Son Mühür/ Emine Kulak-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, belediyenin yıllık performansını kent paydaşlarıyla şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışla paylaşmak amacıyla hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporunun lansman toplantısına katıldı.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, uzmanlar, ekonomistler ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Neşe Gök ve bir çok vatandaş katılım sağladı.

TUGAY: KRİTİK ZAMANLARDAN GEÇİYORUZ

Toplantıda konuşan Başkan Tugay, raporun hazırlanma sürecinin zorluklarına değinerek şunları söyledi:

“Bu Toplantı aşamasına gelmek kolay olmadı. 2024 yılının verilerini toplayarak sona geldiler. Bu hazırlanmış olan rapor İzBB’nin tüm kurumsal olarak içeren bir rapor. Sadece belediye ile ilgili bir rapor. İzBB’nin bu konuda ne kadar ciddi çalıştığını fark etmek lazım. Bizim sürdürülebilirlik için yol çizmeye, çeki düzen vermeye ve daha sonra da şehirde yaşana herkese öğretme düşüncemiz var. Öğretmek demek zorunda kalacağız çünkü sürdürülebilirlik için belediyemiz elinden geleni yapıyor. Ancak dünya istenen yere gelemiyor. Olduğumuz nokta kötü bir nokta. Bu konu konuşulduğunda rahatsızlık içerisinde konuşuyorum.”

“ZORUNLULUK HİSSEDİYORUZ”

Tugay, belediyenin temel hizmetleri yanında sürdürülebilirlik çalışmalarının da zorunlu olduğunu belirterek, iklim krizinin günlük yaşamda etkilerinin açıkça görüldüğünü vurguladı:

Belediyenin körfezi temizlemesi, çöpleri toplaması gibi işleri yok mu neden sürdürülebilirlikle uğraşıyor diyen çok kişi var. Anket yapılsa çok acelesi yok denilebilir. Bu konuda bir şeyler yapma zorunluluğu hissediyoruz. Bir yerlerde bir hata yapıldığını herkes anlıyor. Yazın sıcakta, bir şeylerin fiyatının anormal yükselmesinde, çiftçi toprağından anlaşılıyor. İşler iyiye gitmiyor, kötüye gidiyor. Biz insanlar olarak dünyanın dengesini bozduk. Sadece bizler için değil diğer canlılar için de bu dünyayı yaşanmaz haline geliyoruz. Birileri bu işleri halleder ya da ‘ben zaten bir iki sene yaşayacağım daha sonrası beni ilgilendirmez’ gibi sorumluluk almaktan kaçınan insanlar ve kurumların olduğunu görüyoruz. Çok kritik zamanlarda yaşıyoruz. Bugün yağmur yağacak mı diye bekliyoruz. Ama şans belki yağar diye düşünüyorsak yok öyle şans. Bilimsel ölçekler var. Bu yıl binlerce ağaçlar kurudu. Normalde kendi kendine yaşaması gereken ağaçlar öldü. Bunlarla birlikte pek çok popülasyon da yok oldu. Yaşadığımız her şey şans mı, şansızlık mı yoksa yaptığımız şeylerin sonuçları mı bunu herkesin kendine sorması gerekiyor. Laf olsun diye değil, birileri bize anketlerde daha yüksek not versin diye değil, sürdürülebilirliği düşünen bir farkındalığı olan kurum olarak. Neyi başarabileceğimizi tam bilmiyorum. İzmir 2023 yılında karbon nötr şehir olma yolunda. İklim dostu bir beslenme durumu var. Her gıda maddesi arkasında bir şeyleri tüketerek geliyor önümüze. İklim dostu beslenmenin olduğunu herkes anlaması gerekiyor. Et ve süt ürünleri en fazla kaynak tüketen ve emilasyona sebep olan şeyler. Böyle basit anlayışlarla daha az yakıt harca, ihtiyacın kadar tüket olması lazım."

"KENTTE TRAFİĞİ ARINDIRMALIYIZ"

Konuşmasına devan eden Tugay kent gündemi ile ilgili şu şekilde konuştu;

"Rapor bize kendi içimizde sürdürülebilirliği ileriye taşımayı ve kurum içinde şeffaf olmayı sağlayacak. Rapora bakan herkes bunları görmeye devam edecek. Kendimize, iyi niyetimize güveniyoruz o yüzden yapıyoruz. Yapmadığımız zaman ayıplanacağını biliyoruz. Türkiye’de bunu yapan ilk belediye. GRI raporunu yazmış ilk belediyedir İzBB. Öte yandan kentte belirli noktalarda trafiği arındırmalıyız" dedi.

GÜDÜCÜ: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR FIRSAT

Birlikte hareket etme vurgusu yapan İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Erçin Güdücü,” Sürdürülebilir yaklaşım yalnızca yerel yönetim tarafından değil kentin tüm paydaşları tarafından ilerletilen bir rapor olarak görüyorum. Meslek örgütleri ve borsa açsından destek vereceğimizi belirtmek istiyorum. Çok katmanları olan bir yapıda. Sadece belediyeye ya da onlara atfedilecek bir şey değil. Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Kamu kurumların görevi kapsayıcı ve çerçeve çizmesiyle hedefleri ve yönetimi belirlemesiyle, belediyenin kendi örnek uygulamalarıyla özel sektöre ve diğer belediyelere örnek olmasını beklemekteyiz. Kamunun, özel sektörün ve akademinin ortak akılla ilerlediğinde sürdürülebir bir ortama oturur. Sürdürülebilirlik bir fırsat. GRİ kurumsal sürdürebilirliğin maddi karşılığı ve karbon emilasyonlarının azaltımı da karşılığı olmaya başladı. Ortak bir vizyon ile hareket etmemiz gerekiyor. Aynı masa etrafında olduğumuz gibi aynı coğrafyadayız. Birlikte hareket edebileceğimiz paydaşlar olabilmeyi herkesin kabul etmesini bekliyoruz” dedi.

Muhabir: Emine Kulak