Son Mühür- CHP'de yaşanan mutlak butlan süreci sonrasında parti içinde ayrışma yaşandı. Yaşanan ayrışmanın ardından ilçe başkanlıklarında görev değişiklikleri yapıldı. CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı görevine atanan Yüksel Demirsoy, göreve dair açıklamalarda bulundu. Demirsoy, başlangıçta bu görevi üstlenmeyi düşünmediğini ancak yaşanan gelişmeler sonrası kendisine tarihi bir sorumluluk yüklendiğini belirtti.
Demirsoy'u açıklamaları şu şekilde;
"Bu karar ne bir günde verilmiştir ne de kişisel bir hedefin ürünüdür"
"Bugün sizlerle yalnızca bir görevi neden kabul ettiğimi paylaşmak için değil; hangi anlayışla yola çıktığımı, hangi sorumluluk duygusuyla bu görevi üstlendiğimi ve bundan sonra nasıl bir örgüt anlayışıyla çalışacağımızı anlatmak için konuşuyorum. Çünkü biliyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’nde hiçbir görev kişisel bir makam değildir. Her görev; örgüte, Cumhuriyet’e ve ülkemizin geleceğine karşı üstlenilmiş büyük bir sorumluluktur. Cumhuriyet Halk Partisi Gaziemir İlçe Başkanlığı görevini kabul etmem de işte bu sorumluluk duygusunun sonucudur. Bu karar ne bir günde verilmiştir ne de kişisel bir hedefin ürünüdür. Tam tersine; belediye meclis üyelerimizin, yıllarını partimize adamış emektarlarımızın, duayenlerimizin, milletvekillerimizin, il başkanımızın ve partimizin farklı kademelerinde görev yapmış çok sayıda değerli yol arkadaşımızın görüş ve değerlendirmeleri doğrultusunda, uzun istişarelerin ardından alınmış bir karardır."
"Başlangıçta bu görevi yeniden üstlenmeyi düşünmüyordum. Ancak..."
"38 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferiyim. Bu büyük çınarın gölgesinde siyaset yapmayı her zaman bir onur kabul ettim. Dört dönem Gaziemir İlçe Başkanlığı görevini yürüttüğüm yıllarda da tek hedefim makam sahibi olmak değil; örgütümüzü büyütmek, partimizi iktidara taşımak ve Gaziemir’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını daha yukarı taşımaktı. Açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki başlangıçta bu görevi yeniden üstlenmeyi düşünmüyordum. Ancak yaşanan gelişmeler bana, kişisel düşüncelerimin önüne geçen tarihî bir sorumluluk yükledi. Süreç içerisinde siyaseti hizmet anlayışından uzaklaştırarak kişisel hesapların aracı hâline getirmek isteyen yaklaşımları üzüntüyle gördüm."
"Bu görevi örgüt kültürüne ve örgüt iradesine sahip çıkma sorumluluğu olarak kabul ettim"
"Partimizin birlik ve bütünlüğünü zedeleyebilecek girişimleri, üyelerimizin partimizden uzaklaşmasına yol açabilecek yaklaşımları ve örgütümüzün geleceğinin kişisel hesaplara göre şekillendirilmek istenmesini kaygıyla izledim. Daha da önemlisi; Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partide görevlerin maddi güç, akrabalık ilişkileri veya kişisel nüfuz üzerinden belirlenmeye çalışılmasının, partimizin kurumsal kültürüyle bağdaşmayacağına inanıyorum. Buradan çok açık ifade etmek isterim: Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir makamı satın alınamaz. Hiçbir makam miras değildir. Hiçbir makam kimsenin kişisel mülkü değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde esas olan örgütün iradesidir. Esas ölçü emektir. Esas yol liyakattir. Ve bu anlayıştan taviz verilmemelidir. İşte tam da bu nedenle sessiz kalmayı doğru bulmadım. Bu görevi bir makam olarak değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgüt kültürüne ve örgüt iradesine sahip çıkma sorumluluğu olarak kabul ettim. Ancak özellikle altını çizmek isterim: Benim mücadelem kişilerle değildir. Benim mücadelem yanlış anlayışlarladır. Kimsenin onurunu kırmak, kimseyi hedef göstermek ya da geçmişte yaşanan kırgınlıkları büyütmek gibi bir niyetim yoktur. Çünkü biz aynı davanın insanlarıyız."
