Son Mühür / Yağmur Daştan - Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sürecin plansız yürütüldüğünü ve Kemeraltı için ciddi riskler barındırdığını söyledi. Yıllardır Anafartalar Caddesi, Kemeraltı Çarşısı ve Agora çevresinin araç yükünü taşıyan otoparkın kapatılmasının yalnızca fiziki bir yapı meselesi olmadığını vurgulayan Uygur, kararın kentin ulaşım dengesi, tarihî mirası, turizm potansiyeli ve esnafın günlük yaşamı üzerinde doğrudan etkiler yarattığını söyledi. Uygur, herhangi bir alternatif üretilmeden atılan adımların Kemeraltı’nı daha da kilitleme riski taşıdığına dikkat çekerek, sürecin plansız yürütüldüğünü ve İzmir’in kalbi olarak nitelendirilen bölge için ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
“Altından kalıntıların çıkma ihtimali var”
Kaleye kadar uzanan bölgede bir “destinasyon çalışması” yürütüldüğünü hatırlatan Uygur, Çankaya Katlı Otoparkı’nın 1985 yılında inşa edildiğini belirterek, “Otopark yapılırken ikinci kata kadar inildi, çıkan kalıntılar ise denizi doldurmak için kullanıldı” dedi.
“Nadir arkeolojik alanlarda biri”

Bugün gelinen noktada otoparkın Agora’nın hemen yanında estetik açıdan sorunlu bir yapı olarak durduğunu ifade eden Uygur, yapının eskimiş olmasının ve kapatılmasının anlaşılabilir olduğunu vurguladı ancak asıl sorunun, bundan sonra ne yapılacağına dair bir vizyon ortaya konulmaması olduğunu dile getirdi. “İzmir Agora Antik Kenti, Roma döneminden günümüze ulaşabilmiş, kent merkezinde yer alan nadir arkeolojik alanlardan biridir” hatırlatması yapan Uygur, “Kentin kalbinde bulunması, Agora’yı yalnızca bir kazı alanı değil; yaşayan şehir dokusunun ayrılmaz bir parçası hâline getirmektedir. Uluslararası kültürel miras raporları, tarihî alanları ziyaret eden turistlerin büyük çoğunluğunun bu bölgeleri yürüyerek deneyimlemek istediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu gerçek, Agora çevresinin araç değil insan odaklı planlanması gerektiğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Uygur, bölgede yapılacak yeni çalışmaların mutlaka bilim insanları ve turizm paydaşlarına danışılarak planlanması gerektiğini belirterek, “Daha önce de benzer çalışmalar yapıldı, altından tarih çıktı. Burada da Agora’ya ait kalıntılar çıkma ihtimali var. İkinci katta kazı yapılması halinde neler bulunabileceğini Akın Ersoy Hoca da söylüyor. Bir kulağımızı mutlaka bilime vermek zorundayız” diye konuştu.
“Yaklaşık 20 yıldır metruk halde”

Otoparkın kapatılmasıyla birlikte alternatif üretilmediğine dikkat çeken Uygur, yıllardır çözümsüz bırakılan alanları da hatırlattı. Hilton alanının 20 yıldır tutulduğunu ancak herhangi bir ilerleme sağlanamadığını, Ayakkabıcılar Çarşısı’nın da yaklaşık 20 yıldır atıl durumda olduğunu belirten Uygur, “Bu alanlar açılmalı, harekete geçilmeli ve Kemeraltı için net bir vizyon ortaya konulmalı. Kemeraltı 926 Sokak’ta, eski ayakkabıcıların bulunduğu alan yaklaşık 20 yıldır boş ve metruk halde beklemektedir. Bu alan kamulaştırılarak, tarihi dokuya zarar vermeyen, modern ve yer altına alınmış bir otopark alanına dönüştürülebilir.

Bu çözüm, hem kent merkezinin gerçek ihtiyacını karşılar hem de Agora çevresini araç baskısından kurtarır. Bununla birlikte ikinci ve hızlı uygulanabilir bir seçenek daha vardır. Konak Meydanı’nda bulunan ve belediye binası inşaatı tamamlanana kadar yıllardır boş duran belediye arsası, geçici bir düzenlemeyle Kemeraltı ve çevresi için geçici otopark olarak değerlendirilebilir. Bu uygulama, kalıcı projeler hayata geçirilene kadar kent merkezindeki otopark baskısını önemli ölçüde azaltacaktır. Kent merkezlerinde otopark ihtiyacı vardır; bu gerçek inkar edilemez. Ancak modern şehircilik ve ulaşım planlaması, yeni ve kontrolsüz otoparkların uzun vadede trafiği azaltmadığını, aksine araç kullanımını teşvik ettiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mesele, daha fazla otopark yapmak değil; otoparkı doğru yerde, doğru sürede ve doğru amaçla kullanmaktır” ifadelerini kullandı.
“Yap-İşlet-Devret” önerisi
Kaynak yetersizliği gerekçesinin kabul edilemeyeceğini dile getiren Uygur, yap-işlet-devret modeli gibi seçeneklerin masada olduğunu söyledi. “Paran yoksa bu modeli uygula ama mutlaka bir vizyon ortaya koy” diyen Uygur, Kemeraltı esnafının yaşadığı otopark sorununa da dikkat çekti. Esnafın araçlarının gün boyu otoparkta kaldığını, bu nedenle gelen ziyaretçilerin yer bulamadığını ifade eden Uygur, mevcut yükün büyük kısmını esnafın taşıdığını söyledi.
“‘Param yok’ diyerek Buca Cezaevi’ni satmak ya da yine ‘Yok’ diyerek otoparkı yıkmak çözüm değil” diyen Uygur, Kemeraltı ve çevresi için bütüncül, cesur ve uzun vadeli bir vizyon ortaya konulması çağrısında bulundu.





