Son Mühür - Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı tamamlandı. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen toplantı 2 saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

''Ekonomiden turizme, dış politikadan tarıma birçok konuyu görüştüğümüz toplantımızı tamamladık. Dün yaşanan fırtınan etkilenen illerimizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız durumu yakından takip ediyor. Hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütüyorlar.''

''Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı kara kara düşündüren savaş...''

''Yaşadığımız her hadise Türkiye'nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Türkiye, ezberlerin bozulduğu belirsizliğin arttığı günümüzde bölgesinin en güçlü en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmaktadır. Bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen ve dostlarına destek veren bir Türkiye var. Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı kara kara düşündüren, savaşın yıkıcı etkilerini en az düzeyde tutuyoruz.''

''İhracatımız yükseldi''

''Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Ocak-Nisan dönemi ihracatımız ise yaklaşık 87 milyar doları buldu. İhracatımızın detaylarına baktığımızda, umutvar bir durumla karşılaşıyoruz. 26 sektörde ihracatımız yükseldi. Otomotiv liderliğini sürdürürken kimyevi maddeler ikinci elektrik elektronik üçüncü hazır giyim ise dördüncü oldu. Bin 18 firmamız yurt dışına ilk kez ürün satma başarısı göstermiştir. Bu ihracat rakamları takdire şayandır. Türkiye'nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. Nisan ayı ihracat ayı verilerimizin hayırlı olmasını diliyorum. 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi, 64,2 milyar dolar gelirle kapatmıştık. 2026'ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimizin yılın ilk çeyreğinde arttı. Yine bu dönemde turist sayımız da arttı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı olsun.''

İşsizlik rakamları

''Bu sene Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağız. Bunları da kısaca hatırlatmak istiyorum. 20 Mayıs Çarşamba günü 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali İstanbul'da oynanacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi Ankara'da gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31'incisi çok büyük bir katılımla inşallah kasım ayında Antalya'da düzenlenecek. Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi de Türkiye'de tertiplenecek.

Bunların dışında çok sayıda irili ufaklı organizasyona ev sahipliği yapacak, dünyanın dört bir yanından üst düzey misafiri ülkemizde ağırlayacağız. Bu uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inanıyorum.

Sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da istatistiklerin umut verici olduğunu görüyoruz. İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1'e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48,3'e yükseldi.

Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8'e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35. ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz.

İhracat, istihdam ve turizmdeki bu olumlu tabloya rağmen maalesef savaşın etkilerini en fazla hissettiğimiz alanların başında enflasyon geliyor. Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Hâlen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları, dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız.''

''Nihai amaç Türkiye'nin tam üyeliği''

''Aziz milletim, kıymetli basın mensupları, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair, yine Avrupalı aktörlerin tetiklediği bazı yıpratıcı tartışmalara, bu tartışmaları vesile kılarak ülkemizin Avrupa Birliği yolculuğuyla ilgili bazı temel gerçekleri hatırlatmakta fayda görüyorum.

Şimdi bakınız değerli arkadaşlar, Türkiye o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan Avrupa Birliği'ne ortaklık başvurusunu kuruluşundan 19 ay sonra, 31 Temmuz 1959'da yaptı. 1963'te de Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin hukuki zeminini oluşturan Ankara Antlaşması imzalandı. Nihai amacı Türkiye'nin topluluğa tam üyeliği olan ortaklık antlaşması; birbirinin devamı niteliğindeki hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve nihai dönem olmak üzere üç ayrı devreyi kapsıyordu.''

Ankara Antlaşması'nın 1 Aralık 1964'te yürürlüğe girmesiyle ilk devre yani hazırlık dönemi başlamış oldu. 13 Kasım 1970'te Katma Protokolü imzaladık ve bu belgenin üç yıl sonra uygulamaya konmasıyla geçiş dönemine ilk adımı attık. Takip eden süreçte Kıbrıs davamızdan kaynaklı anlaşmazlıklar, Avrupa Birliği yolculuğumuzda önümüzün kesilmesine sebep oldu.