"Bugünden sonra hedefimiz ayrışmak değil, birleşmek olacaktır"
"Hepimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu büyük çatının evlatlarıyız. Bu nedenle artık geride kalan tartışmaları değil, önümüzde duran büyük sorumluluğu konuşmalıyız. Bugünden sonra hedefimiz ayrışmak değil, birleşmek olacaktır. Kırgınlıkları büyütmek değil, güveni yeniden inşa etmek olacaktır. Ötekileştirmek değil, birbirimizi dinlemek ve anlamak olacaktır. Kapımız; Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarısı için samimiyetle mücadele etmek isteyen her üyemize sonuna kadar açık olacaktır. Çünkü bu örgütün her bir ferdi bizim yol arkadaşımızdır. Hiç kimse dışlanmayacaktır. Hiç kimse ötekileştirilmeyecektir. Kazanan kişiler olmayacaktır. Kazanan yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi olacaktır. Yönetim anlayışımızın temelinde; ortak akıl, şeffaflık, hesap verebilirlik, örgüt iradesi,
liyakat ve dayanışma olacaktır."
"Güçlü örgüt, güçlü Cumhuriyet Halk Partisi demektir"
"Her üyemizin fikrinin değer gördüğü; gençlerimizin ve kadınlarımızın daha güçlü temsil edildiği; mahalle örgütlerimizin yeniden canlandırıldığı; halkın sorunlarıyla iç içe olan, dinleyen, anlayan ve çözüm üretmek için mücadele eden bir ilçe örgütünü hep birlikte inşa edeceğiz. Çünkü siyaset, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir çalışma değildir. Siyaset, insana dokunmaktır. Sokağı dinlemektir. Gaziemir’in her mahallesinde vatandaşımızın yanında olmaktır. Gençlerimizin umuduna sahip çıkmaktır. Kadınlarımızın, emekçilerimizin, esnafımızın, emeklilerimizin ve toplumun her kesiminin sesini duymaktır. Çünkü güçlü örgüt, güçlü Cumhuriyet Halk Partisi demektir. Bu süreçte benimle birlikte sorumluluk üstlenen yönetim kurulu üyelerimize ve destek veren tüm yol arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Onlarla birlikte kişisel hesapların değil, ortak aklın ve örgüt iradesinin yön verdiği bir anlayışı hâkim kılacağız. Ben tek başıma değil, örgütümle birlikte yürüyeceğim. Çünkü benim anlayışımda başarı bir kişinin değil, örgütün ortak başarısıdır., Atatürk bize yalnızca bir parti bırakmadı. Bir vicdan bıraktı. Bir mücadele ahlakı bıraktı. Bir Cumhuriyet bıraktı. Bugün bize düşen görev; o emaneti aynı inanç, aynı kararlılık ve aynı sorumluluk duygusuyla yarınlara taşımaktır."
"Ben bu göreve Cumhuriyet Halk Partisi’nin sancağını yere düşürmemek için geldim"
"Ben dün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferiydim. Bugün de öyleyim. Yarın da öyle olacağım. Benim sadakatim makamlara değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel değerlerinedir. Benim mücadelem kişisel bir gelecek için değil, örgütümüzün ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği içindir. Ve herkes şunu bilsin: Ben bu göreve bir makam sahibi olmak için değil; gerektiğinde makamı yük kabul ederek Cumhuriyet Halk Partisi’nin sancağını yere düşürmemek için geldim. Çünkü bizim adımızdan önce Cumhuriyet Halk Partisi gelir. Çünkü bizim kişisel geleceğimizden önce Cumhuriyet’in geleceği gelir. Ve çünkü bizim en büyük gücümüz örgütümüzdür. En büyük makamımız ise örgütümüzün güvenidir. Bugün burada yalnızca bir görevi değil, bir sorumluluğu üstleniyoruz. Gaziemir örgütünün sağduyusuna, vicdanına, emeğine ve dayanışma gücüne güveniyoruz. Biliyoruz ki; Birlik olursak güçlüyüz. Omuz omuza verirsek aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Ve inanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi Gaziemir örgütü, bugün olduğu gibi yarın da Cumhuriyet’in, demokrasinin ve halkın umudunun yanında dimdik duracaktır. Biz bu emaneti devraldık. Şimdi daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıma zamanıdır. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi! Yaşasın örgütümüzün iradesi."





