Son Mühür/ Emine Kulak- Mahkemenin verdiği Mutlak Butlan kararının ardından CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan ve şuanda CHP Grup Başkanı görevini yürüten Özgür Özel, bugün İzmir’in Küçük Menderes havzasındaki ilçelerinde bir dizi ziyaretler gerçekleştiriyor. Kente gelen Özel’in hem bağımsız kalan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile hem de operasyon geçiren ilçe belediye başkanları ile temas kurup kurmayacağı merakla bekleniyor.

Bayındır’da halk ve partililerle bir araya gelen Özgür Özel burada yaptığı açıklamalarda , “Buradan geçmiş başkanımız Aziz Kocaoğlu’nu selamlamak lazım. Tunç Soyer’i selamlamak lazım. Her daim buraya destek veren Büyükşehir Belediye Başkanlarımızı desteklemek lazım” ifadelerini kullandı.

Resmi programında yok ama…

Mutlak Butlan kararı sonrası Özgür Özel’in genel başkanlığının düşmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP lideri olmasının ardından İzmir’de büyük siyasi kriz yaşandı. Kurultay sürecinde Özgür Özel’i destekleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Özgür Özel ile yol yürüyeceğim” diyerek CHP’den istifa etmişmiş ve görevine bağımsız olarak devam etme kararı almıştı. Siyasi hayatını bağımsız sürdüren Tugay ile Özgür Özel’in, kamuoyuna yansıyan bir programı olmasa da, bir araya gelip gelmeyeceği kent gündeminde en çok konuşulan konular arasında yer alıyor.

Yiğit ve Yetişkin ile temas kuracak mı?

Özgür Özel’in ziyareti, İzmir’de iki Belediye Başkanı’na yönelik gerçekleştirilen operasyonların hemen ardına denk geldi. Perşembe günü sabah saatlerinde Seferihisar Belediye Başkanı, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit gözaltına alınmış, Onur Yiğit dün çıkarıldığı mahkemece adli kontrol ve ev hapsi kararı ile serbest bırakılmıştı. İsmail Yetişkin’in ise Seferihisar Adliye’sinde ifade işlemleri sürüyor. Kurultay sürecinde Özgür Özel’e destek veren İzmirli ilçe belediye başkanları arasında yer alan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile telefonla ya da dolaylı yoldan bir temas kurup kurmayacağı İzmir kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Sönmez: Özgür Özel'in İzmir programı ne anlatıyor?

Özgür Özel’in Bayındır’a yaptığı ziyarette, yaptığı konuşmada Cemil Tugay’ın ismini geçirmemesini değerlendiren Siyaset Bilimci Zekiye Seda Sönmez, “Siyasal iletişim literatürü, liderlerin yalnızca söyledikleriyle değil, söylemedikleri, tercih etmedikleri ve görünür kılmadıkları aktörler üzerinden de siyasi mesaj ürettiklerini kabul eder. Bu nedenle Özgür Özel'in İzmir programı, ziyaret ettiği isimlerden çok ziyaret etmediği isimler üzerinden okunmayı hak etmektedir. Çünkü siyaset, yalnızca bir söylem üretme sanatı değil aynı zamanda görünürlük ve görünmezlik inşa etme pratiğidir. Çünkü siyaset, çoğu zaman somut icraatların ötesinde semboller üzerinden toplumsal anlam üretir. Liderlerin kimlerle aynı karede yer aldığı, kimleri andığı ya da kimleri sessizlik içinde bıraktığı, seçmen nezdinde güçlü sembolik anlamlar taşır. Bu nedenle İzmir programı yalnızca bir ziyaret takvimi değil, aynı zamanda sembolik bir siyasal metin olarak okunmalıdır” dedi.

“Bu iki ismin programın dışında bırakılması bilinçli bir tercihse…”

