Son Mühür / Yağmur Daştan - Hükümet, yerel yönetim yapısında önemli değişiklikler öngören 35 maddelik kanun teklifini TBMM’ye sundu. Planlanan yeni düzenlemeye göre, nüfusu 5 binin üzerinde olan yerleşimlerde belediye kurulabilecek. Belediye kuruluşu için hazırlanan dosyalar valilik onayıyla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderilecek ve son karar bu bakanlık tarafından verilecek. Teklifteki bir diğer maddeye göre, nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köy statüsüne dönüştürülecek. Böylece tüzel kişiliği kaldırılan küçük belediyeler köylere bağlanacak. Ayrıca, nüfusu 50 bini aşan belediyelerin 5 kilometre çevresinde bulunan yerleşimlerin, imar ve altyapı bütünlüğü gereği bu büyük belediyelere katılabilmesi için de yasal zemin oluşturulacak.
Özfatura’dan dikkati çeken çıkış
Komisyonlarda görüşülmesinin ardından Meclis Genel Kurulu’na sunulması öngörülen yeni teklifle ilgili İzmir eski büyükşehir belediye başkanlarından Burhan Özfatura değerlendirdi. Özfatura, teklifinin yasalaşması durumunda belediyeleri daha zorlu günler beklediğini aktararak, “Her geçen gün tabuta çivi çakılıyor” dedi.
“Her değişiklik durumu kötüleştirdi”
Görüşülen teklifle ilgili görüşlerini paylaşan eski başkan Özfatura, “Burada, maalesef iyi niyet yok. Türkiye, hukuksuzluğun, baskı rejiminin hakim olduğu ve özellikle muhalif mali idarelerin her açıdan sıkıştırıldığı, ele geçirilmek için her türlü operasyonun yapıldığı bir ülke haline geldi. Tüm Türkiye, Bayrampaşa’da yaşananları izledi. Sandıkta alamadıkları koltukları yargıyı politize ederek elde ediyorlar. Ben 1964 beri mali teşkilatın içindeyim. Ne yazık, gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki yaptıkları her bir değişiklik durumu daha da kötüleştirdi” ifadelerini kullandı.
“Ümit veren bir sonuç beklemiyoruz”
“Burada amaç mahalli idareleri merkezi yönetim eline bırakmak” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Özfatura, “İmar mevzuatında mevcut rant çelişkisinin temeli mahalli idarinin yetkilerinin merkezi idarenin eline bırakılmasında yatıyor. Burada da yapılması planlanan her kanun baskı rejimini biraz daha koyulaştırmaya sebep olacaktır. Buradan demokratik, kalbimize su serpen ve ümit veren bir sonuç beklemiyoruz. İzmir’de görev yapmış bir belediye başkanı olarak insanların haksız yere zulmedilmesini istemiyorum” dedi.
“Türkiye’nin bu haline çok üzülüyorum”

Türkiye'de 2014 yılında yapılan yerel seçimlerden sonra yürürlüğe giren Bütünşehir Yasası’nı hatırlatan Özfatura, “Köy olacak dediler de bu değişikliklerle zamanında tarıma çok büyük darbe vurdular. Orada yaşayanların yükü her geçen gün daha da ağırlaştırıldı. Daha önce zaten belirli sınırlar konulmuştu. ‘Bütünşehir’ diye politik amaçlarla değişiklik yaptılar, büyükşehirlerin uzak ilçelere hizmet götürmesi aksadı. Bunlarda istişare kültürü yok. Kendileri hazırlıyorlar, meclisteki vekiller de nokta virgül değiştirmeden kabul ediyorlar. Konunu bilgi sahibi kuruluşlarıyla derinlemesine çalışılması lazım. Sistem baştan yanlış, bu dönemde zaten liyakatten de bahsedemiyoruz. Akıllı adam başkasının aklından da yararlanan adamdır. Ben, Türkiye’nin bu haline çok üzülüyorum” mesajı verdi.
“Zaten yeterince sıkıntı yaşıyorlar”
Teklifin yasalaşmasının Bütünşehir Yasası’nın sonuçlarını daha da ağırlaştıracağının mesajını veren Özfatura, “Yeni yeni imkanlar yeni yeni rant kapıları. Su kaynağından kirli akınca işimiz çok zor. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı bağımsız yargı ve hukuk düzeni. Adalet mülkün temeli diyoruz, bunu herkesin hatırlaması var. Zaten şimdi belediyeler yeterince sıkıntı yaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler neden sıkıntıda? Her türlü mali engellemelerle karşı karşıyalar. Yetkileri zaten ellerinden alınıyordu, daha da ellerinden alacaklar. Çoğu zaten aşırı istihdamla baş etmeye çalışıyorlar. Ben görevi bıraktığımda 7 bin kişiydi, şimdi onu kat ve kat aşkın kişi çalışıyor. Ne diyelim, her geçen gün belediyeler için tabuta çivi çakıyorlar” diye konuştu.





