Son Mühür/ Osman Günden- Gündem Masası programında Tunç Erciyas’ın konuğu olan usta gazeteci Hasan Çölmekçi ve gazeteci Yağmur Daştan, İzmir yerel gündeminden basın özgürlüğüne, gazetecilik etiğinden su krizine kadar pek çok kritik konuyu masaya yatırdı. İşte programda öne çıkan başlıklar ve yapılan değerlendirmeler;
Gazetecilikte "Liyakat" ve "Yandaş medya" tartışması
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında CHP tarafından düzenlenen buluşmaya katılan Yağmur Daştan, etkinlikteki izlenimlerini paylaştı. Panellerde yerel medyada "yandaş medya" oluşturulup oluşturulmadığı ve kurumlara bu yönde ödemeler yapılıp yapılmadığına dair soruların yöneltildiğini belirten Daştan, yetkililerin bu iddiaları reddettiğini ifade etti.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin "Herkes gazeteci olamaz, olmamalı" çıkışına da değinen Daştan, sektördeki profesyonelleşme ihtiyacına vurgu yaptı.
"Gerçek gazeteciler emekli maaşıyla geçiniyor"
Gazetecilik mesleğinin tarihsel dönüşümünü ele alan Hasan Çölmekçi, geçmişte bu işin bir aile geleneği ve tek meslek olarak yapıldığını, ancak zamanla patronaj ilişkileriyle yapısının bozulduğunu söyledi. Günümüzde hiç sokağa çıkmadan, röportaj yapmadan "gazeteci" sıfatıyla dolaşan ve lüks yaşam süren kişilere tepki gösteren Çölmekçi, şu ifadeleri kullandı:
"Gerçek gazeteciler sadece bu işi yapanlardır. Bizler kendi yağımızda kavruluyoruz, emekli maaşıyla idare ediyoruz. Hiç sokağa çıkmayanların altındaki lüks arabaların kaynağı meçhul."
Basın özgürlüğü ve etik sınırlar
Basın özgürlüğü tartışmalarına farklı bir perspektif getiren Çölmekçi, özgürlüğün sınırsız olmadığını ve hakaret içermemesi gerektiğini savundu. Türkiye’deki mahkemelerin tarafsız olması gerektiğini belirten usta gazeteci, belediyelerin bazı gazetecileri "beslediği" iddialarına da değindi. Çölmekçi, "Yayın hayatı olmayan gazetelere 900 bin lira verilirken, muhalif olduğu için gerçek gazetelere destek verilmiyor. Asıl bu noktada basın özgürlüğünü sorgulamak lazım" diyerek yerel yönetimlerin ilan dağıtımındaki adaletsizliğine dikkat çekti.
Gazetecilikte "Oda" ve "Kurumsallaşma" önerisi
Mesleğin itibarını korumak için barolar veya mühendisler odası gibi bir yapılanmanın şart olduğunu belirten Çölmekçi, her parası olanın veya her "pilavcının" ben gazeteciyim diyerek ortaya çıkmaması gerektiğini söyledi. Sektöre yatırım yapan ve istihdam sağlayan iş insanlarına (Hakan Kandemir örneği üzerinden) saygı duyulması gerektiğini ancak içerik üretiminin ehil ellerde olması gerektiğini vurguladı. Yağmur Daştan ise bu görüşe destek vererek özellikle "Instagram haberciliği" adı altında yapılan denetimsiz içeriklere karşı olduğunu belirtti.





