İzmir'in işgaline karşı ilk tepki, gazeteci Hasan Tahsin’in Yunan askerlerine ateş açmasıyla anılır. Asıl adı Osman Nevres olan Hasan Tahsin, işgal kuvvetlerine karşı ilk kurşunu atan kişi olarak kabul edilir. Bu olayın askeri sonucu sınırlıydı; ama yarattığı duygu çok büyüktü. İzmir’de başlayan bu tepki, Anadolu’nun farklı şehirlerinde büyüyecek direniş fikrinin simgelerinden birine dönüştü.

Hasan Tahsin ilk tepkinin sembolü oldu

Hasan Tahsin, Selanik doğumlu bir gazeteciydi. İzmir’de Hukuk-u Beşer gazetesini çıkarıyor, işgal öncesi dönemde yazılarıyla milli hassasiyeti yüksek bir çizgi izliyordu. 15 Mayıs 1919’da Yunan birliklerinin kente girdiği sırada silahını çekip ateş etmesi, onu İzmir’in işgaline karşı ilk tepkinin adı yaptı. Kısa süre sonra orada şehit edildi. Bugün Kordon’daki anıtı, o sabahın şehir hafızasındaki izini taşır.

Izmirin Isgali

İzmir'in işgali neden kırılma noktası oldu

İzmir’in işgali, Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu’da yaşanan en sarsıcı gelişmelerden biriydi. Kentin sokaklarında yaşanan şiddet, tutuklamalar ve büyük panik, işgalin yalnızca askeri değil, toplumsal bir travma olduğunu gösterdi. Bu nedenle Hasan Tahsin’in tepkisi, bireysel bir çıkıştan daha fazlası olarak okundu. O kurşun, işgale razı olunmayacağına dair sembolik bir işaret sayıldı. İşgal haberinin Anadolu’da yarattığı öfke de kısa sürede mitinglere, örgütlenmelere ve direniş çağrılarına dönüştü.

Yeni Izmiirn Isgali

İGC duyurdu: Şehit Gazeteci Hasan Tahsin için Konak’ta tören yapılacak
İGC duyurdu: Şehit Gazeteci Hasan Tahsin için Konak’ta tören yapılacak
İçeriği Görüntüle

İlk tepki Milli Mücadele hafızasında nasıl yer aldı

Hasan Tahsin’in adı, İzmir’in işgali ve Milli Mücadele hafızasında direnişin başlangıç simgelerinden biri olarak anılıyor. Elbette kurtuluşa giden büyük sürecin merkezinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliği, örgütlenen milli irade ve Türk ordusunun mücadelesi vardı. Hasan Tahsin ise bu büyük hikayede ilk itirazın, ilk sivil refleksin ve işgale karşı yükselen öfkenin sembol ismi olarak özel bir yerde duruyor. Bu yüzden İzmir’in işgalini anlatan her metinde onun adı, yalnızca bir kişi olarak değil, dönemin ruhunu gösteren bir işaret olarak geçiyor.

Kaynak: Haber merkezi