer güç birliği olduğunu ifade eden Kopan, özellikle Gıda İşletme Bölümü öğrencilerinin sahip olduğu teknik bilgilerin, kooperatiflerin endüstriyel standartlara ulaşmasında kilit rol oynayacağını sözlerine ekledi.

Geleceğin gıda mühendisleri için alternatif rotalar

Etkinlik sonunda, üniversite öğrencilerinin sektöre dair soruları yanıtlanırken, tarımsal kalkınmanın sadece tarlada değil, akademik bilgiyle harmanlanmış modern işletme modellerinde yattığı sonucuna varıldı. Efes Tarlası Yaşam Köyü'ndeki bu buluşma, gençlerin mezuniyet sonrası kariyer yolculuklarında sadece özel sektöre değil, toplumsal fayda gözeten ve yerel ekonomiyi canlandıran sivil oluşumlara da yönelmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu.

Muhabir: Gökmen Küçüktaşdemir