Son Mühür - Ayşegül Koç / Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke, Son Mühür TV’de yayınlanan Sıcak Bakış programında Ayşegül Koç’un sorularını yanıtladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Büke, AK Parti’nin artık topluma verebileceği bir şey kalmadığını ve iktidarın "benden sonra tufan" anlayışıyla hareket ettiğini öne sürdü. Büke, mevcut yönetimin halkın sorunlarına çözüm üretemediğini ve Türkiye’nin bir çıkmaza sürüklendiğini belirterek erken seçim çağrısında bulundu.

"Seçimle yenemeyeceğini anladı ve farklı bir yol tercih etti"

AK Parti'nin siyasi olarak tıkandığını ve topluma verebileceği bir şey kalmadığını belirten Büke, iktidarın "benden sonra tufan" anlayışıyla hareket ettiğini öne sürdü. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büke; “Ne yazık ki ülkemizde AK Parti’nin şu an için bence artık topluma verebileceği bir şey kalmadı. Siyasi olarak iflasın eşiğine geldiği için hep birlikte bir ülkeyi yangına itiyor. ‘Benden sonrası tufan’ anlayışı. Çok üzgünüz Ekrem Bey’i eğer seçim sahasında yenebileceğini düşünseydi Erdoğan, bunlara tenezzül edeceğini düşünmüyorum.

Ama demek ki seçimle yenemeyeceği anlaşıldığı için böyle bir yol tercih edildi. Ama bu hep birlikte ülkenin felaketine yol açabilir. Antidemokratik diğer ülkeler gibi Türkiye’yi yönetmek imkansız. Askeri yönetimler bile en fazla bir, iki yıl sonra sivil yönetimlere bu işleri devretti. Yani bunların aşılacağını düşünüyorum ama dediğim gibi AK Parti iki noktada tıkandı. Erdoğan tabii sürekli anket yaptırıyor, halkın nabzını okuyor. Yerel seçimlerden sonra partimizin gelişmesi karşısında bir siyaset üretemedi. Belediyeler olmadığında gerçekten halka dokunmak imkansız. Devletle millet arasındaki tampon belediyedir, AK Parti bu irtibatı kaybettiği için şu an ne kırsalda ne de buralarda politika üretemiyor, halka dokunamıyor, sorunları çözemiyor.

Bu noktada kısıtlandığı ve tıkandığı için bu böyle bir şeye tevessül ettiklerini düşünüyorum. Ekonomiden demek ki ümit kesildi ki böyle çılgınca işler yapılıyor. Bir bakıyorsunuz bir gün TÜSİAD’ın yöneticileri, ertesi gün gazetecileri, en son Ekrem Bey’i gözaltına alıyorlar. Burada bir sıkışmışlık var ama bu düğümü tabii ki millet çözecek. Yani hızlı bir şekilde erken seçime gidilip artık ülkenin önünün açılması lazım. Bu saatten sonra AK Parti’nin bu ülkeye yapabileceği en büyük iyilik derhal bir erken seçim kararı alıp özgür demokratik bir seçim yapılıp, iktidarı kimsenin burnu kanamadan devretmektir” diye konuştu. 

“Yereldeki başarı bizi genele taşır”

Büke, yerel yönetimlerde hayata geçirilen sosyal projelerle halkın yanında olmaya devam ettiklerini belirterek, başarının yerelden genele taşınabileceğini vurguladı. Büke; “Aşevleri açıyoruz, kent lokantaları açıyoruz, halk marketler açıyoruz. İnsanlara bu yangın döneminde destek olmaya çalışıyoruz, kooperatifler kuruyoruz. İnsanlar tarım yapsın diye 40 yaş altı çocuklarımıza Bağ-Kur prim desteği veriyoruz. Halkın belediyesi olmaya çalışıyoruz. AK Parti zaten halkla irtibatın koptuğu nokta belediyeleri kaybetti. Kaymakam, hakim, savcı, polis, jandarma ile siyaset üretilemez sadece idare edilebilir” dedi. Siyasette iki dönem kuralı olmalı diyen Büke; “Kurumlara kuralları baştan koymamız lazım. Mesela ben her zaman söylüyorum, iki dönem kuralı koyacağız. İki dönemden fazla milletvekili yapılamaz, iki dönemden fazla belediye başkanlığı yapılamaz denilmeli ve bu kurallarla ortaya konulmalı, herkes için de geçerli olmalı” dedi. 

Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke"Yerelde Tarıma Dayalı Kalkınma Modeli geliştirdik"

Büke, yerel seçim sürecinde belirledikleri tarıma dayalı kalkınma stratejisi doğrultusunda önemli projeler hayata geçirdiklerini belirtti. Büke, üretici ve tüketici arasındaki aracıları ortadan kaldırarak doğrudan satış modelini güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Büke; “Yerel seçim döneminde 24 Kasım’da öğretmenler gününde ben aday olmuştum. Bir ön seçim yapacaktık. Daha sonra diğer aday arkadaş vazgeçti. Hemen Özgür Bey de bizi açıkladı. Açıkladıktan sonra da biz önce bir tarıma dayalı bir kalkınma stratejisi hazırladık. Üretimdeki temel problem üreticilerin dağınıklığı bizim kooperatifleşmememiz. İkinci olarak üreticiyle tüketici arasında çok fazla kazanan var.

Tarımda hem üretici mağdur hem tüketici mağdur. Arada hiç hak etmediği halde inanılmaz bir servet kazanan bir kesim var. Bakın bir de inanılmaz bir sömürü düzeni var. Biz böyle tarıma dayalı bir strateji geliştirdik. Tek tek köylere gittik, anlattık. Üretici ile tüketici arasındaki bağı güçlendireceğiz ve aradaki aracıları kaldıracağız. Bizim belediyemizin temel felsefesi bu olacak. Ne yapabiliriz? Dört tane temel projemiz vardı. Bir hayvan taşıma aracı yapacağız. Vatandaşın besi metaryalini mezbahalara ulaştıracağız. Bununda belediye süsbansiyon yapacak. Büyükşehirden mezbaha devraldık. Şimdi bizim mezbahamızın yanında da bir beton santral var. Bizden önce yapılmış. İnşallah onu da halledeceğiz.

Bir de halk kasabı açtık. Bu hafta içerisinde inşallah bitiyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız cuma günü gelecek açılışını yapacak, onu yetiştirmeye çalışıyoruz. Burada vatandaşa direkt üreticiden eti satacağız. Burada esasında ekonomiye belediye müdahale ediyormuş gibi bir görüntü var ama mecbur. Çünkü hem üretici hem tüketici mağdur. Biz burada müdahale olmak zorundayız. Mesela biz halk yumurta yaptık, ilgi gördü. Halk Ekmek’te biz yedi buçuk liraya şu an ekmek satıyoruz. Sütle ilgili sektör büyük bir kriz içerisinde. Vatandaş burada tıkanıyor. Orada tarımsal kalkınma kooperatifinin temellerini attık. Büyükşehirle bağlantı içerisindeyiz, onu da birkaç ay içerisinde gündeme getireceğiz. Bir benzin istasyon satın aldık. O benzin istasyonunda amacımız kooperatifleşmeyi desteklemek. Üreticiye de buradan indirimli satış yapacağız” diye konuştu. 

