Şu vefa işine takıldım bugünlerde, hiç karşılaşmadığım yurttaşların vefasına ancak minnettar olurum da daha bir ay önce oturup çay içtiğim, bilgi verdiğim, birliktelik dilediğim insanların vefasızlığı artık canımı sıkıyor. Demek ki neymiş ne olursan ol insan kal!
Kendileri bilmem artık sebebi hikmetini de İzmir’de Karşıyaka’da abat olmuşlar şimdi gözlerini ailecek İzmir’in bütününe dikmişler. Yanlarına da almışlar kibirli bir kukla, diyorlar ki “efsaneler geri gelecek”. Çaycıya fırça donanımlı personele sürgün… Bakalım Başkan Tugay eninde sonunda duyduğunda bunları, dost arkadaş dinleyecek mi? Baştan beri söylüyorum mesele işten atılma değil, mobing ve taciz olmadan ekmeğine sahip çıkabilmekte.
Bugün 5 Haziran, Dünya Çevre Günü anlayacağınız. 1972’de dünyayı bile isteye kirleten, emekçilerin, halkların emeğini sömüren, kanına giren hatta hala girmekte olan emperyal kapitalistlerin uydurduğu ve güya “çevre kirliliği” hassasiyeti yaratmak için ilan ettiği gün. Çok merak ediyorum ki tarım arazilerinin imara açılması, ozon tabakasının delinmesine seyirci kalınması, nükleer silahlanmaya ağırlık verilmesi, ormanların yakılması, suların kirletilmesi, çevrecilere kötü gözle bakılması 1972’den beri yaşadıklarımız değil mi?
Peki Türkiye’de siyasetin inşaat lobisiyle birlikteliği böyle vahşice yaşanırken, hangi siyasetçinin çevre severliğine inanılır!
Bugünlük bu kadar haydi eyvallah. Ne mutlu türküm diyene.



