SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen ve Türk hukuk sisteminde köklü reformlar yapmayı amaçlayan 12. Yargı Paketi, adalete erişimi hızlandıracak maddeler içeriyor. Paketin en dikkat çeken bölümü olarak, 'belirli dosyaların doğrudan Yargıtay’a gönderilmesi' düzenlemesi, istinaf aşamasındaki kronik gecikmelerin önüne geçmeyi hedefliyor. Yine büyük sorun olarak gösterilen boşanma davalarından dijital dolandırıcılığa, e-duruşma genişlemesinden gayrimenkulde avukat şartına kadar milyonlarca vatandaşı ilgilendiren kritik yapısal değişiklikler meclis gündemine taşınıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesi planlanan yeni reform paketi, yargılama sürelerini kısaltmayı ve mahkemelerin üzerindeki aşırı iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.
Emsal Kararlar İçin İstinaf Kademesi Atlanıyor
Alınan bilgilere ve paketin en çok tartışılan maddelerine göre, belirli dava türlerinde Bölge Adliye Mahkemeleri, yani istinaf aşaması tamamen atlanabilecek. Düzenleme yasalaştığı takdirde, yerel mahkemelerin verdiği bazı kararlar, istinaf incelemesine alınmadan doğrudan Yargıtay’ın ilgili hukuk veya ceza dairesine gönderilecek. Bu uygulamanın, özellikle tüm ülkeyi ilgilendiren, toplumsal veya ticarî etki alanı geniş olan ve 'emsal niteliği' taşıyan pilot davalarda uygulanması değerlendiriliyor.
Amaç Dava Süreçlerini Kısaltmak
Dava süreçlerinin uzun sürmesinden rahatsızlık duyan hukukçular, 2016 yılında faaliyete geçen istinaf mahkemelerinin aslında Yargıtay’ın iş yükünü azaltmak amacıyla kurulduğunu, ancak zaman içerisinde birçok uyuşmazlıkta fazladan bir dava kademesi yaratarak kesinleşme süreçlerini uzattığını belirtiyor. Yeni düzenleme ile Yargıtay’ın 'içtihat mahkemesi' olma vasfı güçlendirilecek ve ticarî hayatı veya kamusal düzeni kilitleyen büyük uyuşmazlıklarda nihai karar çok daha kısa sürede verilebilecek. Yatırım ortamının güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik açısından bu adım, hukuk dünyasında adeta bir milat olarak yorumlanıyor.
Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararlarında Doğrudan Sevk Dönemi
Vatandaşların adliye koridorlarında en çok zaman kaybettiği konulardan biri olan mahkemeler arası yetki ve görev uyuşmazlıkları da bu paketle çözüme kavuşuyor. Mevcut usul hukukunda, görevsiz veya yetkisiz bir mahkemede açılan davanın doğru mahkemeye gönderilebilmesi için tarafların belirli bir süre içinde yeniden başvuru yapması, harç yatırması ve talepte bulunması gerekiyordu. Bu süreci kaçıran ya da takibini yapamayan vatandaşların davaları düşüyor veya aylar, hatta bazen yıllar süren gecikmeler yaşanıyordu.
Yeni Düzenlemede Başvuru Şart Aranmayacak
Yeni planlamaya göre, mahkemeler görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verdikleri anda, dosyayı vatandaşa hiçbir ek yükümlülük yüklemeden, yeniden başvuru şartı aranmaksızın doğrudan görevli veya yetkili mahkemeye postalayacak. Böylece usul işlemlerinin yarattığı yapay bürokrasi engeli tamamen bertaraf edilmiş, adalet mekanizması kendi içinde daha akışkan bir yapıya kavuşturulmuş olacak.
Boşanma Davalarında Yıllar Süren Çile Bitiyor
Toplumsal hayatı en derinden etkileyen başlık ise boşanma yargılamalarında devreye alınacak yeni model oldu. Mevcut sistemde çiftlerin boşanma iradeleri kesinleşmiş olsa bile, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat ve mal paylaşımı gibi ikincil uyuşmazlıklar nedeniyle tüm dosya tek bir çatı altında yıllarca karara bağlanamıyordu. Bu durum, tarafların sosyal ve ekonomik olarak hayatlarını yeniden kurmalarının önüne büyük bir engel çıkarıyordu. Yargı Paketi ile boşanma davalarında 'ayrıştırma usulüne' geçiliyor. Yeni sisteme göre, mahkeme öncelikle tarafların boşanma kararını hızla kesinleştirecek. Velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi tasfiyesi gibi çetrefilli ve uzun inceleme gerektiren konular ise boşanma hükmünden koparılarak ayrı dava süreçlerinde, kendi mecrasında yürütülecek. Böylece aile hukuku kaynaklı mağduriyetlerin ve uzayan davaların yarattığı psikolojik yıpranmaların asgari düzeye indirilmesi hedefleniyor.
Dijital Dolandırıcılık ve IBAN Kullandıranlara Ağır Yaptırım
Gelişen teknolojiyle birlikte tırmanışa geçen dijital dolandırıcılık suçlarına karşı da Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158’inci maddesinde kapsamlı bir revizyona gidiliyor. Özellikle son dönemde organize suç örgütlerinin ve nitelikli dolandırıcıların, izlerini kaybettirmek adına üçüncü şahıslara ait banka hesaplarını ve IBAN numaralarını kiralama yöntemiyle kullandıkları saptandı. Yeni düzenleme, bilerek veya ihmali kusurla banka hesaplarını, IBAN bilgilerini menfaat karşılığı ya da dikkatsizlikle başkalarının kullanımına sunan kişileri doğrudan suçun ortağı veya yardımcısı konumuna getirecek yaptırımlar öngörüyor. Dijital finansal güvenliğin artırılmasını hedefleyen bu maddeyle, dolandırıcılık ağlarının finansal kılcal damarlarının kesilmesi amaçlanıyor.
Gayrimenkulde Avukat Şartı ve Noter Yardımcılığı Kadrosu
Yüksek bedelli taşınmaz işlemlerinde hukuki güvenliği en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, değeri 30 milyon Türk Lirası’nın üzerinde olan gayrimenkul alım-satım ve devir işlemlerinde tarafların avukat bulundurması yönünde zorunluluk getirilmesi hazırlıklar arasında yer alıyor. Bu adımın, özellikle büyük ölçekli ticari işlemlerdeki dolandırıcılık, muvazaa ve hak kayıplarını sıfıra indirmesi bekleniyor. Öte yandan, noterlik sistemindeki aşırı yoğunluğu ve iş yükünü hafifletmek adına "noter yardımcılığı" kurumu ihdas ediliyor. Yeni sistemle birlikte işlemler daha hızlı tamamlanırken; mahkemeler ve Cumhuriyet başsavcılıkları, bürokratik yazışma süreçlerini beklemeden noter sistemindeki belgelere doğrudan entegrasyonla erişim sağlayabilecek.




