Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Sayıştay Raporları’nda yer alan Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili bölümleri değerlendirerek, iktidarı eleştirdi ve konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Erhan Adem: Çiftçinin borç gerçeği kamuoyundan saklanmış, üretici yalnız bırakılmış

Türkiye’nin ithalata bağımlı hale geldiğini belirten ve verimsiz tarım topraklarının plansızca ortadan kaybolduğunu kaydeden CHP’li Erhan Adem, “Sayıştay raporu, aslında hepimizin yaşadığı gerçeği belgelerle ortaya koydu: Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımı yönetmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ortaya çıkan tabloyu birkaç ‘bulgu’ kelimesiyle geçiştiremeyiz. Bunlar, bu ülkenin tarımına, gıdasına, suyuna, köylüsüne, üreticisine ve tüketicisine karşı yapılmış ağır ihmaller ve telafisi mümkün olmayan yanlışlardır.

Bakın, raporun ortaya koyduğu gerçekler ortadadır: Arazi kullanım planları yapılmamış. Bu nedenle verimli tarım toprakları plansızca kayboluyor, Türkiye ithalata bağımlı hale getiriliyor. Gıda güvenliği için zorunlu planlar ve raporlar yok. Soframıza gelen ekmeğin, sütün, etin güvenliği bakanlığın umurunda değil. Mera gelirleri takip edilmemiş. Köylünün hakkı olan kaynaklar kaybolmuş, kırsal üretim çökmeye bırakılmış. Balıkçı barınakları amacı dışında kullanılmış. Kamu malı, denetimsiz biçimde birilerinin rant alanına dönüşmüş. Kooperatif kredilerinde gerçek rakamlar gizlenmiş. Çiftçinin borç gerçeği kamuoyundan saklanmış, üretici yalnız bırakılmış.” dedi.

“Biz buna seyirci kalmayacağız”

Son olarak, bakanlığın kendi verdiği borçların kaydını bile tutmadığı iddia eden CHP’li Erhan Adem, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bakanlık kendi verdiği borçların kaydını bile tutmamış. Kimlere, neye göre, hangi şartla kaynak aktarıldığı belirsiz. Toplu sözleşme ödemeleri keyfi biçimde genişletilmiş. Kamu maliyesi zarar ettirilmiş, eşitsizlik yaratılmış. Bütün bunlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo nettir:

Bu bakanlık çiftçinin alın terine sahip çıkmamış, halkın sofrasını korumamış, ülkenin geleceğini heba etmiştir. Bu sadece muhasebe hatası değildir. Bu; üretimden, emekten, alın terinden kopmuş bir zihniyetin belgesidir. Çiftçiyi kaderine terk eden, üretimi dışa bağımlı hale getiren, halkın gıdasını denetimsiz bırakan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz buna seyirci kalmayacağız. Tarımı ayağa kaldırmak, gıdayı güvence altına almak, köylünün hakkını teslim etmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN