Son Mühür / Yiğit Uzun- DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı, kentteki bir otelde düzenlenen kahvaltılı toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Programa İl Başkanı Aybar Uygur, Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Dr. Seyit Karaca, geçmiş dönem il başkanları Serap Karaosmanoğlu ve Yasin Uzdu ile çok sayıda partili katıldı.
“İki kutuplu yapı ülkeyi dar boğaza sürüklüyor”
Toplantının açılışında konuşan Dr. Seyit Karaca, Türkiye siyasetinin iki kutuplu hale geldiğini belirterek hem iktidarın hem de ana muhalefetin ülkeyi “dar bir boğaza” sürüklediğini söyledi.
“İki tarafın seçildiği, ortak aklın dışlandığı bir siyaset anlayışı ülkeye zarar veriyor,” diyen Karaca, DEVA Partisi’nin tüm baskılara rağmen altıncı yılına ulaştığını hatırlattı.
Karaca, parlamenter sistemin önemine de dikkat çekerek, “Tek kişinin aldığı kararlar, istişare yapılmadan hayata geçirildiğinde toplumu daha da zorluyor. Biz, ortak akla ve katılımcılığa dayalı bir yönetimi savunuyoruz,” ifadelerini kullandı.
“AK Parti ile birleşme mümkün değil”
DEVA Partisi’nin AK Parti ile birleşeceği yönündeki iddiaları da değerlendiren Karaca, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı:
“DEVA'nın AK Parti ile birleşmesi bazı çevrelerin temennisidir, ancak bizim için mümkün değil. Genel Başkanımız en güçlü olduğu dönemde AK Parti’den ayrıldı. O zaman da bu ülkenin daha demokratik bir yönetime ihtiyacı vardı, şimdi de öyle.”
Ekonomi politikalarına da değinen Karaca, sanayicilerin zor durumda olduğunu belirterek, “Sanayici şu an zararına üretim yapıyor. Ekonomi çökmüş durumda, enflasyon çift haneli rakamlarda seyrediyor,” dedi.
“Basın demokrasinin temel dayanaklarından biridir”
Konuşmasının ardından sözü devralan İl Başkanı Aybar Uygur, basının demokratik toplumlar için taşıdığı önemi vurguladı.
“Basın, demokrasinin temel dayanaklarından biridir. Sesimizi İzmir’e ve Türkiye’ye duyurmak için emek veren tüm gazetecilere teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.
Uygur, DEVA Partisi’nin altı yıllık siyasi mücadelesinde hem İzmir’in hem de Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek için en hazırlıklı ekip olduklarını söyledi:
“İzmir’de siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğine yön verecek sorumlulukları taşımak demektir. Biz bu bilincin farkındayız.”





