Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in su ihtiyacını sırtlayan baraj havzalarında 2026 yılının ilk çeyreği, son yılların en verimli dönemlerinden biri olarak yüzleri güldürdü. Son yıllarda su konusunda büyük sıkıntılar yaşayan İzmir’de, bugünkü İZSU verilerine göre, barajlardaki doluluk oranlarının geçtiğimiz yılın aynı dönemini ikiye, hatta bazı bölgelerde üçe katlamış olması umut verdi. Özellikle şehrin "su deposu" olarak nitelendirilen Tahtalı Barajı’ndaki son görüntü dikkatleri çekti.
Tahtalı Barajı resmen coştu!
Son Mühür tarafından havadan görüntülenen Tahtalı Barajı, adeta küllerinden doğdu. Geçtiğimiz yıl mart ayında yüzde 15,05 seviyesine kadar gerileyen ve "alarm" sinyalleri veren aktif doluluk oranı, bu yıl rekor bir sıçrayışla yüzde 43,27 seviyesine ulaştı. Gökyüzünden çekilen görüntülerde, suyun çekildiği eski kıyı şeritlerinin yeniden dolduğu ve havzanın geniş bir alana yayıldığı görüldü. Geçen yıl 43 milyon metreküpe kadar düşen kullanılabilir su hacmi, bu yıl 124 milyon metreküpe yükselerek İzmir için büyük bir moral kaynağı oldu.

Ürkmez ve Balçova güldür güldür
İzmir genelindeki tablonun sadece Tahtalı ile sınırlı kalmadığı, diğer barajlarda da benzer bir "coşku" yaşandığı gözlemlendi. Ürkmez Barajı, geçtiğimiz yıl yüzde 26,90 olan doluluk oranını yüzde 100’e taşıyarak tam kapasiteyle hizmet vermeye başladı. Şehrin bir diğer önemli kaynağı olan Balçova Barajı’nda ise geçtiğimiz yıl yüzde 38,73 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 95,16 seviyesine çıkarak taşma noktasına geldi.
Gördes ve Alaçatı’da tepeye tırmandı
Kentin en büyük barajlarından olsa da dibinin çatlak olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıllarda pek de verim alınamayan Gördes Barajı’nda da yapılan membran ve beton uygulaması sonrası ortaya çıkan veriler yüzleri güldürdü. Geçen yıl yüzde 5,23 gibi oldukça düşük kalan aktif doluluk oranı, bu yıl yüzde 28,31’e tırmandı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı ise yüzde 16,76’dan yüzde 67,91’e yükselerek bölgesel su arzında büyük bir rahatlama sağladı.
Barajlardaki veriler sonrasında İzmir’in ana su kaynaklarındaki kullanılabilir su hacmi, geçtiğimiz yıl yaklaşık 77 milyon metreküp civarındayken, bu yıl aynı tarihte 273 milyon metreküpün üzerine çıktı.
“Bundan sonra dikkatli olmak lazım”
TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Toprak iyice doyduğu için doğrudan barajda birikiyor. Çok güzel çok verimli. Müthiş bir yağış aldı. Kayıtlı olan dönemlerin yani 80 yılın rekorlarını kırdık. Manisa, Aydın’da tarlalar su altında. Tarlaya gübre atacaklar, atamıyorlar. O kadar muhteşem ötesi yağdı ama her şeyin fazlası zarar. Devasa sel yatakları var, onlar doldu. Sel yataklarını görüyorsan, o yağmur sel yataklarını geçecektir. O yüzden bundan sonraki süreçte oldukça dikkatli olmamız lazım. Çünkü artık en az 8 ila 10 yıl yani 2034 yılına kadar yağışlar ortalamanın üzerinde yağacaktır. Barajlarda herhangi bir sıkıntı yaşanmayacaktır” dedi.

“Bu yaz biraz olsun rahat edeceğiz”
Bu verilerin incelikle değerlendirilmesi gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Yaşar, “Bu kadar yağış olunca bütün tahminlerimiz de alt üst oldu, rekor üzerine rekor kırdık. Ancak şu da bir gerçek, 28 Aralık’tan sonra İZSU’da veri yok. Verileri kapattı. Daha önce hangi kuyudan ne kadar su alındığını dahi biliyorduk, artık bilmiyoruz. Bilinen tek şey Tahtalı Barajı’nın su verisi. Her zaman eleştiriyoruz: İZSU’da su bilimciler, hidrojeologlar yok. İZSU’da ‘yeraltı suyu’ diye bir birim açın ve buraya hidrojeolog görevlendirin. Hiç değilse, hesap kitap yapsın. Gölmarmara da kurudu, bunu ne kadar çekeceksin. Çiğli Arıtma’dan suyu tarıma kazandırırsanız İzmir’deki su sorunu büyük bir oranda biter. Ayrıca yeraltı barajları nerelere yapılabilecekse yapılsın. Bu sene Gördes biraz biraz su tutmaya başladı. 6 ila 7 gündür sabit kaldı maalesef. Buradaki olay barajların ne kadar dolu olup olmadığından ziyade bunun nasıl değerlendirileceği. Evet, son veriler gösteriyor ki bu yaz biraz olsun rahat edeceğiz. Düvertepe Barajı’nı Çamlı Barajı’nı da yapalım. Barajlar bizim için çok önemli” diye konuştu.





