SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Yargıtay, milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren kritik bir karara imza attı. Avukat Ergün Vardar, özellikle telefon görüşmelerinde veya yüz yüze yaşanan tartışmalarda maruz kalınan hakaret ve tehditlerin ses kaydına alınması, artık belirli şartlar altında "hukuka uygun delil" olarak kabul edildiğini açıkladı.

"Ani Gelişen Olaylarda Başka Çare Yoksa Kayıt Meşrudur"
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarına göre; bir kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla (hakaret, tehdit, şantaj vb.) ilgili olarak o anı kayıt altına alması, özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamında değerlendirilmeyecek. Kararın temel dayanağının iki kritik maddeye dayandığını belirten Avukat Ergün Vardar, 'O an için yetkili makamlara başvurma şansının bulunmaması, olayın beklenmedik bir şekilde, aniden ortaya çıkması durumlarında alınan kayıt delil niteliğinde değerlendirilebilecek' dedi.
Hangi Durumlar "Hukuka Uygun Delil" Sayılır?
Yargıtay’ın 2012/1270 Esas ve 2013/248 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ses kaydının mahkemede hükme esas alınabilmesi bazı şartların arandığının altını çizen Avukat Ergün Vardar, 'Kişinin karşı tarafı konuşturmak için önceden bir hazırlık yapmaması, yani olayın tamamen kendiliğinden gelişmesi gerekiyor. Mağdurun, uğradığı saldırıyı (hakaret veya tehdit) ispatlayabileceği başka bir tanık veya delilin bulunmadığı durumlar. Kaydın, sadece adli makamlara sunulmak ve suç duyurusunda bulunmak amacıyla yapılmış olması şartı aranıyor. Kaydın internette paylaşılması veya başkalarına dinletilmesi suç teşkil etmeye devam ediyor olması gerekir' diyerek binlerce kişiyi ilgilendiren önemli kararı detaylandırdı.
"Kayıt Meşrudur Ama İfşa Suçtur"
Yargıtay’ın bu kararının "delil yaratma" değil, "delilin kaybolmasını engelleme" amacı taşıdığını vurgulayan Avukat Ergün Vardar,'Karara göre, kendisine küfür edilen veya tehdit savrulan bir vatandaş, telefonunun kayıt tuşuna bastığında bu kaydı doğrudan savcılığa teslim ederse cezai bir yaptırımla karşılaşmayacağı gibi, bu kayıt karşı tarafın cezalandırılması için en güçlü kanıt sayılacak. Bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani durumlarda yapılan ses kayıtları, artık hukuka aykırı bir delil değil, adaletin tecellisi için bir araç olarak kabul ediliyor' diyerek Yargıtay'ın verdiği kararın önemini açıkladı.





