Son Mühür- Miraç kandili öncesi son cuma hutbesi ''Namaz'' başlığıyla yayınlandı. ''Dünyamızı huzur ve mutluluğa, ahiretimizi ebedi cennete dönüştüren ibadetlerin en başında namaz gelir'' hatırlatmasının yapıldığı hutbede,
''Namaz kılan; yüzünü kıblemiz Kâbe’ye, yönünü Rabbine çevirir. Bedenini kirlerden, kalbini günahlardan arındırır. Ruhunu miraca, gönlünü sükûnete erdirir.
Namaz; tekbirle başlayan, selamla tamamlanan bir kulluk yolculuğudur. Her tekbir, Allah’tan başka ilah olmadığının ilanıdır.
Her kıyam, haksızlığa ve zulme asla rıza gösterilmeyeceğinin sembolüdür. Her kıraat, Kur’an-ı Kerim ile irtibatı kuvvetlendirmektir. Her rükû, bir tevazu; her secde, Allah’a teslimiyettir. Her tahiyyat, kelime-i şehâdetin izharıdır. Her selam, elinden ve dilinden emin olunan bir Müslüman olmanın ahdidir'' vurgusu dikkat çekti.
Namazla Rabbimize sığınmalıyız...
''Hayat akıp giderken namazı kendimize rehber kılmalıyız. Gönlümüz daraldığında namazla ayağa kalkmalıyız. Sıkıntı veya hastalık anında namazla Rabbimize sığınmalıyız.'' denilen hutbede,
''Gündüzün telaşında namazla ruhumuzu dinlendirmeliyiz. Gecenin sessizliğinde namazla dirilişimizi gerçekleştirmeliyiz.

Camide, evde, okulda, işyerinde, tarlada ve bahçede namazla Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine yönelmeliyiz. Zira namaz, müminin miracıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Cennetin anahtarı namazdır.” Yaratan ile kulun arasındaki muhabbeti güçlü tutacak en sağlam bağ namazdır.
Kişiyi, kötülüklerden uzaklaştırıp iyiliğe ulaştıracak en güzel yol namazdır. Aynı safta inanan gönülleri birleştirecek; birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirecek olan da namazdır'' hatırlatmasında bulunuldu.
Sizden biri namaz kılarken...
''Namaz, büyük bir rahmettir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, “Sizden biri namaz kılarken aslında Rabbiyle konuşuyordur” buyurmaktadır. Dolayısıyla dinen meşru bir mazeret olmaksızın namazdan uzak kalmak, Allah Teâlâ ile hasbihalden mahrum kalmaktır.'' vurgusunda bulunulan hutbede,
''Sonra kılarım diye namazı ötelemek, dinin direğini zayıflatmaktır. Dünyalık meşgalelere dalarak namazı ihmal etmek, ilâhî lütfa mazhar olamamaktır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et ”buyurmaktadır'' denildi.
Miraç kandili yaklaşıyor...
''Önümüzdeki Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece, beş vakit namazın hediye edildiği Miraç Kandilini idrak edeceğiz.'' hatırlatmasında bulunulan hutbede,
Bu mübarek gecede bizler de Miraç Kandilini vesile kılarak, camilerde huzurda olalım. Omuz omuza vererek aynı safta divana duralım'' çağrısında bulunuldu.





