Hava savunma teknolojilerinde kritik bir eşik aşılırken, NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), ittifakın savunma kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım attı. Küresel çapta tırmanan hava tehditlerine karşı savunma reflekslerini modernize etmeyi hedefleyen NSPA, taşınabilir hava savunma sistemlerinde (MANPADS) kullanılacak "Dost-Düşman Tanımlama" (IFF) teknolojileri için Türk savunma sanayi devi ASELSAN ile el sıkıştı. Üç yılı kapsayan bu çerçeve sözleşme, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatındaki öncü rolünü bir kez daha perçinledi.

Savunmada güvenliğin yeni standardı: IFF sistemleri

İmzalanan bu kapsamlı protokol uyarınca, NATO envanterindeki taşınabilir platformlara entegre edilecek sistemler, hava sahasındaki unsurların kimliklendirilmesinde hata payını sıfıra indirmeyi amaçlıyor. Özellikle çatışma sahasında dost unsurların yanlışlıkla hedef alınması riskini (friendly fire) minimize eden bu teknoloji, hava savunma operasyonlarının güvenliğini en üst düzeye taşıyacak. ASELSAN’ın bu alandaki derin mühendislik birikimi, NATO’nun operasyonel etkinliğini artırırken aynı zamanda sahadaki caydırıcılık unsurunu da kuvvetlendirecek.

Mode-5 standartlarında küresel rekabet

Mode-5 standartlarında küresel rekabet

Dünyada IFF teknolojileri alanında Mode-5 standartlarında üretim yapabilen kısıtlı sayıdaki kuruluş arasında yer alan ASELSAN, bu anlaşmayla birlikte teknolojik rüştünü uluslararası arenada yeniden tescil etmiş oldu. Geliştirilen ileri nesil çözüm paketleri, yalnızca birer cihaz tedariki değil, aynı zamanda NATO’nun karmaşık savunma ekosistemine entegre olabilen yüksek nitelikli mühendislik çıktısı olarak nitelendiriliyor. Üç yıllık süre zarfında sağlanacak olan bu sistemlerin, ittifak üyesi ülkelerin hava savunma ağları arasındaki koordinasyonu daha akıcı hale getirmesi bekleniyor.

Birlikte çalışabilirlik ve stratejik kazanımlar

Haberleşme ve kimliklendirme disiplinlerinde sağlanan bu teknolojik uyum, NATO’nun çok uluslu operasyonel yapısı için hayati bir önem taşıyor. ASELSAN’ın sunduğu IFF çözümlerinin, ittifakın hava savunma unsurları arasındaki "birlikte çalışabilirlik" (interoperability) kabiliyetini optimize edeceği öngörülüyor. Bu iş birliği, hem bölgesel hem de küresel ölçekte yükselen hava tehditlerine karşı kolektif savunma bilincini pekiştirirken, Türkiye’nin savunma sanayisindeki teknoloji ihraç eden konumunu stratejik bir boyuta taşıyor.

Kaynak: İHA