Hafta içi gerçekleştirilen şafak operasyonuyla gözaltına alınan ve dün çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’e ziyaret, kente gelen Özgür Özel’in resmi programında yer almadı. Öte yandan kurultay sürecindeki duruşu nedeniyle CHP'den istifa ederek görevine bağımsız olarak devam eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile de bir temas kurulup kurulmayacağının henüz bilinmiyor. Sönmez, kent kulislerini hareketlendiren bu tabloya ilişkin şu analizlerini paylaşarak, “ Özgür Özel'in Bayındır konuşmasında eski büyükşehir belediye başkanları Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer'i anması buna karşılık CHP'den istifa eden Cemil Tugay'ın ismine hiç değinmemesi ve kısa süre önce gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Onur Yiğit'i ziyaret etmemesi, siyasal iletişim açısından rastlantısal tercihler olarak değerlendirilmeyebilir. Erving Goffman'ın geliştirdiği çerçeveleme yaklaşımına göre siyasal aktörler, yalnızca olayları yorumlamaz hangi olayın, hangi aktörün ve hangi ilişkinin kamuoyu tarafından görünür olacağını da belirler. Başka bir ifadeyle siyaset, aynı zamanda görünürlüğün yönetilmesidir. Bu açıdan bakıldığında Özgür Özel'in İzmir programında oluşturduğu görünürlük haritası, CHP'nin İzmir'deki yeni güç ilişkilerini yeniden tanımlama çabası olarak yorumlanabilir. Burada dikkat çekici olan nokta, hem Cemil Tugay'ın hem de Onur Yiğit'in geçmişte Özgür Özel'e yakın isimler arasında değerlendirilmiş olmalarıdır. Eğer bugün bu iki ismin programın dışında bırakılması bilinçli bir tercihse, bu durum parti yönetiminin yerel düzeyde yeni bir meşruiyet alanı oluşturma arayışına işaret ediyor olabilir. Siyasal partiler, özellikle kriz dönemlerinde örgütsel bütünlüğü koruyabilmek için sembolik sınırlar üretirler. Kimlerin merkeze alınacağı ve kimlerin çevrede bırakılacağı, bu sınırların en önemli göstergelerinden biridir. Bir de şunu belirtmek gerekir ki siyasal stratejilerin her zaman ciddi maliyetleri vardır. CHP tabanının önemli bir kesimi, hukuki süreç yaşayan partililere yönelik dayanışmayı örgütsel sadakatin bir gereği olarak görmektedir. Bu nedenle Onur Yiğit'in ziyaret edilmemesi de örgüt içinde "yalnız bırakıldı" eleştirilerini besleyebilir. Benzer şekilde Cemil Tugay'ın tamamen sessizlikle karşılanması da ayrılık sonrası oluşan kırgınlığın kurumsal düzeye taşındığı yönünde yorumlara neden olabilir. Siyaset bilimi literatüründe buna "stratejik sessizlik" denilmektedir. Sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık anlamına gelmez aksine bilinçli olarak üretilmiş bir siyasal iletişim biçimidir. Partiler bazen konuşarak değil, konuşmayarak bazen ziyaret ederek değil, ziyaret etmeyerek mesaj verir. Bu nedenle siyasal analiz, yalnızca yapılan açıklamaları değil, görünür kılınmayan tercihleri de incelemek zorundadır” dedi.

İzmir'de 35 yıllık trafik polisinden duygulandıran veda anonsu
İzmir'de 35 yıllık trafik polisinden duygulandıran veda anonsu
İçeriği Görüntüle

“Etkisi devam eden iki önemli siyasal figürü yeni liderlik eksenine dahil etme”

Özgür Özel, Bayındır’da yaptığı konuşmada ‘eski başkanlar Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer’i de selamlıyorum’ ifadeleri kullandı. Cemil Tugay’ın ismini ise geçirmedi. Bu ifadeleri değerlendiren Sönmez, “Bayındır konuşmasında özellikle Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer'in öne çıkarılması ise CHP'nin kurumsal hafızasına yapılan bir vurgu niteliği taşımaktadır. Angelo Panebianco'nun parti kurumsallaşması yaklaşımında ifade ettiği üzere, kurumsallaşmış siyasi partiler kriz dönemlerinde bireylerden ziyade kurumsal hafızayı temsil eden aktörler üzerinden birlik mesajı vermeye yönelirler. Bu açıdan bakıldığında Özgür Özel'in tercihi, kişisel ilişkilerden çok örgütsel sürekliliği önceleyen bir strateji olarak değerlendirilebilir. Siyasal liderlik literatürü, özellikle parti içi rekabet ve yeniden yapılanma süreçlerinde partide önde gelen isimlerin yalnızca mevcut örgütsel yapıyı yönetmekle kalmayıp, aynı zamanda sembolik meşruiyeti halk nezdinde yüksek aktörleri kendi siyasal hattına eklemlemeye çalıştıklarını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede Özgür Özel'in Bayındır konuşmasında Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer'i özellikle anması, yalnızca geçmiş dönem belediye başkanlarına yönelik bir nezaket ifadesi olarak değil aynı zamanda CHP içinde oluşabilecek yeni siyasal hizalanmalar bağlamında okunabilir. Parti içi güç mücadelelerinde kurumsal hafızayı temsil eden ve örgüt tabanında karşılığı bulunan aktörlerle sembolik yakınlık kurmak, Özgür Özel’in kendi meşruiyet alanını genişletme stratejisinin bir parçası olabilir. Dolayısıyla bu tercih, İzmir'de etkisi devam eden iki önemli siyasal figürü yeni liderlik eksenine dahil etme ve olası parti içi yeniden konumlanmalarda ortak bir siyasal zemin oluşturma arayışı şeklinde de yorumlanabilir. Bununla birlikte, bu yorum mevcut siyasal göstergelerin analizine dayanmaktadır söz konusu isimler açısından böyle bir yönelimin kesin olarak gerçekleştiğini göstermemektedir” diye konuştu.

“Temaslar , tercih mi, siyasal pozisyon mu net ortaya koyacak”

Özgür Özel’in İzmir’e yaptığı ziyareti değerlendiren Siyaset Bilimci Sönmez, “Sonuç olarak Özgür Özel'in İzmir programı yalnızca bir il ziyareti değildir. Aynı zamanda CHP'nin İzmir'deki güç dengelerini, parti içi meşruiyet alanlarını ve yeni liderlik stratejisini anlamaya imkan veren sembolik bir siyasal metindir. Önümüzdeki süreçte Cemil Tugay ve Onur Yiğit ile kurulacak ya da kurulmayacak temaslar, bugünkü sessizliğin taktiksel bir iletişim tercihi mi yoksa kalıcı bir siyasal pozisyon mu olduğunu daha net ortaya koyacaktır. Çünkü siyaset biliminin de gösterdiği gibi, bazen en güçlü siyasi mesajlar söylenen sözlerde değil özellikle söylenmeyen isimlerde ve gerçekleşmeyen ziyaretlerde gizlidir” şeklinde konuştu.

Muhabir: Emine Kulak