Son Mühür/ Seçil Ünlü- İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi, eşine az rastlanır bir tıbbi ve hukuki düelloya sahne oldu. Sosyal medyadaki "Konforlu ameliyat" vaatlerine güvenerek masaya yatan ancak felç kalan Avukat Özlem Selek Koç’un davasında, neşterler bu kez mahkeme salonunda düello yaşadı.
Instagram mucizesi hüsranla bitti..
Duruşmada tanık olarak dinlenen mağdur avukatın eşi Oğuzhan Koç, sanık Dr. Murat Sayın’ın kendilerini açık cerrahiden soğuttuğunu iddia ederek,
"Sanık, açık cerrahi yapanların 'vida başına komisyon aldığını' söyleyerek bizi ikna etti. 33 bin TL’yi elden, poşet içinde teslim ettik. Eşim ameliyattan çıktığında belinden aşağısını hissetmiyordu. Doktor ise 'ödem' diyerek bizi evimize gönderdi."

Meslektaşımı satmam ama...
Duruşmanın kırılma noktası, hastayı ikinci bir operasyonla felçten kurtaran Pamukkale Üniversitesi Beyin Cerrahi Kürsü Başkanı Prof. Dr. Erdal Coşkun’un tanıklığı oldu.
Coşkun, tıp dünyasındaki Meslektaş dayanışması" ile "Tıbbi gerçekler" arasında kaldığı o anları şu sarsıcı sözlerle dile getirdi.
Coşkun, "Meslektaşımı satmak istemem, kimse böyle bir sonuç olsun istemez. Ancak ortada bir gerçek var. Biz buna tıpta 'Trafik cezası' gibi diyoruz; size dokunan 1/8 suçlu oluyor.
Hastanın ameliyattan sonraki filmlerini inceledim. Acı olan şuydu ki, ameliyat öncesi ve sonrası görüntüler arasında hiçbir fark yoktu. İleri derecedeki dar kanal aynen sebat ediyordu. Yani yapılan işlem darlığı gidermemişti" dedi.
Bu yöntem 2022'ye kadar yasaktı...
Düello, tıbbi yöntem tartışmasıyla daha da kızıştı. Sanık Dr. Murat Sayın, uyguladığı kapalı yöntemi (endoskopi) "Konforun son noktası" olarak savunup bu konuda kongreler düzenlediğini belirtirken, Prof. Dr. Coşkun’dan tokat gibi bir yanıt geldi:
"Murat Bey bu konuda yetkindir ama literatür gerçeği başka. 2022 yılına kadar olan yayınlarda, bu derece dar kanallarda endoskopi yapılması 'yapılamaz' (kontraendike) kategorisindeydi. Ben de endoskopi yapıyorum ama bu hastada sonuç ortada; hasta girdiğinden daha kötü çıkmış!' dedi.
Davanın ihmal boyutu...
Sanık doktorun, "25 cm’lik yara yerine 5 mm’lik delikle yaptık, daha konforluydu" savunmasına karşılık; Profesör Coşkun, hastayı 12 vida ve büyük bir "Açık dekompresyon" ameliyatıyla yürütebildiklerini vurguladı.
Coşkun’un, "Eğer işlem sırasında kemik içeri kaçtıysa veya alet siniri sıkıştırdıysa acilen açık ameliyata dönülmeliydi" tespiti, davanın "İhmal" boyutuna ışık tuttu.
Gözler istinaf mahkemesinde...
Bel fıtığı ameliyatı için girdiği hastaneden yüzde 83 engelli olarak çıkan Denizli Barosu avukatı Özlem Selek Koç’un, kendisini felç bırakmakla suçladığı ünlü cerrah M.S. hakkındaki davası üst mahkemeye taşındı.
İzmir 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği 2 yıl 6 ay hapis cezası, tarafların itirazıyla İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) gündemine girdi. Şimdi mahkeme, "modern teknoloji konforu" ile "tıbbi standartların gerekliliği" arasında bir karar verecek.





