Safran, her yıl yalnızca ekim ve kasım aylarında hasat ediliyor. Üretimin yılda tek seferle sınırlı olması ve zahmetli toplanma süreci, fiyatları doğrudan etkiliyor.
Bir kilogram safran elde edebilmek için yaklaşık 450 bin dal toplanması gerekiyor. Çiçek başına yalnızca 3 iplik veren bitki, bu özelliğiyle üretimde büyük emek gerektiriyor.
Bir iplikle binlerce kat renk gücü

Safranın en dikkat çekici özelliği, kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı boyayabilmesi. Bu güçlü renk verme kapasitesi; ilaç, kimya ve gıda sanayinde safranı vazgeçilmez kılıyor. Bu nedenle safran, gramla satılıyor ve çok küçük miktarlar dahi uzun süre kullanılabiliyor.
Türkiye’de üretim sınırlı, kalite segmentleri var
Safran; İran, Fransa ve İspanya başta olmak üzere belirli ülkelerde yetiştiriliyor. Türkiye’de ise üretim daha çok Safranbolu ile sınırlı.
Ancak kalite segmentleri bölgeye göre değişiyor. Uluslararası pazarda İran safranı, üst kalite sınıfında yer alıyor.
“1 gram safranı 100 liraya alamazsınız”
Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, safranın pahalı olması nedeniyle tüketiminin sınırlı kaldığını, ancak endüstriyel kullanımının yaygın olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Bir çiçekten sadece 3 iplik çıkıyor. Orijinal İran safranının kilogram fiyatı 800–900 bin lira seviyesinde. 2–3 gram safran, yemek üretimi için uzun süre yeterli olabilir. Hatta yalnızca 3 iplik, o meşhur altın rengi vermeye yetiyor.”
Taklit ve tağşişe dikkat

Yüksek fiyat, safranı taklit ve tağşişe açık hale getiriyor. Piyasada; boyanmış mısır koçanı iplikleri, at kılı veya Hindistan cevizinin lifleri safran diye satılabiliyor. Manavoğlu, tüketicileri uyarıyor:
“Bir avucu dolduran safran 3–4 gram eder. Bu kadar kıymetli bir ürünü komik rakamlara almak mümkün değil.
1 gram safranı 100 liraya alamazsınız. Gramaj küçük ama kullanım süresi uzundur. Alırken güvenilir kaynaklar tercih edilmeli.”