“Borcu olmayan nadir belediyelerdeniz”

Büke, 2024 yılında belediyede sıkı bir mali disiplin uygulayarak borçsuz bir yönetim anlayışını benimsediklerini açıkladı. Büke; “Biz 2024 yılında belediyede sıkı para politikası uyguladık. AK Parti dönemindeki arkadaşlarla oturduk, konuştuk. Bizim işçiyle problemimiz olamaz dedik. Ama burada bu saatten sonra siyaset yapmak isteyen barınamaz dedik. Onların içerisinde 35 tane arkadaşımız emekli oldu. 18 tanesi istifa etti. Yani bir yıl içerisinde kimsenin iş akdi noktalanmadı. Bizim SSK vergi borcumuz daha önceki başkan yapmamıştı, biz de yapmadık. Biz şu an vergi borcu olmayan, piyasaya borcu olmayan belki de on belediyeden biriyiz. Küçük belediye olmamıza rağmen ve hemen hızlı şekilde fen işlerini örgütledik. Burada şu an inşaatları kendimiz yapıyoruz.

Dışarıdan hiçbir ihale yapmıyoruz. Biraz daha yavaş yapıyoruz, biraz daha belki görece estetik değil ama bütün inşaatlarımızı kendimiz yapıyoruz. AK Parti’yi yerelde siyaset üretemez hale getirdik. Okul problemi yaşadık, Çiğiller Mahallesinde. Merkezi hükümet dedi ki bu okul güçlendirme istiyor. Okul nereye gidecek, vatandaşın çocukları kaç yüz kilometre ilerdeki bir yere gidecek? Gitsin gitmesin tartışmalar yaşandı. Oturduk köyde vatandaşlarla bizim burada bir tane düğün salonumuz var isterseniz siz de kabul edersiniz hep beraber düğün salonunu okula çevirelim dedik. Köyde kabul edildi. Hep birlikte on tane işçi bizden, yirmi tane işçi köyden on beş günde biz düğün salonunu okula çevirdik ve bitti inşaatımız. Akıllı tahtalara kadar kurduk. Hep birlikte vatandaş ile birleştik okul yaptık. Ben bundan çok mutluyum” dedi. 

“İmamoğlu’nun yaşadıklarını biz yerelde yaşıyoruz”

Dar gelirli vatandaşlara yönelik sosyal destek projelerini hayata geçirdiklerini belirten Büke; “Şu anda aşevini kuruyoruz. Böylelikle durumu kötü olanlara ücretsiz ama iyi olanlara da ücreti mukabilinde yardımda bulunacağız. Kaymakamlıkta engelli taşıma aracımız vardı. Ben geldiğimde araç kaymakamlık arkasında yatıyordu. Geçen dönem Kaymakamımız çok iyi bir insandı. Parti ayrımı gözetmeksizin gerçekten bize çok pozitif bir yaklaşım gösterdi. Ona ben anlattım. Kaymakamım bu araba yatıyor, bunu verin bize biz bununla engellileri hastaneye götürelim dedim ve verdiler, biz de engellileri hastaneye götürmeye başladık. Ama haftada bir, iki gün bu iş çıkıyor. Bunun bir maliyeti var, ne yapalım diye düşünürken biri dedi ki biz de bu köylere ekmek götürelim. Köylerde yaşlı insan çok.

Gittik ondan sonra inanılmaz şekilde bir talep geldi. Bizim bu ekmek çok tutunca biz bunun yanına bir de yumurtayı koyduk. Biz bunları yaparken bir baktık polis geldi bizim belediyenin önüne biz arabayı almaya geldik. Niye siz arabada ekmek dağıtıyorsun? Diye sordular. Ya kardeşim biz bunun ticaretini yapmıyoruz. Özürlü insanlar bunların çoğu, eğer başka yerlerde olsa engelli raporu alır, utandığı için bizim insanımız almıyor. Biz bir ay mücadele ettik. Arabayı teslim etmedik. Bunlar yaşanırken halkın gözünde AK Parti o kadar kötü bir noktaya geldi ki yani köylere ekmek dağıtılmasını engeller mi insan? Engellediler. Bunlar çılgınlık dönemindeler. Yani şu an Ekrem İmamoğlu’na yapılanların bir başka versiyonunu biz yerelde yaşıyoruz” dedi.

Muhabir: Ayşegül Koç