Geleneksel Türk musikisinin en karakteristik enstrümanlarından biri olan kanun, İzmirli usta Burçin Bayar Babaoğlu’nun ellerinde yeniden hayat buluyor. Karşıyaka’daki mütevazı atölyesinde yaklaşık 15 yıldır ağaç parçalarına ruh üfleyen Babaoğlu, Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın kanun yapım ustası unvanını gururla taşıyor. Sanat yolculuğuna aslında bir ses sanatçısı olma hayaliyle çıkan ancak tesadüfler sonucu enstrüman yapımına yönelen Babaoğlu, bugün hem cinsiyet kalıplarını yıkıyor hem de geleneksel zanaatkarlığı modern bir estetikle harmanlıyor. Ege Üniversitesi Çalgı Yapımı Bölümü’nden 2014 yılında mezun olan sanatçı, o günden bu yana seri üretimden uzak, tamamen el işçiliğine dayalı bir üretim modeli benimseyerek her bir enstrümanı adeta bir sanat eseri titizliğiyle işliyor.

Önyargıları ustalıkla aşmak: Marangozluk değil sanat

Çalgı yapım sektörünün genellikle erkek egemen bir alan olarak görülmesi ve "marangozluk" faaliyetiyle karıştırılması, Babaoğlu’nun meslek hayatındaki en büyük motivasyon kaynaklarından biri haline gelmiş durumda. Kadınların bu denli fiziksel güç gerektiren ve teknik detay barındıran bir işi başaramayacağına dair yerleşik algıyı kırmayı başaran usta zanaatkar, kendi başarısının ardından pek çok genç kadının bu bölüme yönelmesine öncülük etti. İsminden dolayı zaman zaman erkek sanılan ancak atölyesine girildiğinde nezaketi ve titiz işçiliğiyle fark yaratan Babaoğlu, kadın dokunuşunun enstrümanın tınısına ve estetiğine kattığı değeri her fırsatta vurguluyor. Geçmişin mirasını devraldığı merhum Ejder Güleç gibi ustaların öğretilerini, kendi yenilikçi vizyonuyla birleştirerek gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.

İleri dönüşümün müziği: Tavladan gitara uzanan yolculuk

Babaoğlu’nun atölyesi sadece geleneksel kanun yapımıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bir geri dönüşüm laboratuvarı gibi çalışıyor. Çevresindeki objelere birer potansiyel enstrüman gözüyle bakan sanatçı, bit pazarından aldığı eski bir tavlayı gitara, atıl durumdaki radyoları ise çalışan müzik kutularına dönüştürüyor. "Yolda yürürken bulduğum bir vida bile benim için bir tasarım parçası olabilir" diyen Babaoğlu, minyatür müzik aletleri tasarlayarak bu alandaki yaratıcılığını sınırlandırmıyor. Sanatçının bu çevreci ve inovatif yaklaşımı, Karşıyaka Belediyesi bünyesinde verdiği eğitimlerle de kitleselleşiyor. Mahmure Handan Hanım Müzik Aleti Yapım Atölyesi’nde kadın kursiyerlere minyatür enstrüman yapımını öğreterek, zanaatın yaygınlaşması için ter döküyor.

Sosyal sorumluluk ve gelecek vizyonu: Her çocuğa bir enstrüman

Sanatını toplumsal bir faydaya dönüştürmeyi hedefleyen Burçin Bayar Babaoğlu, engelli merkezlerinde gerçekleştirdiği atölye çalışmalarıyla çocukların hayatına dokunuyor. En büyük hayali ise Türkiye’nin dört bir yanındaki imkanları kısıtlı gençlere ulaşmak olan usta, atık malzemelerden nasıl müzik aleti yapılabileceğini öğreterek her çocuğun kendi enstrümanına sahip olmasını istiyor. Müziğin iyileştirici gücünü ve üretim disiplinini genç beyinlere aşılamayı amaçlayan Babaoğlu, bu kapsamlı projesini hayata geçirebilmek için yerel yönetimlerden ve ilgili kurumlardan destek bekliyor. İzmir’den yükselen bu ses, sadece bir enstrüman imalatı değil, aynı zamanda azmin ve toplumsal dönüşümün simgesi olarak yankılanmaya devam ediyor.

Kaynak: DHA