Son Mühür- Ekonomide hareketli bir haftayı geride bırakan Türkiye, önümüzdeki hafta Hürmüz Boğazı kaynaklı krizin gölgesinde nasıl bir yol izleyecek?
27 Nisan – 3 Mayıs haftasının ekonomi gündemini masaya yatıran eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş,
''İran savaşının yarattığı küresel belirsizliklerin devam ettiği yeni bir haftaya giriyoruz. Önümüzde dikkat çekici bir çelişki var: Piyasalara bakıldığında, ateşkes ve barış görüşmelerinin yarattığı görece iyimser bir hava hissediliyor. Buna karşın sahadaki gelişmeler, özellikle enerji arzı açısından risklerin ortadan kalkmadığını gösteriyor'' hatırlatmasında bulundu.
Güçlüğü bir biçimde hissediliyor...
''Brent petrol fiyatı bu tabloyu özetler nitelikte. Zaman zaman geri çekilmeler yaşansa da fiyatların 100 dolar civarında kalmaya devam etmesi, jeopolitik risklerin hâlâ güçlü biçimde fiyatlandığına işaret ediyor'' vurgusunda bulunan Toptaş,
''Nitekim Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da mevcut fiyat seviyelerinin sahadaki riskleri tam olarak yansıtmayabileceğine dikkat çekiyor.

Son haftalarda İran-ABD-İsrail hattında benzer bir döngü yaşanıyor: Ateşkes ve diplomatik temaslar piyasalarda kısa süreli rahatlama yaratıyor, ancak bunu hızla bozan açıklamalar ve gelişmeler yeniden risk algısını yükseltiyor. Bu dalgalı seyir, özellikle enerji piyasalarında oynaklığı artırıyor.
Hürmüz Boğazı’nda ise riskler belirgin şekilde devam ediyor. Geçiş yapabilen gemilerin günlük sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Bölgedeki gemiler saldırılara ve/veya el koymalara maruz kalıyor.
Tarımsal üretim riski artıyor...
Güvenlik risklerinin arttığına dair güçlü işaretler bulunuyor. Bu durum yalnızca petrol arzı açısından değil, aynı zamanda küresel ticaretin diğer kritik kalemleri açısından da önem taşıyor.
Örneğin, gübre taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, tarımsal üretim maliyetlerini artırarak küresel gıda fiyatları üzerinde ikinci tur enflasyon baskısı yaratabilir.
Bu çerçevede, küresel ekonomiye ilişkin beklentiler kötüleşiyor.
Enflasyon beklentileri yukarı yönlü güncellenirken, büyüme beklentileri aşağı çekiliyor. Bu tablo, merkez bankalarının önümüzdeki dönemde daha temkinli ve gerektiğinde sıkılaştırıcı bir duruş sergileme olasılığını artırıyor'' değerlendirmesinde bulundu.

Dış dengeye dikkat...
''Türkiye ekonomisi açısından bakıldığında ise riskler daha çok dış denge üzerinden hissediliyor'' diyen Ayhan Bülent Toptaş,
''Enerji fiyatlarındaki yüksek seyir, ithalat faturasını artırarak cari açık ve dolayısıyla kurlar üzerinde baskı yaratabilir. Aynı zamanda jeopolitik gelişmelerin turizm gelirleri üzerindeki olası etkileri de yakından izlenmeli.
Veri akışı sınırlı olacak...
Geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararının beklentiler doğrultusunda gelmiş olması, kısa vadede iç piyasada belirsizliği bir ölçüde azaltmış görünüyor.
Diğer yandan, önümüzdeki hafta Türkiye’de veri akışının görece sınırlı olduğu, ancak küresel gelişmelere duyarlılığın yüksek kalacağı bir dönem bekleniyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki hafta; jeopolitik risklerin tam olarak ortadan kalkmadığı, enerji fiyatları üzerinden enflasyon baskısının sürdüğü ve küresel ölçekte temkinli bir ekonomik görünümün öne çıktığı bir süreç olmaya aday.
Bu çerçevede piyasalarda dalgalı ancak yön arayışının devam ettiği bir seyir beklenebilir'' değerlendirmesinde bulundu.




