Son Mühür / Atakan Başpehlivan Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, kentteki belediyecilik anlayışında ciddi problemlerin olduğunu altını çizerek, özellikle başta Meslek Fabrikası süreci olmak üzere İzmir’de gündem olan konularla ilgili Son Mühür’e önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.
Hüseyin Çakır: İzmir’de halk çok yorgun
İzmir’de yaşayan vatandaşların çok yorgun olduğunun altını çizen Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, kentin aslında bir tarım kenti olduğunu vurgulayarak, “İzmir aslında bir tarım kentidir. Yaş sebze ve meyvenin yüzde 70’ini İzmir karşılıyor bu inanılmaz bir şey çok bereketli havzalarda ve topraklarda yaşıyoruz.
Torbalı’da, Tire’de, Ödemiş’te mahsul tarlada kaldı çiftçimizin eli nasırlı kaldı. Çiğli’de, Aliağa’da sanayicimiz zarar etti mağdur oldu. Konak’ta, Karabağlar’da, Balçova’da insanımız hayat ile trafik arasında kaldı onlar mağdur oldu. Kent olarak çok yorgunuz. Halk plajımız yok, denizlerimiz kirli, trafik problem.” şeklinde konuştu.
“Biz pırlanta gibi belediye başkan adayları çıkaracağız”
Öte yandan, gelecek yerel seçimlerde Anahtar Parti olarak aday belirleme stratejilerinden de bahseden Başkan Çakır, İzmir’deki yerel yönetimlerde ciddi başarısızlık olduğunu aktararak, “Yerel seçimlerde düzgün ve yıpranmamış isimleri çıkaracağız, kenti sevecek adayları bulacağız. İzmir’in CHP’nin nasıl kalesi oluyor?
Burada yıllarca Adalet Partisi, Doğruyol Partisi, Anavatan Partisi’nden isimler belediye başkanlığı yapmış. Burada iktidar karşıtı biz düzlem var. Biz burada pırlanta gibi belediye başkan adayları çıkaracağız. Şu an İzmir’deki yerel yönetimlerde ciddi bir başarısızlık olduğunu düşünüyorum. Biz her şeyden önce öngörülebilir bir memleket vaat ediyoruz.” dedi.
“Biz hukuktan yanayız”

Son olarak, kent gündeminde epey yer edinen Meslek Fabrikası süreci ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, konuyla ilgili hukuki sürecin takipçisi olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Biz Meslek Fabrikası sürecini yakından takip ettik. Bu noktada muhalefeti dinlediğimiz zaman muhalefet haklı, iktidarı dinlediğimiz zaman iktidar haklı. Bizim bu konuda net bir cevap vermemiz doğru olmaz. Bizim durduğumuz nokta hukuk bu konuyla ilgili ne diyeceği ile paraleldir. Bu konuya böyle yaklaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum, biz hukuktan yanayız.”


