SON MÜHÜR - OSMAN GÜNDEN / MİLLİ SOL Genel Başkanı Hüseyin Alpay, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan mahpusların sayısının kapasiteyi aştığını ifade ederken, siyasiler ve KHK mağdurları başta olmak üzere af taleplerinin çözüm sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Cezaevlerindeki durum ve yatak kapasitesi sorunu
Alpay, partisinin Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'deki cezaevlerindeki mevcut durumu kamuoyu ile paylaştı. 2025 Ocak itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde toplamda 384.216 kişinin bulunduğunu belirten Alpay, bunların 328.708'inin hükümlü, 55.508'inin ise tutuklu olduğunu söyledi. Alpay, Türkiye'deki 405 ceza infaz kurumunun toplamda 301.397 kişilik kapasiteye sahip olduğunu belirterek, şu ifadelerde bulundu:
“Ocak 2025 itibarıyla Türkiye'de toplam 405 ceza infaz kurumu ve bu kurumların toplamda 301.397 kişilik kapasitesi bulunuyor. Mahpus sayısının kurumlardaki yatak kapasitesinden daha fazla olması nedeniyle tam 82.819 kişi cezaevlerinde yatacak yer bulamıyor.”
Alpay, cezaevlerindeki bu aşırı yoğunluğun, hem mahkumlar hem de cezaevi personeli için büyük bir sorun teşkil ettiğini, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
Siyasi tutuklulara yönelik af talepleri
Toplantının devamında, Alpay, son yıllarda Türkiye'deki siyasi tutuklulara dair de önemli bir çağrıda bulundu. 2017’den bu yana Marmara Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Osman Kavala ile Kobani davası nedeniyle Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’a dikkat çeken Alpay, siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşturulması gerektiğini söyledi. Alpay, şunları kaydetti:
“Gezi Parkı protestoları nedeniyle 2017'den bu yana Marmara Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Osman Kavala ile Kobani davası nedeniyle Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş başta olmak üzere, siyasi tutuklulara yönelik af çağrısında bulunuyorum. Türkiye’nin barış iklimine ihtiyacı var. Siyasi tutsaklar bir an önce özgürlüklerine kavuşmalı.”
Alpay, Türkiye'nin barış ve huzur içinde bir geleceğe doğru adım atabilmesi için, siyasi tutuklulara yönelik bir çözüm bulunmasının zaruri olduğuna dikkat çekti.
KHK mağdurlarına yönelik çözüm talepleri
Hüseyin Alpay, cezaevlerindeki aşırı kalabalığa ve siyasi tutukluların durumuna dair yaptığı açıklamaların ardından, KHK mağdurlarına dair de önemli bir vurgu yaptı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini belirten Alpay, şu ifadeleri kullandı:
“KHK mağdurlarının da sorunlarının mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu mağduriyetler, bir an önce giderilmeli. KHK’lılar için de bir çözüm bulunmalı. Bu, adaletin tesis edilmesi açısından önemli bir adımdır.”
Alpay, KHK mağdurlarının çözüm bekleyen bir başka büyük sorun olduğunu belirterek, bu sorunun da hükümetin gündemine alınması gerektiğini söyledi.
Genel af ve barışa giden yol
Alpay, tüm bu taleplerin bir bütün olarak Türkiye’nin geleceği için zaruri olduğunu belirterek, 2025 yılı itibarıyla yapılacak bir genel affın, hem cezaevlerindeki yoğunluğu azaltacağını hem de barış ikliminin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Alpay, açıklamasında şu şekilde devam etti:
“Abdullah Öcalan’ın affedilmesinin beklendiği bir ortamda, hiçbir siyasi tutuklu cezaevinde kalamaz. KHK mağdurlarının ve siyasi tutukluların affedilmelerine yönelik bir genel af, barış iklimi için zaruridir. 2025 yılı genel af ile barışa ve huzura vesile olmalıdır.”
Alpay, Türkiye’nin barışa ve huzura ulaşabilmesi için hem siyasi tutukluların hem de KHK mağdurlarının sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirtti. Bu adımın, toplumda daha büyük bir birlik ve beraberlik sağlayacağını, ülkenin demokratikleşme sürecine katkı sunacağını ifade etti.





