Son Mühür / Yağmur Daştan - Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin sembol ismi Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında İzmir’de anıldı. 1993 yılında Ankara'daki evinin önünde arabasına yerleştirilen bombalı saldırıyla henüz 50 yaşındayken katledilen Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma töreninde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu. Törende, İzBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü de Uğur Mumcu’nun kaleme aldığı ‘Vurulduk E Halkım Unutma Bizi’ şiirini seslendirdi.
Tugay: Halk düşmanlarını bir bir ifşa ediyordu
Törenin açılış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, “Tarihimiz ne kadar acılarla ve zorluklarla dolu olsa da bilmemiz gereken bir şey var. Belki de yaşadığımız tüm zorlukların nedeni bu gerçeğin altında yatıyor. Çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Zengin topraklarımız, denizimiz, akarsularımız var. Madenlerimiz var… Çalışkan, üretken ve zeki insanlarımız var. Bir asır önce bir ulusal mücadele kazandık, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde onurlu, bağımsız bir Cumhuriyet kurduk ama bu topraklar üzerindeki karanlık planlar hiç bitmedi, bitmeyecek. Evet, bunları hepimiz zaten biliyoruz ve sürekli söylüyoruz ve Uğur Mumcu da bunları söylüyordu ama bir farkla… O, söylediği her cümlenin altını belgelerle dolduruyordu. Yazılarıyla, kitaplarıyla siyaset, tarikat, mafya, terör örgütleri arasındaki tüm bağlantıları açığa çıkarıyordu. Karanlık köşelerde gizlenen halk düşmanlarını bir bir ifşa ediyordu…” dedi.

“Onu fiziken kopardılar ama fikren koparamazlar”
Uğur Mumcu’nun neden alçakça katledildiğini, neden susturulmak istendiğini anlamak için de topluma ne anlatmak isteğine kulak verilmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını sürdüren Tugay, “Diyordu ki; “Emperyalizm, az gelişmiş ülkelere askerle değil; borçla, dinle ve iş birlikçilerle gelir.” Hala günümüze ve yakın tarihe ışık tutan Rabıta isimli kitabında ise; “Tarikat–siyaset ilişkileri, ulusal egemenliği parçalayan en tehlikeli bağdır,” diyordu… Terör Örgütleri ve Devlet isimli eserinde; “Türkiye’de bazı örgütler, sandığımızdan çok daha uzun süredir dış merkezlerle ilişki içindedir” şeklinde önemli tespitlerde bulunuyor ve tüm bu iddialarını belgelerle kanıtlıyordu. 24 Ocak 1993’te suikastla katledildi. Karanlık güçler onu fiziken bizden kopardı. Ancak fikren koparamadılar, koparamazlar… O karanlık, karlı ve kanlı pazar gününün üzerinden 33 yıl geçti. Onun fikirleri, yazıları, yıllar geçtikçe önemini daha çok gösterdi. Onu her gün daha büyük saygı, özlem ve minnetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hakikatin bedelini ödemeyi göze aldı”
“Onca yıla rağmen suikastın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması, hepimizin vicdanını kanatan bir yaradır” sözleriyle devam eden Başkan Tugay, şöyle devam etti: “Adaletin geciktiği her gün, demokrasi biraz daha eksik kalmaktadır. Uğur Mumcu’yu anmak, yalnızca bir ismi hatırlamak değildir. Onun eserleri, bugünü anlamak ve geleceğe umutla bakabilmek için tekrar tekrar okunması gereken rehberlerdir. Uğur Mumcu’yu anmak; gerçeği savunmayı, sorgulamayı, karanlığa karşı ışık olmayı göze almak demektir. Uğur Mumcu hakikatin bedelini ödemeyi göze aldı. Gazeteciliği iktidarın yanında değil, olması gerektiği gibi halkın yanında konumlandırdı. Bizlere, susarak değil, korkmadan konuşarak büyüyen bir miras bıraktı. Bugün onun izinden yürüyen, araştırmacı gazeteciliğin ve kaleminin onurunu taşıyan genç meslektaşları var. İnanıyorum ki bu ülke, Uğur Mumcu’nun hayalini kurduğu gibi aklın, bilimin ve özgürlüğün egemen olduğu bir geleceğe yürüyecek. O günler gelecek… Uğur Mumcu’yu saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyoruz. Onun ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.”
CHP İl Başkanı Güç: Susmadı, boyun eğmedi, bedel ödedi…
“Bu topraklarda Cumhuriyet, yalnızca yönetim biçimi olarak değil cesur aydınların var ettiği bir geleneğin mirasıdır” sözleriyle açıklamalarına başlayan CHP İzmir İl Başkanı Güç de “Cumhuriyet de anca onun gibi düşünen yurttaşlarla kök salar ve sonsuza dek yaşar. Bugün karanlığa karşı ellerinde kalemiyle yürüyenleri, bedel ödemeyi göze alarak gerçeğin peşinden giden cumhuriyet aydınlarını anıyoruz. Uğur Mumcu, bizler için, sizler için henüz doğmamış kuşaklar için yazdı. O, kalemini hiçbir gücün emrine vermedi, gerçeği saklamadı. ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ diyerek aklın tarafında durdu. ‘Bir kişiye yapılan haksızlık topluma yapılan tehdittir’ diyerek demokrasiyi savundu. Uğur Mumcu’yu okuyup yazılarını incelediğimizde karşımıza sarsıcı bir gerçek çıkar. Onun dün söyledikleri bugün de geçerlidir. Onun ne kadar haklı, ileri görüşlü ve cesur bir aydın olduğunu bir gösteriyor. Cumhuriyet yalnız değildir, bu topraklar kalemini halktan yana kullanan aydınları unutmamıştır. Onlar da susmamış, boyun eğmemiş ve bedel ödemiştir. Cumhuriyet tarihi bu bedellerin tarihidir, aynı zamanda fikirleriyle yol gösterenlerin tarihidir. Uğur Mumcu, seni duyuyor, anlıyor ve sorumluluğunu hissediyoruz. Rahat uyu, sözlerin fikirlerimizde yaşamaya devam edecek. Cumhuriyeti aklı ile bilimi ile hukuki ile layıkıyla sonuna dek savunacağız. Cumhuriyet ancak Uğur Mumcular yaşadıkça ayakta kalır. Onun şahsında, cumhuriyet için bedel ödemiş tüm aydınlarımızı anıyorum” diye konuştu.





