Son Mühür/ Beste Temel - Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü tarafından düzenlenen “Bağımlılık Paneli II”nde madde, alkol, kumar ve teknoloji bağımlılığı psikolojik ve sosyolojik yönleriyle masaya yatırıldı. Akademisyenler ve uzmanlar, bağımlılığın bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal etkileri olan çok katmanlı bir olgu olduğuna dikkat çekti.
Panel Nuri Bilgin Konferans Salonu’nda yapıldı
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde gerçekleşen panel, Nuri Bilgin Konferans Salonu’nda düzenlendi. Etkinliğe Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü’nden Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, Uzman Psikolog Enes Kaan Karaçengel, Uzman Psikolog Ayça Çınaroğlu Asar ve Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol konuşmacı olarak katıldı. Programa Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı.
“Bağımlılık sadece bireyi ilgilendirmiyor”
Açılış konuşmasında söz alan Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir, bağımlılığın sosyolojik açıdan bireyin toplumla kurduğu bağların zayıflamasıyla ilişkilendirilebileceğini belirtti. Bağımlılığın yalnızca kişisel bir sorun olmadığını vurgulayan Özdemir, bu durumun aileleri, adli sistemi, sağlık kurumlarını ve daha geniş ölçekte organize suç yapılarını da etkileyen karmaşık bir sorun olduğunu ifade etti.
“Madde bağımlılığında coğrafya belirleyici”
Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, maddeye erişimde coğrafi koşulların ve ticaret yollarının önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Dezavantajlı bölgelerde sosyal çevrenin ve yoksulluğun riski artırdığına dikkat çeken Atlam, bu sürecin aile içi kullanımı ve farklı suç türlerini tetikleyebildiğini kaydetti.
Alkol bağımlılığına karşı farkındalık çağrısı
Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, alkol bağımlılığının yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını söyledi. Kültürel, çevresel etkenler ve sosyal baskıların da belirleyici olduğuna işaret eden Açıkyol, kampüs ortamları ve sosyal normlar üzerinde yapılacak bilinçlendirme çalışmalarının önemine vurgu yaptı.
“Kumar bir beyin hastalığıdır”
Uzman Psikolog Ayça Çınaroğlu Asar, kumarın tanı konulabilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ifade etti. Kumar bağımlılığının duygusal düşünme ve karar verme süreçlerinde ciddi işlevsel bozulmalara yol açtığını belirten Asar, bu sürecin ilerleyen evrelerinde bireylerin yalnızlaşabildiğini aktardı.
Teknoloji bağımlılığına dikkat çekildi
Uzman Psikolog Enes Kaan Karaçengel ise teknoloji bağımlılığının bilinçsiz ve kontrolsüz kullanım sonucu ortaya çıktığını söyledi. Depresyon ve bazı ruhsal sorunların bu bağımlılığa zemin hazırladığını belirten Karaçengel, ailelerin sert müdahalelerden kaçınması ve süreci birlikte yönetmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinlik belge takdimiyle sona erdi
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık ve Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Çetin’in konuşmacılara belge takdim etmesiyle tamamlandı.





