Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZSU Genel Müdürlüğü’nün sorumluluk alanında bulunan Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde meydana gelen ve işçi Sabri Kılınç’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan feci olay, kent siyasetinde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Dilaver Kişili, yaşanan can kaybının ardından sessizliğini bozarak belediye yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Kişili, belediyedeki çalışma şartlarının ve iş güvenliği standartlarının kabul edilemez düzeyde olduğunu savunarak, yaşanan trajediyi basit bir kaza olarak değil, açık bir ihmaller zinciri ve "iş cinayeti" olarak tanımladı.
"Üçüncü dünya ülkesi standartlarında bir belediyecilik"
Belediye iştiraklerinde ve tesislerinde son dönemde art arda yaşanan ölümlü kazalara dikkat çeken Dilaver Kişili, İzmir’deki yerel yönetim anlayışının işçi sağlığı konusunda sınıfta kaldığını iddia etti. Her ay bir veya iki çalışanın hayatını kaybettiği bir çalışma ortamının çağdaş belediyecilikle bağdaşmadığını ifade eden Kişili, mevcut durumu üçüncü dünya ülkelerindeki yaşam ve güvenlik şartlarına benzetti. Sorumluluk makamında oturanların ise yaşanan bu acı olaylara rağmen büyük bir duyarsızlık içerisinde hayatlarına devam ettiklerini belirterek, yetkililerin "pişkin" tavırlar sergilediğini öne sürdü.
Arıtma tesisindeki "Kaçak döküm" iddiaları gündemde
Dilaver Kişili, kazanın meydana geldiği alanın sıradan bir çalışma sahası olmadığını, tesis içerisinde oluşturulan kontrolsüz ve kaçak bir döküm noktası olduğunu ileri sürdü. Sayıştay raporlarında yıllardır çözüm bekleyen sorunların görmezden gelindiğini savunan Kişili, atık çamurların yasal mevzuatlara aykırı şekilde depolandığını iddia etti. Bakanlık tarafından lisanslandırılmış sahalar yerine, maliyetten kaçmak ya da ihmalkarlık nedeniyle tesisin içinde kontrolsüz alanlara döküm yapıldığını söyleyen AK Partili Meclis Üyesi, stok çamurların üzerini kireçle kapatan zihniyetin, çalışanların can güvenliğini hiçe saydığını dile getirdi.
"İş takip distemi yok, ihmaller zinciri var"
Olayın meydana geliş şekli ve sonrasındaki sürece dair çarpıcı detaylar paylaşan Kişili, tesiste personel takip ve vardiya sisteminin işlemediğini savundu. Kaza yapan aracın ve hayatını kaybeden işçinin ancak saatler sonra araç takip sistemleri üzerinden tespit edilebilmesini ağır bir yönetim zafiyeti olarak nitelendirdi. "Hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı bu alana kaçak döküm talimatını kim verdi?" sorusunu yönelten Kişili, içeriye dışarıdan gizlice sokulan arıtma çamurları iddiasının adli makamlarca derinlemesine soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Körfez kirliliği ve can güvenliği eleştirisi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın arıtma tesisinden kaynaklı kirliliğin durdurulduğu yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunan Dilaver Kişili, Çiğli Arıtma Tesisi’nin kenti hem çevre hem de yaşam hakkı açısından tehdit ettiğini söyledi. Yerel yönetimin sorumluluğu üzerinden atmak için Gediz Nehri gibi dış faktörleri bahane ettiğini belirten Kişili, tesisin sadece Körfez’i kirletmekle kalmadığını, aynı zamanda insan canını alan bir merkeze dönüştüğünü ifade etti. Hayatını kaybeden Sabri Kılınç’ın ailesinin isyanının tüm kentin vicdanı olduğunu hatırlatan Kişili, sorumluların yargı önünde hesap vermesi için konunun takipçisi olacaklarını belirterek sözlerini noktaladı.





