Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dün gerçekleştirilen olağan meclis toplantısına, İzmir İl sınırlarında uygulanacak öğrenci servisine yönelik yeni fiyat tarifesi gündeme geldi. 2026 – 2027 eğitim öğretim dönemi için öğrenci servis ücretleri yeniden belirlenecek. Resmi eğitim kurumlarında en düşük servis ücreti 4 bin 745 TL’ ye yükselirken, okul öncesi ve özel eğitim kurumlarında bu rakam 5 bin 694 TL olarak uygulanacak. Servis ücretlerine yönelik hazırlanan fiyat önergesinin, önümüzdeki aylarda gerçekleştirilecek meclis toplantısında karara bağlanması bekleniyor
Öte yandan Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, talep edilen zam oranlarını ve artışın velilerin bütçesine yansımalarını değerlendirdi.

“Zam beklediğimiz bir şeydi”
Servis ücretlerine talep edilen yüzde 30’luk zammı beklediklerini söyleyen Kalafat, “Servis ücretleri normalde UKOME kararı ile belirlenir. Yüzde 30’luk zam beklediğimiz bir şeydi. Enflasyona denk düşen bir şey bu. Dolayısıyla servisçiyle veliyi karşı karşıya getirmeye çalışan hal var ortada. Herkes bir şekilde para kazanmaya çalışıyor. Biz meselenin şu tarafına bakıyoruz; Türkiye’deki mahalleye dayalı sistem, evine en yakın okula gitmesi gereken öğrencilerin, onun yerine evlerinden uzaktaki okulu nitelikli okul diye tercih etmesi eğitim sistemimizin bir ayıbıdır. 7,8 yaşındaki çocuğun daha iyi eğitim var diye başka bir okula gidiyor olmasını ve bunun için sabah çok erken saatlerde yola çıkması, geç saatlerde eve dönmesi gibi sistemin, bilinçli olarak kamusal eğitimin niteliğini düşürmek için yapıldığını düşünüyoruz” dedi.
“Esnaf ile velinin karşı karşıya getirilmemesi lazım”
Fiyat görüşmelerinde gayri resmi anlaşmaların da olduğunu öne süren Kalafat, “Ülkede ekonomik kriz var ve herkes hayatını sürdürmeye çalışıyor. Servisçiler de bunlardan bir tanesi. Esnaf ile velinin karşı karşıya getirilmemesi lazım. Örnek verirsek kantincilerle de çok sık yaşadığımız bir durum bu. Kantinci esnafı bir fiyat belirliyor, fiyatları karşılayamayan veliler de kantinciyi düşman olarak görüyor. Benzer şeyi de servis için söyleyebiliriz. Servis olmasına gerek olmayan, kimsenin bir okulu diğer okuldan daha iyi demesine gerek kalmayan bir sisteme ihtiyacımız var. Bu da kamusal eğitimin eşit, adaletli ve her çocuk için aynı programlanması ile olabilecek şey. Çeşitli tüccar unsurlar yani servisçiler, kantinciler kendi hayatlarını sürdürmek için fahiş fiyatlar verebiliyor. Bu yüzde 30 teklif, gözüken zam. Bir de gayri resmi yapılan anlaşmaların da olduğunu biliyoruz. ‘Sistemde şu kadar para vermeniz gerekiyor ama çok kalabalığız, girmek istiyorsanız 10 bin daha verin’ gibi söylemlerle de veliler bize geliyor” diye konuştu.
“Her şey zamla birlikte görülen tepe nokta üzerinden fiyatlandırılıyor”
Akaryakıt fiyatlarının olası bir düşüşüyle servis fiyatlarının fazla kalma olasılığı hakkında konuşan Kalafat, “ Türkiye’de zam yapıldığı zaman indirim gelse, petrol fiyatları düşse bile her şey görülen tepe nokta üzerinden fiyatlandırılıyor. Kılık ve kıyafet için de, servis için de böyle. Dolayısıyla görülen fiyatın altına esnaf düşmüyor. Emekli, asgari maaşıyla, sabit gelirle yaşayanlar sıkıntıyı yaşıyor. Asgari ücret Ocak ayında zamlandı. Ocak’a kadar zam olmayacak ama benzine bu dönem içerisinde çok ciddi zamlar geldi. Sistemin bütün bedelini sabit gelirle yaşayan emekçiler üzerinden çözmeye çalışıyorlar. Biz arızayı burada görüyoruz” dedi.
“Çocuklar adrese dayalı eğitim sistemi ile evine en yakın okula devlet güvencesi ile gönderilmeli”
Çocukların adrese dayalı, en yakın okula devlet güvencesi ile gönderilmesi gerektiğini söyleyen Kalafat, “Metropol kentte servisin olmasını biz büyük bir problem olarak görüyoruz. 2 çocuk için bu para 15 bin liraya yaklaşıyor. Asgari maaşın yarısı. Devletin, hiçbir çocuğun servise ihtiyaç duymayacağı eğitim sistemini planlaması gerekiyor. Her okulda, eşit öğrenci sayısının olduğu eğitimi sağlamak çok mu zor? Servis fiyatları ödenebilir olmaktan uzaktır. İki çocuğu olan bir aile neredeyse bir asgari ücret kadar seviş vermek zorunda. Bunun içinde kıyafet, yemek yok. Sadece servis ücreti. Bizim talep ettiğimiz iki şey var; Çocukların adrese dayalı eğitim sistemi ile evine en yakın okula devlet güvencesi ile gönderilmesi. Her gün çocuklara bir öğün yemek verilmesidir. Çocuklarımız 150 liraya simit ayran yemesin” dedi.