Şurası oldukça dikkat çekicidir. Bakınız, o dönemde komşumuz Yunanistan, 1975'te üyelik başvurusunda bulunduğu Avrupa Birliği'ne çok kısa bir süre içinde 1981'de kabul edildi. Türkiye ise tamamen siyasi saiklerle müzakere masasının dışına itildi. Demokrasimizin çok ağır yara aldığı 12 Eylül darbesiyle Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz resmen askıya alındı.

Mehir Aile Platformu Başkanı Pekkendir’den ‘aile’ için seferberlik çağrısı
Mehir Aile Platformu Başkanı Pekkendir’den ‘aile’ için seferberlik çağrısı
İçeriği Görüntüle

Sonraki yıllarda sivil iktidarın yeniden tesisi ve merhum Turgut Özal'ın inisiyatifiyle birlikte olan münasebetlerimiz tekrar ivme kazandı. 14 Nisan 1987'de Birliğe tam üyelik başvurumuzu yaptık ve merhum Özal'ın ifadesiyle uzun ince bir yola çıktık. Başvurumuzu değerlendiren komisyon, iki buçuk yıl sonra verdiği cevapta Türkiye'nin topluluğa katılmaya ehil olmakla birlikte topluluğun kendi iç bütünleşmesini sağlamadan yeni üye kabul etmeyeceğini ifade etti.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile geçiş dönemini tamamlamış ve nihai döneme geçmiş olduk. Değerli arkadaşlar, karşılaştığımız sıkıntılar kısa süre sonra tekrar nüksetmeye başladı. Öyle ki 1997'de düzenlenen Lüksemburg Zirvesi'nde 12 ülkeye adaylık statüsü verilirken, Türkiye'ye bir kez daha görmezden gelindi.

Nihayet 1999 yılında Helsinki'de toplanan devlet ve hükümet başkanları zirvesinde Türkiye'nin adaylığı konsey tarafından onaylandı ve katılım ortaklığı belgesinin hazırlanmasına karar verildi. 3 Kasım 2002'de ülkeyi yönetme görevini devralmamızın ardından tüm bu faaliyetlere yeni bir soluk kazandırdık.

''Hatalı kararlar'' vurgusu

''Türkiye olarak tüm bu hatalı ve hakkaniyetsiz kararları sineye çekerek yolumuza sabırla devam ettik. 3 Ekim 2005'te başlatılan müzakere sürecinde ve devamında üzerimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirdik. 12 Nisan 2006'da 9. reform paketimizi açıkladık. 2006-2010 yılları arasında 13 fasıl müzakereye açıldı. 2010-2013 arası dönemde ancak bir fasıl açılabildi. 2012'de işlerlik kazandırılan pozitif gündem ise yalnızca 2 yıl sürdü.

Değerli basın mensupları, 2015'ten itibaren Suriye'deki iç savaşın yol açtığı ve Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en büyük düzensiz göç dalgasının da etkisiyle birlikte ilişkilerimiz tekrar yoğunlaştı. Fakat 253 insanımızın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşısında Türkiye'ye gerekli desteği vermekte geç, yetersiz ve isteksiz kalan birlikle ilişkilerimiz yakaladığı tempoyu koruyamadı.

2 senelik bir zaman dilimi içinde 8 uyum paketi Meclis'ten geçti. Aynı dönemde 53 kanunun 218 maddesinde değişiklik yaptık. Yine 2001 ve 2004 yıllarında 2 anayasa paketi Meclisimizde kabul edildi. Tüm bunlara rağmen 2004'te tarihinin en büyük genişleme hamlesine imza atan Avrupa Birliği, içinde Türkiye'nin olmadığı 10 ülkeyi daha birliğe üye olarak kabul etti. Bunlar arasında maalesef Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de yer alıyor.''

Tatil 9 güne çıktı

''Bu sene Kurban Bayramı'nı 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına aldık. Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu.''

Kaynak: Haber Merkezi