İmkansızlıkları aştılar: Basmane’deki kurs kadınların hayatını değiştiriyor
İmkansızlıkları aştılar: Basmane’deki kurs kadınların hayatını değiştiriyor
İçeriği Görüntüle

Son Mühür /Yağmur Daştan - İzmir Alsancak’ta yaklaşık iki haftadır devam eden bir yıkım faaliyeti bölgedeki vatandaşı isyan ettirdi. Körfez’in inci gerdanı Alsancak Kordon’da Atatürk Caddesi ile 1469 sokak kesişimde yer alan 8 katlı bir binanın yıkımı sırasında yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan yoğun toz bulutunun çevredeki yaşamı ciddi tehdit ettiği ileri sürüldü.

Bölgedeki esnaf altyapıda meydana gelen arızalar nedeniyle büyük sıkıntılar yaşandığını, elektronik aletlerinin bozulduğunu ve dükkanlarının toz içinde kaldığını belirterek işlerinin durma noktasında geldiğini savundu. Uzmanlar ise bölgede incelemelerde bulunarak yaşananları yerinde tespit ederek uyarılarda bulundu.

“Toz yüzünden göz enfeksiyonu olduk”

“Kafe ve restoran işletiyoruz ama saat 18.00’e kadar kapılarımızı kapatmak zorunda kalıyoruz” mesajı veren esnaf Filiz Taşkıran, “Ciddi ciro kaybımız var, insanlar sokağa giremiyor. Toz yüzünden iki gündür göz enfeksiyonuyla mücadele ediyorum. Birçok esnaf arkadaşımın da hastalandığını biliyorum. Sürekli başımız ağrıyor. Hiçbir önlem yok, vahim bir durum. Daha ne kadar sürecek bilemiyoruz, bir an önce bu durumun bitmesini bekliyoruz” mesajı verdi.

Alsancak Kordon Yıkım (8)

“Dolaplarımız bozuldu, mağduruz”

Bölgede market işleten Gökhan Keser ise “Çalışmalar başladığından beri eksiklikler var. Bastıkları su az. İçerideki tozun esnafa gelmemesi gerekiyor ama bunun önlemini almıyorlar. Esnafın çoğunun dolapları bozuldu, insanlar mağdur durumda. İki haftadır bu çalışma sürüyor. Bu çalışmalar öncesinde bize haber verilmedi, elektrik arızası giderilmedi. Sonradan jeneratör geldi ama sorunlar çözülmedi. Dolaplarımız bozuldu. Bizim marketimiz var, çikolatalarımız eridi, içecek dolaplarımız çalışmıyor. Yaz gününde iş yapamayacak hale geldik. Bütün esnaf mağduruz” ifadelerini kullandı.

Alsancak Kordon Yıkım (5)

“Hem çalışana hem çevreye zarar”

Bölgede incelemelerde bulunan Asbest Söküm Uzmanları Derneği Başkan Yardımcısı, İş Güvenliği ve Asbest Söküm Uzmanı Selda Altıntop, yıkım sahasındaki gözlemlediği sorunlara dikkati çekti. 2022 yılının temmuz ayında yürürlüğe giren Bina Yıkım Yönetmeliği’ni işaret ederek yaşananları değerlendiren Altıntop, “Bu yönetmelik, yıkım faaliyetlerinin çevreye ve insan sağlığına zarar vermesini engellemek amacıyla hazırlandı. En önemli husus, yıkıma başlanmadan önce bir yıkım planının olması ve tehlikeli atıkların tespit edilmesi. Ancak burada iş makinelerinin yandaki sokağı kapattığını görüyoruz. Yönetmeliğe göre binanın yüksekliğine bağlı olarak en az 2,5 metrelik bir paravan veya perde kullanılması, geçiş yollarının güvenli şekilde belirlenmesi esastır. Burada yeterli yükseklikte bir paravan olmadığı gibi, cadde de yaya geçişine kapatılmamış. Bunun yanı sıra çalışanların da iş güvenliği tedbirlerine de uymadığını görüyoruz. Sonuçta orası bir yıkım şantiyesiyse çalışanların baret, eldiven, ayakkabı ve gözlük gibi ekipmanlarını kullanması gerekiyor. Dolayısıyla bu yıkım faaliyetinin hem çalışana hem çevredeki vatandaşa zarar verdiğini gözlemledik” dedi.

Yetkilileri müdahaleye çağırdı

“Yıkımın hemen arkasındaki binalarda çok fazla toz yoğunluğu var” sözleriyle devam eden Altıntop, “Bu binaların su tesisatlarından tutun da bölgede yaşayan kişilerin balkonları, sokak toz ve kum içinde. Burada çok büyük mağduriyet ve zarar var. Bu partiküller ciğerlerinize girdiğinde sizi uzun sürede hasta edebilir. Alsancak gibi çok nezih bir semtte bu yıkımın bu şekilde yapılması çevredekilere de zarar veriyorsa mutlaka eksik bir şey vardır. Bu konuda yetkililerin de müdahalede bulunmaları gerekmektedir” diye konuştu.

Alsancak Kordon Yıkım (3)

Altıntop toz kalıntıları ve yıkım esnasında dağılan İzocam artıkların incelenmesi için çevreden numune örnekleri de aldı.

Alsancak Kordon Yıkım (7)

“Temiz hava ve sağlıklı çevre haktır”

Alsancak Kordon Yıkım (4)

İzmir Kent Konseyi Çevre ve Ekoloji Grubu Kolaylaştırıcısı Gülnihal Öztürk ise şu ifadeleri kullandı: “Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu güvence altına alır. Çevre hakkı; yaşam hakkı, sağlık hakkı ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşama hakkından ayrı düşünülemez. Çevresel zarar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek kadar, zararın oluşmasını önlemek de kamunun temel sorumluluklarından biridir. Bu yaklaşım, Yerel Gündem 21’in ortaya koyduğu katılımcı ve sürdürülebilir kent yönetimi anlayışıyla da örtüşmekte ve katılımı, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve ortak sorumluluğu esas almaktadır. Yıkım öncesinde ve sırasında alınan çevresel tedbirlerin, toz ve partikül yayılımını önleyici uygulamaların ve yapı atıklarının yönetimine ilişkin işlemlerin ilgili kurumlar tarafından şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyoruz. Varsa mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi, gerekli idari işlemlerin uygulanması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için etkin denetimin sağlanması kamu yararının gereğidir. Temiz hava haktır. Sağlıklı çevre haktır. Kentlinin bilgiye erişmesi ve kentine ilişkin süreçlere katılması haktır. Çevre hakkının korunması, aynı zamanda insan haklarının ve gelecek kuşakların yaşam hakkının korunmasıdır.”

Muhabir: Yağmur Daştan