Son Mühür/Sercan Engerek- İzmir’de kuraklık nedeniyle barajlar en düşük seviyesine gerilirken sezonun ilk yağmuru uzun aradan sonra dün yağdı. Yağmurun İzmir’de barajların doluluk seviyesini yükseltip yükseltmeyeceği merak konusu oldu. Yağış rejimini değerlendiren Prof. Dr. Doğan Yaşar’dan barajların hemen dolmayacağı uyarısı geldi. İzmir’de barajların aralık itibarıyla dolmaya başladığını vurgulayan Yaşar, “Bu yılın nisan ayında Tahtalı Barajı yüzde 15,73 seviyesi ile en üst noktasına çıktı. O tarihte eylülün sonlarında yüzde 3’leri göreceğimizi söylemiştim. Bu seviyeye de düştü zaten. Düşüş devam edecek, ekimin sonunda barajın dibini göreceğiz” dedi.

Yaz aylarını kurak geçiren İzmir’de barajlardaki su kritik düzeye düşerken zorunlu olarak su kesintileri uygulanmaya başladı. Dün kente 31 Mayıs’tan sonra ilk kez yağmur yağdı. Sabah saatlerinde başlayan yağmur kısa süreli aralıklarla gün içinde devam etti.

Yağmurla birlikte barajların dolacağı yönünde yorumlar da beraberinde geldi. İZSU’nun son verilerine göre Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 3,54, Balçova Barajı’nın doluluk oranı yüzde 5,3, Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 3,76, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın doluluk oranı yüzde 0,3, Güzelhisar Barajı’nın doluluk oranı ise yüzde 49,53 seviyesinde.

“Barajlar kasımdan itibaren hareketlenmeye başlar”

İzmir’in ana su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı geçen yıl bu ayda yüzde 17,63 seviyesindeydi. Dün yağan yağmurla birlikte barajın ancak yüzde 3,61 seviyesine yükselebildiğini belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Ekim atında İzmir’de ortalama yağış 43 kilogramdır. Kasımda 90 kilograma kadar çıkar. Dolayısıyla barajlar kasım ayının sonunda itibaren hareketlenmeye başlar. Şu anda ekim yağışlarının yüzde 200 seviyesinde artması lazım. Yağışlar 90-100 kilograma gelirse ancak barajlar dolmaya başlar. Son dört yılı baktığımızda barajlar hep 15 Aralık’tan sonra yükselmeye başlıyor. Yani 15 Aralık’a kadar barajlar düşmeye devam ediyor” diye konuştu.

Tahtalı Barajı’nda su seviyesinin şu an yüzde 3,54 seviyesinde olduğunu hatırlatan Yaşar, “Yağmur yağınca barajların hemen yükselmesi beklenmemeli. Baraj bir kova gibi değil. Önce yağmurla birlikte barajların etrafındaki toprak suya doyacak. Ardından barajlar yükselmeye başlayacak” ifadelerini kullandı.

“Düşüş sürecek, barajın dibini göreceğiz”

Yaşar, Türkiye’de barajların kasım itibarıyla dolmaya başladığını ancak İzmir’de bu tarihin aralığa kadar ilerlediğini söyledi.

Yağış rejimini değerlendiren Prof. Yaşar şu ifadeleri kullandı:

İklimde öyle bir mucize beklenmesin. Örneğin bu yılın nisan ayında Tahtalı Barajı yüzde 15,73 seviyesi ile en üst noktasına çıktı. O tarihte eylülün sonlarında yüzde 3’leri göreceğimizi söylemiştim. Bu seviyeye de düştü zaten. Düşüş devam edecek, ekimin sonunda barajın dibini göreceğiz.”

“Çamlı Barajı’nın yapılması için madencilik faaliyeti durdurulmalı”

İzmir’de yaklaşık 300 bin kişiye su sağlayacak olan Çamlı Barajı’nın altın madenciliği nedeniyle yapılamamasına tepki gösteren Yaşar, bölgedeki madencilik faaliyetinin durdurulması gerektiğini söyledi.

Yaşar, İzmir’in su fakiri olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Çamlı Barajı’nın 2040’lara kadar da yapılma ihtimali zayıf. İZSU’yu burada barajın neden yapılamadığına yönelik kamuoyunu aydınlatın diye kaç kez uyardım. Paylaşın kamuoyunla, halk bilsin. Türkiye’de kişi başına düşen ortalama su bin 340 metreküptür. Bin metreküp fakirlik sınırı. İzmir kişi başı 600 metreküp su potansiyeliyle su fakiri bir kent. Altın madeni nedeniyle baraj yapılamıyor. Burada artık madencinin filan kalmaması lazım. Önce su. Bakın, dünyadaki bütün medeniyetlerin çöküş nedeni suyun bitmesidir. Su bir devletin beka meselesidir.”

Muhabir: Sercan Engerek