Aralarında Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik uygulamalar nedeniyle İsrail’i sert bir dille eleştirdi. Ortak açıklamada, bölgedeki dini ve tarihi statükonun ihlal edildiği vurgulandı.
“Kutsal mekânların statüsü değiştirilemez”
Dışişleri bakanları, İsrail’in Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlara ait kutsal alanların hukuki ve tarihi statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini açıkladı.
Ortak metinde, bu tür adımların uluslararası hukuka açık aykırılık oluşturduğu ve mevcut dengeleri bozduğu ifade edildi.
İbadet özgürlüğüne kısıtlama tepkisi
Açıklamada, özellikle Müslümanların Mescid-i Aksa’ya erişiminin engellenmesi ve Hristiyanların Kutsal Kabir Kilisesi’nde ibadetlerine yönelik kısıtlamaların kabul edilemez olduğu belirtildi.
Bu uygulamaların, ibadet özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği vurgulandı.
Ramazan vurgusu: “Ciddi ihlal”
Bakanlar, İsrail’in Ramazan ayında Mescid-i Aksa’nın kapılarını uzun süre ibadete kapatmasını da sert ifadelerle eleştirdi. Bu durumun hem uluslararası hukuk hem de mevcut statüko açısından ciddi bir ihlal olduğu kaydedildi.
Ürdün Vakıflarına yetki hatırlatması
Ortak açıklamada, Harem-i Şerif’in idaresine ilişkin yetkinin Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi’nde olduğu vurgulandı. Bu yetkinin ihlal edilmemesi gerektiği ifade edildi.
“İsrail’in egemenliği yok” mesajı
Bakanlar, İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde herhangi bir egemenliği bulunmadığını yineleyerek, kutsal mekânların statüsüne saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Uluslararası topluma çağrı
Açıklamada, uluslararası topluma da çağrıda bulunularak, İsrail’in Kudüs’teki uygulamalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiği belirtildi.
Bakanlar, söz konusu adımların bölgesel ve küresel barış açısından risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Bölgesel gerilim uyarısı
Ortak metinde, Kudüs’teki gelişmelerin yalnızca yerel değil, uluslararası güvenlik açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Bu nedenle mevcut uygulamalara son verilmesi ve statükonun korunması gerektiği vurgulandı.





