Son Mühür- Geçtiğimiz ay 60 dolarlar civarında bulunan petrol fiyatları bugünlerde 120 dolar seviyesine kadar yükselip, bir miktar geri çekilmeyle 106 dolar civarında seyrediyor.
Savaşın piyasalara getireceği olumsuzlukları değerlendiren TCMB eski başekonomisti Hakan Kara, savaşın Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirdi.
''Önce güçlü taraflarımızdan başlayalım'' diyen Hakan Kara,
''Türkiye’nin kamu ve özel sektör borçluluğu düşük, bütçe açığı %3’ün altında. Bu nedenle büyümedeki sert yavaşlamaları yumuşatabilecek bir miktar manevra alanımız var.
Bankacılık sistemimiz güçlü ve temkinli yönetiliyor. Şirketler kesimimiz esnek ve çevik. Merkez Bankası, altın fiyatlarındaki artışın da desteğiyle rezerv tarafında epey cephane biriktirdi.
Faizlerin seviyesi (basit %40) orta şiddette şoklara karşı TL’yi koruyor.
Yabancı yatırımcı swap pozisyonu Rahip Brunson krizi dönemine göre çok düşük.
Son gelişmeler Türkiye’nin jeostratejik konumunu ve güvenli ülke algısını güçlendirebilir'' mesajı verdi.

Peki ya zayıf taraflarımız...
Hakan Kara, ''Zayıf taraflarımız ise şunlar:
Enerjide ithal bağımlılığımız son 10 senede düşse de halen %65-70 düzeylerinde. Petrolle ilişkili (gübre gibi) birçok farklı hammaddede ithalat bağımlılığımız yüksek.
Enflasyonumuz yüksek. Bu şoka tam da enflasyonla mücadelede kritik eşiğe geldiğimizde dönemde yakalandık. Petrol fiyatları 3 ay boyunca yüksek seviyelerde kalırsa enflasyonun düşeceğine olan güven iyice azalacak.
Enflasyonla mücadelede hızlı davranılmamasına dair getirdiğimiz eleştirilerin yersiz olmadığını bu şok net bir şekilde gösterdi'' hatırlatmasında bulundu.
Cari açığa dikkat...
''Savaş tam da cari açığımızın arttığı bir dönemde geldi. Son gelişmeler olmasaydı zaten dış açık 35 milyar dolarlara gidiyordu, bu şok kalıcı olursa 50 milyar doları aşan bir açıkla karşı karşıya kalacağız.'' diyen Hakan Kara,
''Sermaye girişlerinin yavaşlaması ve artan dolarizasyon eğilimi nedeniyle, bunu finanse etmek için ya merkez bankası rezervini kullanacağız ya da ekonomide bir süre belirgin yavaşlamaya razı olacağız'' ifadelerine yer verdi.
Ortaya çıkan tablodan çıkartmamız gereken sonuçla ilgili olarak Hakan Kara,
''Enerji fiyatlarında sert artış en son istediğimiz şeydi. İç (enflasyon) ve dış (cari işlemler) dengenin ikisini birden bozan bir gelişme.
Belirsizlik çok yüksek...
Savaşın kısa sürdüğü ve petrol fiyatlarının 3-6 ay içinde tekrar 70-80 dolarlara indiği bir senaryoda ufak hasarla durumu atlatacak kadar manevra alanımız var. Kısa sürme olasılığı düşük değil ama belirsizlik yüksek.
Savaş uzun sürerse bütün parametreleri gözden geçirmek gerekecek. Şimdiye kadar ekonomi yönetimi büyümede sert bir yavaşlama olmadan ve dış dengeyi çok bozmadan dövizi kontrol ederek enflasyonla mücadele etmeye çalıştı.
Düşük petrol fiyatları buna çok yardımcı oldu. Fakat yüksek enerji fiyatları ve savaş hali geçici olmazsa büyümede daha belirgin ivme kaybı ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmeyi kabullenmek gerekecek.'' hatırlatmasında bulundu.





