Son Mühür- Konak Belediyesi'nde çalışan memurlar Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ve geriye dönük alacakları nedeniyle örgütlü oldukları sendika Tüm Bel Sen 2 Nolu Şube idaresinde Konak Belediye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Tüm Bel Sen 2 Nolu Şube memurların toplu iş sözleşmesi ve geriye dönük alacaklarının ödenmesini isterken, basın açıklaması yaptıkları alandaki araçların bilinçli olarak çekilmediğini öne sürdü. Araçların çekilmemesi ile kuruma hizmet eden çalışanların söz söylemesini engellenmeye çalışıldığı belirtildi.

"Burada yaşadığımız sorunlar birkaç aylık bir mesele değildir"
Basın açıklamasını okuyan Tüm Bel-Sen 2 Nolu Şube Konak Temsilcisi Deniz KüçükAli şu ifadelere yer verdi;
"Haftalardır sürdürdüğümüz müzakerelere kararlılıkla devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki sendikalar, mücadele örgütü oldukları kadar müzakere örgütleridir. Memur sendikalaşma sürecinin taşıdığı tarihsel sorumluluğun bilinciyle, haklarımız için yürüttüğümüz mücadeleyi büyüterek sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Burada yaşadığımız sorunlar birkaç aylık bir mesele değildir; mevcut yönetimin göreve geldiği günden bu yana birikerek devam eden sistematik bir süreçtir. Bu tablonun türlü sebepleri olabilir; ancak bunun sorumlusu kesinlikle emekçiler değildir. Asıl sorun, bizler bu ağır ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verirken, taleplerimize ciddiyetsizce yaklaşılmasıdır. Yıllardır bu kuruma emek veren bizlerin sorunlarını dile getirmesine dahi tahammül gösterilememektedir. Demokratik ve meşru haklarımızı savunmamızın önüne geçilmek istenmektedir. İlk basın açıklamamızda yaşananlar bunun açık bir kanıtıdır. Konak tarihinde ilk kez eylem alanındaki araçlar bilinçli olarak çekilmemiş, yıllardır bu kuruma hizmet eden çalışanların söz söylemesi engellenmeye çalışılmıştır. Hatta elektriğimiz dahi kesilerek sesimizi duyurmamızın önüne geçilmek istenmiştir."

"Yöneticilerimiz sürekli bahanelerin arkasına sığınmakta"
"Geçtiğimiz hafta sonu Sayın Başkan, katıldığı etkinlikte "80'ler, 90'lar ruhunu yansıtacak kostümünüzü giyin" çağrısında bulunmuştu. Bizler de idaremize tam olarak o meşur ruhu —sendikal mücadelenin doğduğu ve güçlendiği o dirayetli ruhu— hatırlatmak istiyoruz. Mücadele yeleklerimizi giydik, kurumumuzun önündeyiz. Sorunlarımız çözülene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Derdimiz net geçinemiyoruz. İsteğimiz net çözüm istiyoruz. Beklentimiz net huzurla çalışmak istiyoruz. Amacımız net hakkımızı istiyoruz. Yöneticilerimiz sürekli bahanelerin arkasına sığınmakta; fakat bu bahanelere karşı göstermeleri gereken tepkiyi, sorunun kaynağına değil biz kamu emekçilerine yöneltmektedir. Buradan kendilerine seçim döneminde kurdukları vaat cümlelerini bir kez daha hatırlatıyoruz: Bu sözler yalnızca seçim dönemine ait boş vaatler midir, yoksa arkasında durulacak mıdır? Sorunlarımız da mücadelemiz de ortaktır. Bugün burada tüm sendikaların emekçileriyle yan yana, omuz omuza duruyoruz. Birleşe birleşe kazanacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz."




