Son Mühür / Erkan Doğan - Akciğer hastalıkları uzmanları tarafından kurulan Türk Toraks Derneği’nin Son Mühür’e açıkladığı ‘Çimento Fabrikaları Raporu’ tesislerin insan sağlığına ve besin zincirine verdiği zararı ortaya koydu. Rapor, “Fabrikalara yakın yaşayanlarda lösemi ve solid kanserler artar, çocuklarda kemik tümörü riski yükselir!” AK Partili Atmaca, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Tugay’ın etkisi ile hazırlanan plan notunun, bir an önce kent dışına çıkması gereken çimento fabrikalarına, kent içinde kalmaları için 100 yıl kazandırdığını savundu.

“Çimento sektörü çevre ve halk sağlığı açısından en riskli faaliyet kollarından biridir”

Türk Toraks Derneği’nin Çimento Fabrikaları hakkında hazırladığı bilimsel rapor, ‘tüyler ürpertici sonuçlar ortaya koydu. Türk Toraks Derneği raporun detaylarını Son Mühür’e açıkladı. İşte o rapor, “Hava kirliliği ve iklim krizi, günümüzde en önemli küresel sorunlardan biri haline gelen sanayileşmenin çevresel etkilerinden kaynaklanan insan sağlığı için en önemli tehditlerdir. Bu bağlamda, çimento sektörü, yoğun enerji gerektiren ve antropojenik sera gazı emisyonlarının %5'inden sorumlu olan, çevre ve halk sağlığı açısından en riskli faaliyet kollarından biridir. Çimento üretimi sırasında hem partikül maddeler hem de nitrojen oksitler, karbonmonoksit ve karbondioksit gibi gazlar atmosfere salınır. Ayrıca poliklorlu dibenzo-p-dioksinler ve dibenzo furanlar gibi kalıcı organik kirleticiler de atmosfere salınır. Bilimsel literatürdeki kapsamlı çalışmalar, bu emisyonların fabrika çalışanları ve tesis çevresinde yaşayan halk üzerinde önemli sağlık sorunları oluşturduğunu göstermektedir. Özellikle, bu emisyonların akciğer fonksiyonlarını azalttığı, solunum yolu hastalıkları ve amfizem riskini artırdığı gösterilmiştir”

Izmir Hava Kirliliği (1)

Çimento tozundaki arsenik, kurşun, civa toprağa çökerek besin zincirine giriyor!

“Halk sağlığı açısından tablo incelendiğinde, çimento fabrikalarının etkisi hava kirliliğinin ötesine geçmektedir. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından kansere neden olan etmenler listesine alınan hava kirliliği, fabrika çevrelerinde hastalık kümeleri oluşturmaktadır. Yapılan epidemiyolojik çalışmalarda, çimento fabrikalarına yakın yaşayan insanlarda kanser sıklığı ile tesisin yakınlığı arasında pozitif bir ilişki saptanmış; çocuklarda görülen kemik tümörü insidansının fabrika yakınında yaşayanlarda, uzakta yaşayanlara oranla yaklaşık dört kat daha yüksek olduğu, ayrıca lösemi ve solid kanserlere bağlı ölüm oranlarının arttığı rapor edilmiştir. Çimento tozunun içeriğinde bulunan arsenik, kurşun, civa, krom, kadmiyum ve nikel gibi ağır metaller, emisyonlar yoluyla toprağa çökerek besin zincirine girmekte ve beslenme yoluyla insan vücudunda birikerek toksik etkilere yol açmaktadır. Nitekim sanayi bölgelerinde yapılan tarımsal analizlerde, zeytin yapraklarında dahi krom ve kurşun değerlerinin oldukça yüksek seviyelere ulaştığı tespit edilmiştir”

Batı ülkeleri çimento fabrikalarını gelişmekte olan ülkelere aktarıyor, kirlenmeden kurtuluyor!

