Son Mühür- Dünyanın en zengin kişisi olan Elon Musk'la, Nobel ödüllü ekonomist Prod. Dr. Daron Acemoğlu'nun para konusundaki görüş ayrılığı dünyada gündem olmaya devam ediyor.
Musk'ın, ''para 2023'da önemsiz olmayacak'' iddiasına karşı çıkan Prof. Dr. Acemoğlu, Elon Musk'a seslenerek,
''Ağzınızdan çıkanları cebinizle destekleme fırsatı. Eğer para 2036’da önemsiz olmayacaksa, neden mevcut yaklaşık 1 trilyon dolarlık servetinizi 2036’dan geç hayır kurumlarına bağışlamaya taahhüt etmiyorsunuz. Bu, yapay zeka ve teknolojinin güçlerine olan inancınızı büyük bir güvenilirlikle kanıtlayacaktır. Ayrıca, milyarderlerin ve trilyarderlerin siyasi ve sosyal etkilerinden endişe duyan dünya genelindeki pek çok insanı yatıştıracaktır'' önerisini getirdi.
Tartışmaya Prof. Dr. Ulvi Saran da eklendi...
İki isim arasındaki tartışmayı gündemine alan Prof. Dr. Ulvi Saran ise, Acemoğlu'nun teklifinin mümkün olmadığını savundu.
''Acemoğlunun söyledikleri ve Elon Musk’a “servetini hayır kurumlarına bağışlaması”önerisi, pratikte pek mümkün değil. Ayrıca, ekonomi ve finans teorisi açısından bir çok tartışmalı nokta barındırıyor'' hatırlatmasında bulunan Prof. Saran,
''-Musk’ın değişik fırsatlarda açıkladığı gibi, servetinin çok düşük bir bölümü; Ancak binde 1’i nakit para olarak (yani en fazla 1 milyar$) banka hesaplarında bulunuyor. Yani, önerilen miktara göre, ortada bağışlanacak bir para yok.
Servet hisse senetlerinde...
-Serveti, esas Tesla, SpaceX, xAI, The Boring Company gibi şirketlerde, “hisse senedi” şeklinde bulunuyor.
-Hakim hisse oranına sahip olduğu bu şirketlerdeki hisselerini bağışladığı takdirde, Musk’ın iş hayatı ve teknoloji geliştirme alanındaki tüm iddiası ortadan kalkmış olur. Bu şirketlerdeki kontrol gücünü kaybeder. Yani Musk, yenilikçi, atılımcı blr figür olmaktan çıkar. Dolayısıyla bu mümkün değil.
-Buna rağmen bu şirketlerdeki tüm hisselerini, hayır kurumlarına bağışladığını düşünelim: Bu defa da büyük miktarda hisse satılacağı veya transfer edileceği için, ortaya çıkacak “piyasa etkisi” (market impact) nedeniyle hisselerin mevcut değerlerini büyük ölçüde kaybetmesi kaçınılmazdır. Tüm hisselerinin değeri, belki yarıya; hatta daha da aşağıya düşer.
Ne yazık ki ki Acemoğlu’nun söylediklerinin, Nobel ödüllü bir ekonomistten beklenmeyecek kadar “afaki” ve “sığ” bir öneri olduğunu kabul etmek zorundayız'' değerlendirmek zorundayız.



