Son Mühür / Atakan Başpehlivan Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, ilçenin avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirerek, özellikle gelecek yıllarda Karaburun’un turizmde ve ekonomide nerelerde olması gerektiği üzerine önemli açıklamalarda ve tespitlerde bulundu.
İlkay Girgin Erdoğan: Bizler dezavantajlarımızı avantaja dönüştürmeliyiz

Karaburun olarak ilçedeki dezavantajları, avantaja dönüştürmelerinin gerekli olduğundan bahseden Başkan İlkay Girgin Erdoğan, özellikle büyümenin betonlaşmak olmaması gerektiğini aktararak, “Bence bizler dezavantajlarımızı avantaja dönüştürmeliyiz, biz bunu başardık. Homeros esasında buralıdır. Mitoloji önemli, antik Yunan tanrılarının demir/kaya olduğu yer burası, Börklüce’ye bakarsanız Şeyh Bedrettin buralıdır. İlçenin köklerine bakarsanız bunları göreceksiniz.
Büyümek hep betonlaşmak olmamalı, Urla ve Çeşme’ye çok yakınız komşularımız turizm açısından bir marka ama örneğin bizim oksijen oranımız Kaz Dağları ile aynı ilçemize astım hastaları ve kanser hastaları sıklıkla geliyor. Biz 5 yıldızlı otellere talip değiliz. Bu bölgenin gelişimi Agro-Turizm ve Eko-Turizm alanında olacaktır. Bence önümüzdeki yıllarda Karaburun neden bağcılık rotası olmasın? Şu an ilçemizde kışın 30 bin kişi yaşıyor. Yazın nüfusumuz 250 bine çıkıyor günü birlikçiler hariç, biz aslında nüfus olarak artış eğilimindeyiz. Bölgemizde ikiden fazla çocuk yapılmıyor öyle bir gelenek vardır. Birçok ailenin iki çocuğu ya da tek çocuğu vardır.” dedi.
“Sanki bizler şu yüzyılda yenilenebilir enerjiye karşıyız gibi bir algı oluşturdular”
Öte yandan, bir süredir ilçede faaliyet gösteren bazı enerji şirketleriyle yaşanan problemlerle ilgili de konuşan Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Sanki bizler şu yüzyılda yenilenebilir enerjiye karşıyız gibi bir algı oluşturdular. En sonunda bu konuda bakanlık dediğimizin doğru olduğu kanaatine vardı.
Bir kurul kuruldu Üniversite hocalarından konuyla ilgili çalışmalar yapıldı onun raporu bekleniyor. Bizim karşı olduğumuz şu: Bir yere insan sağlığıyla oynamayacak, doğaya tahrip etmeyecek şekilde elimden gelen yardımı yapıyorum. Kanun koruyucu yasalar çıkarıyor, bu yasalara göre zamanında ruhsat verilen yerle o kapasite ile çalışsa hiçbir sorun yaşanmayacak. Biz biraz insani hırslarımıza yeniliyoruz. Ben bir enerji firmasının kurduğu direklerin ruhsatsız olduğunu duyduk. Her şeyin muhatabı halkla karşı karşıya kalan belediyedir.”