Gelişmiş batı ülkelerinin demir,çelik ve çimento fabrikaları gibi kirli endüstrileri gelişmekte olan ülkelere aktardıkları ve böylece bu tesislerin oluşturduğu kirlenme ve emisyonlardan kurtulmayı hedefledikleri bilinmektedir. Ülkemizin mevcut çimento üretim kapasitesinin ihtiyacın çok üzerinde olduğu ve sektörün %70 oranında petrokok ile %28 oranında kömür gibi fosil yakıtlara bağımlı olduğu göz önüne alındığında, yeni tesis planlamalarının ülkemizde halk sağlığı açısından büyük sorunlar yaratacağı ortadadır. Ormansızlaşmanın iklim krizini derinleştirdiği bir dönemde, hammadde temini için ormanlık alanların yok edilmesi ekosistem bütünlüğünü bozmaktadır. Bu nedenle mevcut tesislerin mevzuata tam uyumunun sıkı denetimi ve yeni yatırımların yapılmaması, geri dönüşü olmayan hastalıkların ve çevre tahribatının önlenmesi adına hayati önem taşımaktadır.Halka rağmen yeni çimento fabrikası yapılması en temel insan haklarından olan sağlıklı yaşama hakkının, temiz hava soluma hakkının hiçe sayılması anlamına gelmektedir.

Uğur İnan Atmaca-11

AK Partili Atmaca, “Tugay’ın etkisi ile eklenen plan notu, çimento fabrikalarının 100 yıl daha Bornova’da kalmasına yol açıyor”

İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Bornova’daki çimento fabrikalarının planlarını düzenleyen İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda yer alan plan notunda “Kentsel yerleşik alanlarda var olan sanayi tesisleri, ekonomik ömrü dolduğunda sanayi alanlarına taşınacaktır" ibaresi yer alırken, Başkan Cemil Tugay’ın etkisi ile plan notuna, Tugay'ın kullandığı "Çevreyi kirletmelerine engel olacak tesisler yapmalarını sağlayacak bir imar planı" söylemi plan notuna, "... çevresel etkilerin iyileştirilmesi amacıyla mevcut tesisin yapı ruhsatına dayanak oluşturan uygulama imar planına uygun yatırımlar yapılabilir" şeklinde aktarılmış, bu kılıfla tesisin 100 yıl daha buradaki varlığını sürdürebilmesinin önü açılmıştır” dedi.

"Hekim olan Sn. Tugay'ın halk sağlığını öncelemesi gerekirken aldığı kararlarla kirlilik odağı çimento fabrikalarına nefes aldırıyor”

Meclis Üyesi Atmaca, Tugay’ın bir hekim olarak halk sağlığını öncelemesi gerekirken, aldığı kararlarla kirlilik odağı olan tesislere nefes aldırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı," Sn. Tugay şimdi çıkmış "Kanun onlardan yana" cümlesini kurabiliyor. Hangi kanun Sn. Tugay? Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı olan Sn. Cemil Tugay, EXPO 2027 İzmir mottosunu da "TEK SAĞLIK" olarak belirlemişti. Söz konusu tesisin uzak mesafelerdeki meskun alanlara dahi olumsuz etkileri düşünüldüğünde, hekim olan Sn. Tugay'ın kent yönetim anlayışının masada farklı, sahada farklı olduğunu görmek bizi oldukça şaşırttı. Yukarıda sıraladığımız veriler ortada dururken, Cumhur İttifakının itirazlarına rağmen Sn. Tugay'ın onayıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermesi kaçınılmaz 67 hektarlık alana yayılmış bu tesisin ömrünü uzatacak şekilde adeta "CAN SUYU" verilmiştir. Taşınma maliyetleri, sıfırdan kurulum ve kent içindeki lojistik avantajları da dikkate alındığında, firmaya yaklaşık 10 milyon dolarlık bir fayda sağlandığını da hatırlatmakta fayda var. Kamuoyunu manipüle etmeyin Sn. Tugay, kanun onlardan yana değil siz ve hukukçunuz onlardan yana!"

Tugay ne demişti? Kanun çimento fabrikalarından yana!

Tugay, “Bu fabrikanın bu şekilde çalışmasını kabul edemeyiz. Oraya yapacakları tesislerle ve revizyonla bunu düzeltebileceklerini, ruhsatları alabilmek için de bir plan gerektiğini söylediler. Bu fabrikaları hiçbir imar planı ve kanun ile buradan çıkartamıyorsunuz. Kanun onlardan yana. Makul olan çevreyi kirletmelerine engel olacak tesisler yapmalarını sağlayacak bir imar planı. Bu yönde irade koyduk” şeklinde konuşmuştu.

Muhabir: Erkan Doğan