İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ile koordineli yürütülen operasyon, istihbarat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Soruşturma kapsamında, ikilinin Orta Doğu'daki İsrail karşıtı Filistinliler hakkında bilgi topladığı ve bu verileri düzenli olarak Tel Aviv'e aktardığı belirlendi.

Veysel Kerimoğlu kimdir?

Veysel Kerimoğlu, Filistin asıllı Türk vatandaşı. Mossad ile doğrudan temas kuran bir ajan değil, İsrail istihbaratının yönlendirmesiyle bilgi temini ve aktarımı sürecinde kullanılan sivil bir unsur olarak görev yapıyordu. Kerimoğlu'nun maaşı dahil tüm giderleri bizzat Mossad tarafından karşılanıyordu.

Soruşturma dosyasına göre Kerimoğlu, Mehmet Budak Derya'nın yürüttüğü ticari faaliyetler kapsamında sürece dahil edildi. Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari temaslarda sosyal ilişkiler geliştirme ve bilgi toplama görevini üstlendi. Elde ettiği verileri düzenli olarak İsrail istihbaratına iletti.

Polis Operayson

Mossad bağlantısı nasıl kuruldu?

Hikaye 2012 yılında başladı. Maden mühendisi Mehmet Budak Derya, 2005'te Mersin Silifke'de kurduğu mermer ocağıyla uluslararası ticarete atıldı. Bu faaliyet İsrail istihbaratının dikkatini çekti. Eylül 2012'de "Ali Ahmed Yassın" kod adlı Mossad mensubu, Derya'yı ofisinde ziyaret ederek iş teklifi sundu.

Ocak 2013'te Avrupa'da gerçekleşen görüşmede mermer ticareti konuşulurken, "Luis" kod adlı İsrail istihbaratçısı Derya'dan Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını istedi. Böylece Kerimoğlu da örgütün parçası haline geldi.

Suikast kurbanıyla da bağlantıları varmış

Dosyada dikkat çeken detaylardan biri de 2016'daki drone ticareti girişimi. Mermer işinden farklı alanlara açılmak isteyen Kerimoğlu, Derya'ya drone parçaları satma teklifinde bulundu. Mossad bu öneriyi destekledi ve ilk numuneleri temin etti.

İkilinin drone satmaya çalıştığı isimlerden Mohamed Zouari, Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı. Suikastın İsrail istihbaratı tarafından gerçekleştirildiği biliniyor.

Yalan makinesi testine de girmişler

Mossad gizliliğe büyük önem veriyordu. Mehmet Budak Derya'ya kriptolu haberleşme sistemleri sağladı. Derya, 2016'da bir Asya ülkesinde, Ağustos 2024'te ise Avrupa'da iki kez yalan makinesi testine tabi tutuldu. Her iki testi de geçmesi üzerine operasyonda daha üst aşamaya alındı.

Ocak 2026'daki son görüşmede büyük bir planın hazırlığı yapıldı. Yurt dışında kurulacak paravan firmalarla uluslararası tedarik zincirine sızılması, Asya merkezli üç farklı firma üzerinden lojistik operasyon yürütülmesi hedefleniyordu. MİT tam bu aşamada düğmeye bastı.

Aileler kayıp ilanı vermişti

Operasyonun ilginç bir detayı da şüphelilerin ailelerinin kayıp ilanı vermesi oldu. Haftalardır haber alınamadığı iddia edilen iki iş insanının aslında MİT tarafından takip altında tutulduğu ve gözaltına alındığı ortaya çıktı. Emniyetteki işlemleri devam eden ikilinin mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber merkezi