Son Mühür- Kuzeyinde beşinci yılına doğu koşar adım giden Rusya-Ukrayna savaşı, güneyinde ABD ve İran arasında zaman zaman sıcak çatışmaya varan gerilim, Mekke anlaşmasının parçası olan Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husiler karşısında içine düştüğü darboğaz ve Ege'de İsrail'in desteğini arkasına alarak tansiyonu yükselten Yunanistan'a karşı Türkiye'nin bölgede barışa yönelik çabaları hız kesmiyor.

İzmir'de yazdan kalma Pazar: Bugun hava nasıl olacak? 20 Eylül 2026 ilçe ilçe hava durumu...
İzmir'de yazdan kalma Pazar: Bugun hava nasıl olacak? 20 Eylül 2026 ilçe ilçe hava durumu...
İçeriği Görüntüle

Komando birliği transferi...


Çok geniş bir coğrafyada savaşan taraflarla diyaloğunu sürdürebilen nadir ülkelerden biri olan Türkiye, askeri anlamda da işi sıkı tutuyor.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Antalya'ya sadece 2 kilometre mesafedeki Meis adasını ziyaret ettiği haftada Tunceli Hozat'ta görev yapan 51.Komando Tugayı'nın Aydın Söke bölgesine nakledilmesinin Yunanistan'da endişeli seslerin yükselmesine neden olmuştu.
Milli Savunma Bakanlığı'nın hazırlık aşamasındaki en kritik adımlarından biri de yıldırım serisi tatbikatlar için yedek kuvvetlere çağrıda bulunması oldu.

Göreve hazırım mesajı...


Tatbikat için göreve davet edilen isimler arasında İzmir'de sendikal örgütlenme çalışmalarıyla dikkat çeken Tüm Yerel Sen Genel Sosyal ve Dış İlişkiler Sekreteri Devrim Onur Erdağ'ın da olduğu ortaya çıktı.
Yeniden göreve çağırılmasının gururunu yaşadığını vurgulayan Erdağ,
''Vatan hizmeti üniforma çıkarılınca bitmez; hazır olmak da bu sorumluluğun bir parçasıdır.'' hatırlatmasında bulundu.

12 yıl TSK'da görev yaptım
''Hayatımın 12 yılını Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görev yaparak geçirdim. Türk Silahlı Kuvvetleri çatısı altında geçen bu yıllar bana yalnızca askerliği değil; disiplini, sorumluluğu, dayanışmayı, silah arkadaşlığını ve her şart altında göreve hazır olmanın önemini öğretti'' diyen Erdağ,
''Şimdi yıllar sonra yeniden bir görev çağrısı aldım.
21–27 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Yıldırım 2026 Seferberlik Tatbikatı ve Ferdi Seferberlik Eğitimi'ne görevlendirildiğim tarafıma tebliğ edildi.
Tebligatı aldığımda hissettiğim ilk duygu gurur oldu. Çünkü 12 yıl boyunca hizmet ettiğiniz bir kurumdan yıllar sonra yeniden “Görev” çağrısı almak, insanı geçmişine götürüyor. Nöbetler, eğitimler, görevler ve omuz omuza çalıştığınız silah arkadaşlarınız yeniden gözünüzün önüne geliyor.
Görevlendirmenin 7 gün olduğunu öğrendiğimde ise içimden geçen ilk cümle şuydu:
“Keşke 7 gün değil, daha fazla olsaydı.”

Yıldırım tatbikatı 2026
Çünkü bu eğitimleri yalnızca birkaç günlük askerî faaliyet olarak değerlendirmemek gerektiğine inanıyorum.
Askerlikte öğrendiğim en önemli gerçeklerden biri şudur: Bir görevin başarısı, görev başladığı anda değil, o görev için yapılan hazırlık ve eğitim sürecinde şekillenir.
Dünya ve güvenlik şartları sürekli değişiyor. Teknoloji gelişiyor, tehditlerin niteliği farklılaşıyor, kullanılan sistemler ve görev usulleri yenileniyor. Daha önce askerlik yapmış ve belirli bir tecrübeye sahip olsanız dahi bu bilgi ve becerilerin belirli aralıklarla tazelenmesi son derece önemlidir.
İşte seferberlik ve ferdi seferberlik eğitimlerinin değerini burada görüyorum.
Bu eğitimler; geçmişte edinilmiş askerî bilgi ve disiplinin hatırlanması, personelin güncel şartlara uyum sağlaması, görev bilincinin canlı tutulması ve ihtiyaç hâlinde göreve daha hazırlıklı olunması açısından önem taşıyor.
Çünkü seferberlik yalnızca çağrıldığında bir yere gitmek değildir; çağrıldığınızda ne yapacağınızı bilmek, görevinizi hatırlamak ve hazırlıklı olmaktır.

Barış döneminde yapılan tatbikatlar...


12 yıl Deniz Kuvvetleri'nde görev yapmış biri olarak eğitimin askerlikte ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyorum. Eğitim tekrar ister. Disiplin tekrar ister. Hazırlık süreklilik ister.
Barış döneminde gerçekleştirilen eğitim ve tatbikatların temel değeri de budur: Olağanüstü bir durumda ilk kez ne yapılacağını öğrenmek yerine, daha önceden hazırlanmış ve görevini bilen bir yapının oluşturulmasına katkı sağlamak.
Bu nedenle bana yapılan görevlendirmeyi yalnızca geçmişe duyduğum özlem nedeniyle önemsemiyorum. Aynı zamanda bunun vatandaşlık sorumluluğu ve ülkenin hazırlık kapasitesi açısından anlamlı bir eğitim olduğunu düşünüyorum.
Bugün farklı bir meslekte ve farklı sorumluluklarla hayatıma devam ediyorum. Ancak 12 yıl boyunca taşıdığım üniformanın kazandırdığı görev anlayışı hâlâ benimle.
Çünkü insan üniformasını çıkarabilir ama o üniformanın öğrettiği sorumluluk duygusunu çıkaramaz.
Benim için vatan hizmeti de tam olarak budur.

Yıldırım tatbikatı 2026

Keşke daha fazla olsaydı...


Vatan hizmeti yalnızca üniforma giyilen yıllardan ibaret değildir. Gerektiğinde yeniden hazırlanmak, bilgiyi tazelemek ve “Görev verildiğinde hazırım” diyebilmek de bu sorumluluğun bir parçasıdır.
Bu yüzden “Keşke 7 gün değil, daha fazla olsaydı” diyorum.
Çünkü eğitim için ayrılan her günün, hazırlığa yapılan bir yatırım olduğuna inanıyorum.
21 Ekim'de yıllar sonra yeniden o disiplinin içerisine gireceğim. Benim için bunun anlamı çok açık:
12 yıl boyunca şerefle görev yaptığım Deniz Kuvvetleri'ne, yıllar sonra yeniden “Buradayım ve görevime hazırım” diyebilmek.
Dün görevimizin başındaydık.
Bugün çağrıldığımızda yine görevimizin başındayız.
Çünkü hazır olmak bir günlük değil; ömür boyu taşınan bir görev bilincidir'' mesajıyla göreve hazır olduğu mesajını verdi.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı