Evde bakım yardımı alan binlerce aileyi yakından ilgilendiren gelir hesaplama kriterleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla köklü bir değişikliğe uğradı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelik, hanedeki gelir tespitinde yaşanan karmaşıklığı ortadan kaldırırken, hak sahiplerinin lehine olacak şekilde daha esnek ve adaletli bir sistemin kapılarını aralıyor. Yapılan bu revizyonla birlikte taşınmazlardan binek araçlara, sosyal yardımlardan eğitim desteklerine kadar pek çok kalemde hesaplama yöntemleri sadeleştirilerek uygulama birliği hedefleniyor.

Gayrimenkul ve ticari taşınmazlarda "Çifte Hesaplama" dönemi kapandı

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici kısımlarından birini konut ve dükkan sahipliğine yönelik getirilen kriterler oluşturuyor. Geçmişte hem rayiç bedel hem de kira geliri gibi unsurların aynı anda hesaba dahil edilmesi karmaşaya yol açarken, artık vatandaşın sadece fiilen elde ettiği kazanç merkeze alınacak. İkamet edilen ev haricindeki diğer konutlarda, mülk kiradaysa sadece gelen kira tutarı gelire eklenecek. Mülkün boş durması halinde ise yalnızca rayiç bedel üzerinden bir değerlendirme yapılacak. Benzer bir sadeleşme dükkanlar için de geçerli kılındı; artık bir ticari mülkten elde edilen kira ile rayiç bedelin birlikte hesaplanması uygulamasına son verilerek, sadece kira gelirinin baz alınması kararlaştırıldı.

Tarla, arsa ve arazilerde gelir odaklı yaklaşım

Depo, arsa, arazi ve tarla gibi taşınmazların hane gelirine olan etkisi de yeniden tanımlandı. Önceki uygulamaların aksine, bu tür taşınmazlardan herhangi bir zirai, ticari veya kira geliri sağlanmıyorsa sadece takdir edilen rayiç değer üzerinden işlem yapılacak. Ancak söz konusu gayrimenkulden düzenli bir gelir akışı varsa, rayiç bedel devre dışı bırakılarak doğrudan elde edilen toplam kazanç hane bütçesine dahil edilecek. Bu adım, özellikle kırsal bölgelerde mülkü olan ancak buradan nakdi kazanç sağlayamayan vatandaşların yardım hakkını kaybetmemesi adına büyük önem taşıyor.

Araç sahipliğinde ÖTV muafiyetli limit ayrımı

Binek araçların hane gelirine yansımasında ise kriterler daha rasyonel bir zemine oturtuldu. Eski sistemde hanedeki tüm araçların kasko veya rayiç bedelinin 120’de biri doğrudan gelir hanesine yazılırken, yeni düzenlemede Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) mevzuatı referans alındı. Hanede tek bir araç bulunması durumunda, bu aracın değeri ÖTV muafiyeti için belirlenen parasal limiti aşıyorsa sadece aşan kısmın 120’de biri hesaplamaya dahil edilecek. Eğer hanede birden fazla araç mevcutsa, en yüksek bedelli araç için bu özel hüküm uygulanacak, diğer araçlar ise eski usulde yani tam bedellerinin 120’de biri üzerinden hesaplanmaya devam edecek. Ayrıca engelli adına kayıtlı araçlarda vergi indirimli tutar üzerinden yapılan eski hesaplama yöntemi de tamamen yürürlükten kaldırıldı.

Eğitim ve sosyal destekler artık gelir sayılmayacak

Hükümet, dar gelirli haneleri korumak amacıyla bazı sosyal ve eğitim ödemelerini de tamamen gelir testi dışına çıkardı. Özellikle öğrencilerin eğitim hayatını destekleyen öğrenim kredileri, yeni doğan çocuklara yönelik verilen doğum yardımları ve Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında gençlerin emeğinin karşılığı olan staj ücretleri, bundan böyle hane gelir hesabında bir engel olarak görülmeyecek. Bu değişikliklerle birlikte devletin sağladığı teşviklerin yardıma engel teşkil etmesi sorunu ortadan kaldırılırken, evde bakım yardımı mekanizmasının çok daha kapsayıcı ve hakkaniyetli bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.

Kaynak: AA