İzmir'in kahramanı denildiğinde bu yüzden önce Atatürk’ü anmak gerekir. Çünkü İzmir’e giren süvarilerin yolu, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile açıldı. Kentin hafızasında Hasan Tahsin işgale karşı ilk tepkinin, Yüzbaşı Şerafettin ise kurtuluş sabahının sembolü olarak yer tutar. Ancak bütün bu hikayenin çatısını kuran isim Atatürk’tür.
İzmir'in kahramanı Atatürk neden ayrı bir yerde duruyor
Mustafa Kemal Atatürk, İzmir’in kurtuluşuna giden askeri ve siyasi sürecin başkomutanıydı. Türk ordusunun Anadolu içlerinden Ege’ye uzanan yürüyüşü, yalnızca cephede kazanılmış bir zafer değildi; aynı zamanda işgale karşı kurulan kararlılığın sonucuydu. 9 Eylül’de İzmir’e ulaşan birlikler, Atatürk’ün yıllar boyunca adım adım ördüğü mücadelenin en görünür sonucunu kente taşıdı. Bu nedenle İzmir’in kurtuluşunu anlatırken Atatürk, yan başlık değil, merkezin kendisidir.

Hasan Tahsin İzmir'de hangi duygunun adı oldu
Hasan Tahsin, İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs 1919 günüyle anılır. Asıl adı Osman Nevres olan gazeteci Hasan Tahsin’in Yunan askerlerine karşı ilk kurşunu attığı kabul edilir. O an, askeri bir sonuçtan çok daha fazlasını ifade etti. İzmir’in işgale sessiz kalmayacağını gösteren bir hafıza noktası oluştu. Bu yüzden Hasan Tahsin, kentin direniş duygusunun en güçlü sembollerinden biri olarak bugün de anılıyor.
Yüzbaşı Şerafettin kurtuluş gününün sembolü oldu
Yüzbaşı Şerafettin ise 9 Eylül 1922 sabahının ismidir. İzmir’e giren Türk süvari birlikleri arasında yer aldı ve hükümet konağına Türk bayrağını çeken isim olarak hafızaya geçti. Daha sonra Şerafettin İzmir soyadını aldı. Onun hikayesi, yıllarca beklenen kurtuluşun şehirdeki somut anına karşılık gelir. Bu nedenle İzmir’in kahramanları anlatılırken en doğru sıralama şudur: Mücadelenin lideri Atatürk, direnişin sembolü Hasan Tahsin, kurtuluş anının yüzü Yüzbaşı Şerafettin.



