Münih Güenlik Konferansı kapsamında Çin ile Almanya arasında üst düzey diplomatik temas gerçekleşti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in görüşmesinde ekonomik iş birliği, yatırım ortamı ve serbest ticaret vurgusu öne çıktı.
İkili ilişkilerde “ortak çıkar” vurgusu
Görüşmede konuşan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin ile Almanya’nın birçok alanda örtüşen çıkarları bulunduğunu belirtti. İki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir tercih olduğunu ifade eden Wang, karşılıklı güvenin ve diyalog mekanizmalarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Wang Yi, Çin’in dışa açılma politikasını sürdürdüğünü belirterek, bu yaklaşımın Alman şirketleri için önemli yatırım ve faaliyet fırsatları sunduğunu dile getirdi.
Alman şirketleri için yatırım fırsatları mesajı
Çin’in üst düzey açılım politikalarının küresel yatırımcılar için cazip imkanlar sunduğunu vurgulayan Wang, Alman şirketlerinin Çin pazarında daha geniş fırsatlar elde edebileceğini söyledi.
Buna karşılık Pekin yönetimi, Çinli firmaların Almanya’da daha adil ve eşit koşullarda faaliyet göstermesine yönelik beklentisini de dile getirdi.
Almanya’dan serbest ticaret ve iş birliği çağrısı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların güçlü olduğuna dikkat çekti. Merz, mevcut ilişkilerin sunduğu fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek iş birliğinin daha da derinleştirilmesi çağrısında bulundu.
Koruyucu ticaret politikalarına karşı olduklarını vurgulayan Merz, Almanya’nın serbest ticareti savunduğunu ve Alman şirketlerini Çin’de yatırım ve ortaklıklarını artırmaya teşvik ettiğini ifade etti.
Küresel ekonomi ve ticarette iş birliği sinyali
Münih’te gerçekleşen görüşme, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde Çin ve Almanya’nın karşılıklı yatırım ve ticari ilişkileri güçlendirme yönündeki kararlılığını ortaya koydu.
Tarafların mesajları, Avrupa ile Asya’nın iki büyük ekonomik aktörü arasında iş birliğinin sürdürülmesinin küresel ticaret dengeleri açısından önemini bir kez daha gözler önüne serdi.





