Son Mühür - YouTube kanalındaki programında kullandığı ifadeler nedeniyle 22 Haziran’da gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı, serbest bırakılmasının ardından ilk videosunu yayımladı. Kanalındaki bir yayında söylediği sözler gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasıyla cezaevine gönderilen Altaylı, tutukluluğunun 190. gününde, 29 Aralık’ta tahliye edildi.
Tahliyesinin ardından yaklaşık bir ay geçtikten sonra Fatih Altaylı yeni bir video paylaştı. Gözaltına alındığı ilk günü anlatan Altaylı, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
''Yaprak sarma yapıyordum''
''Tam Haziran başıydı. Haziran sonuydu pardon. Evde Zeynep'e yaprak sarması yapıyordum. Çok sevdiği için. Ne yemek yapayım demiştim. Yaprak sarması istemişti. Evde yaprak sarması yaptım. Onu tencereye dizdim. Ocağa koydum. O sırada bizde bir yabancı öğrenci kalıyordu. İşte zaman zaman yurt dışından bize öğrenciler gelip kalırlar. Burada bir düzen kuruncaya kadar işte onlara ev ayarlayacak, okul yurdu ayarlayacak falan böyle. Yurt dışından kimi doktora öğrencisi kimi başka bir şey yapan öğrenciler gelip böyle bazen bir hafta bazen 15 gün bizim evde kalırlar.''
''Karşımda 5-6 tane polis''
''Çünkü ben seviyorum öğrencileri esnek olmayı. Özellikle bu işte doktora doktora düzeyde öğrenciler gelince iyi de oluyor. Evde de bir Güney Afrikalı öğrenci vardı. İki gün önce gelmişti. Onunla da işte akşam yemeği hazırlığı yapıyorduk. Kapı çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda 5-6 tane polis merdivende duran birkaç polis. Tam sayılarını hatırlamıyorum. 8 kadardı galiba. Ondan sonra Fatih Bey İyi akşamlar dediler. Görünce hemen Hazır mıyım? dedim.''
''Ya pijamayla olsaydım ne olacaktı?''
''Evet lütfen dediler. Dedim ki gidip giyineyim dedim. Çünkü üstümde beyaz bir pantolon lacivert bir gömlek vardı. Dedi ki içeri giremezsiniz. Niye giremiyorum dedim. Dediler ki hayır. Peki dediğim ya pijamayla olsaydım ne olacaktı. Ona bir cevap alamadım açıkçası. Neyse telefonunuzu getirin dediler. İçerden telefonumu eşiniz getirdiler.''
''Eşimi arayamadım''
''Hande evde yoktu o sırada. O da ablasıyla beraber Bodrum'a gitmişti. Telefonumu getirdiler evde çalışan yardımcımız. Telefonu getirdi. Dedim yanıma eşya falan bir şey pasayım. Yok dedi Fatih Bey böyle geliyorsunuz. İyi. Evdekiler vedalaşma fırsatım bile olmadı. Hatta telefonumla da eşime arama fırsatım da olmadı ona da izin verilmedi.''
''Kötü tavır falan yoktu''
''Aşağı indik. Kapının önüne indik. 3 tane ekip arabası vardı. Bir önünde bir arkada bir de ortada. Ortadaki araca beni aldılar. Son derece kibar. Son derece terbiyeli en ufak bir ne diyeyim böyle kötü tavır falan yok. Bindik oraya bir kelepçe falan da takmadılar."





