Son Mühür / Yağmur Daştan - Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait Karşıyaka ve Bostanlı iskelelerinde yapılması planlanan imar değişiklikleri kentin gündemindeki yerini koruyor. Özelleştirme İdaresi programında yer alan Bostanlı İskelesi’nin kullanım amacı ‘İskele Alanı’ olarak belirlenirken alan için emsal 0.50, maksimum yapı yüksekliği (Yençok) ise 15 metre olarak düzenlendi. Karşıyaka İskelesi’nin emsal oranı ise 0.60’tan 0.70’e çıkarıldı. Süreci yakından takip eden Karşıyaka Belediyesi’nin eski başkanı avukat Cihan Türsen, düzenlemelerin artan yapılaşmayla birlikte sahil bandındaki ticari ve trafik yükünü daha da ağırlaştıracağını savunarak yeni bir dava hazırlığında olduklarını duyurdu.
“Resmi süreç askıya çıktı”
Daha önce Özelleştirme İdaresi’nin Karşıyaka ve Bostanlı İskelesi ile ilgili attığı adımlara itiraz ederek dava açtıklarını hatırlatan Türsen, “Bostanlı Vapur İskelesi'ndeki karar ve dava sürmekle birlikte Özelleştirme İdaresi, Karşıyaka Vapur İskelesi için eski kararıyla yetinmemiş, yapı alanını daha da büyüterek 0,60 emsalden 0,70 emsale çıkaran yeni bir karar daha aldı. Resmi süreç askıya çıkarıldı. Böylece daha fazla yapı ve daha fazla kira geliri elde etmek ve hatta satabilmek amacına yönelik bu yüzde 10 yapı artışına karşı yeni bir itiraz ve dava süreci başlıyor. En kısa zamanda buna itiraz edeceğiz” dedi.

“Ciddi risk ve tehlikelere zaten gebe”
Yasal süre sınırları içinde Karşıyaka Vapur İskelesi için yeni iptal davası açacaklarını da duyuran Türsen, “Karşıyaka Vapur İskelesi'nde şöyle özel bir durum var: Bölge tamamen iç içe ticari bölge. Karşıyaka Çarşısı’ndan sonra sahil bandında yer alan çok yönlü ticari merkezlere karşı yeni bir ticari alan katıyor. Planlamadaki en önemli ilkelerin başında yapı ve yoğunluğu artırıcı bütün uygulamaların aykırı bulunması gelir. Orada yeni bir ticaret alanın yaratılması sonrası gerek yaya yoğunluğu açısından gerekse kent trafiği açısından çok daha ciddi bir yoğunluk ortaya çıkacak. Hele hele vapur iskelesi çıkış ve girişlerinin yanında Karşıyaka'nın en önemli sorunlarından biri olan iskelenin üç adım ilerisindeki tramvay geçişleri ciddi risk ve tehlikelere zaten gebe. Eğer karardan geri dönülmezse bu risk daha da büyüyecek. Kısacası, Özelleştirme İdaresi Karşıyaka Vapur İskelesi'ni çok yönlü bir çarşı haline getirmek fikrinden vazgeçmediği gibi yapı oranında artış sağladı” ifadelerini kullandı.
“Derdimiz amacı dışındaki kullanıma son vermek”
Sürecin Karşıyaka kamuoyunda da hassasiyetle ele alındığı bilgisini veren Türsen, “Tepkiler tahmin ettiğimden de fazla. Genelde kamuoyu bu tarz konulardaki tepkileri sınırlı isimler ya da kurumlarla yürütür. Karşıyaka Belediyesi de bu konudaki hassasiyetini sürdürüyor. Zaten Bostanlı'daki davayı Karşıyaka Belediyesi açtı. Ben müdahil olarak dosyaya katıldım. Karşıyaka Vapur İskelesi'ndeki davayı ise ben tek başıma açacağımı düşünüyorum. Çünkü orada Karşıyaka'ya kıyanların asıl amacı yeni yapı yoğunlukları katmaktan çok oranın kullanım amacını değiştirerek satmak. Karşıyaka İskelesi’nin eskiden biblo gibi bir güzelliği vardı; zaten uzun süredir iskelenin dışına bankaydı, restorandı, mobilyacıydı bir şeyler eklendi. Bizim derdimiz oradaki görsel kirliliği, çevre kirliliğini engelleyip iskelenin amacı dışındaki kullanımlara son vermek” diye konuştu.




