İzmir’de tramvayın çarpması sonucu ağır yaralanan ve 51 gündür hastanede yaşam mücadelesi veren 18 yaşındaki Birgül Can’ın ailesinin avukatı Ali Onar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamaya tepki gösterdi. Onar, söz konusu açıklamanın ailenin yaşadığı acıyı daha da derinleştirdiğini ifade etti. Avukat Ali Onar, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamada, müvekkili Birgül Can’ın geçirdiği tramvay kazasının üzerinden yaklaşık 50 gün geçtikten sonra olayın ulusal basında yer bulduğunu, bunun ardından İzmir Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesinde gerçeği yansıtmayan ve vicdani sorumluluktan uzak bir metin yayımladığını ileri sürdü.

Ailenin, kızlarının hayata tutunma mücadelesini verdiği süreçte hastane koridorlarında büyük bir kaygı ve tarifsiz bir acı yaşadığını vurgulayan Onar, belediyenin açıklamasının insani değerlerden uzak, hukuki temelden yoksun ve suç bastırma refleksiyle kaleme alındığını savundu.

‘İlk birkaç gün haricinde hiçbir belediye yetkilisi aramadı’

Söz konusu metnin bir kamu kurumuna yakışmadığını dile getiren Onar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Müvekkillerimi adeta 'yalancı' konumuna düşürmeye çalışan, olayın vehametini örtbas etmeyi amaçlayan talihsiz ifadeler içermektedir.

Henüz yargı süreci devam ederken, kendini mahkeme yerine koyup hüküm veren, satır aralarında, evladının alacağı bir nefese odaklanan bir aileyi, sanki 'maddi beklentiler içinde olduğu algısı yaratmaya çalışan', bir belediye anlayışı asla ve asla kabul edilemez. Önemle belirtmek istiyoruz ki, müvekkillerimi ilk birkaç gün haricinde hiçbir belediye yetkilisi aramamıştır."

“İzmirli’nin aklına saygısızlık”

Onar, Birgül Can’ın hayati mücadelesi sürerken ailenin yaşadığı tüm zorluklara rağmen hiçbir kurumdan ya da kuruluştan maddi talepte bulunmadığını belirtti. Açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Belediyenin müvekkil Birgül Can'ın tedavisini 'uzaktan izleme' gibi dahiyane bir yöntemle takip etmesi ve bunu lütufmuş gibi sunması aslında ihmalin açıkça itirafı, İzmirliye verdikleri değerin göstergesi ve yine İzmirli’nin aklına yapılan büyük bir saygısızlıktır. Ayrıca belediye, uzaktan takip de yapmamıştır. Eğer böyle bir takip yapsaydı, Birgül'ün geçirdiği ameliyatlardan, hastane koridorlarında yatıp-kalkan anne ve babadan ve yaşanan zorluklardan haberi olurdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi açıkça ve alenen İzmirlilere yalan söylemektedir.

“Vicdandan uzak bir açıklama”

Açıklamadan da anlaşıldığı üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi için 'kusur yoksa, Birgül'ün canının ve sağlığının önemi de yoktur.' Kaldı ki acılı aile, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan beş dakika da olsa insani bir 'geçmiş olsun' ziyareti, samimi bir üzüntü beyanı beklerken, karşılarında kendilerini suçlayan, 'siz de haber yaptırdınız' diye savunmaya geçerek samimiyet sorgulayan soğuk bir bürokrasi duvarı ören bir yapı bulmuştur. Müvekkillerim, kızlarının iyileşmesi için dua ederken, hastane koridorlarında 50 gündür küçücük bir umut cümlesi duymak için beklerken en hafif ifadesiyle acılı bir ailenin psikolojisini anlamaktan uzak, vicdandan uzak yapılan bu açıklama, müvekkillerimin acılarını katlamıştır.

İzmir'i ve İzmirliyi uzaktan izleyen, hayat mücadelesi veren bir kız ve ailesinin acısı üzerinde zıplayan bir anlayışı başta İzmirliler olmak üzere tüm kamuoyunun vicdanına ve takdirlerine bırakıyoruz."

Neler yaşanmıştı?

Kaza, 13 Aralık 2025 tarihinde Karşıyaka ilçesi Caher Dudayev Bulvarı’nda meydana geldi. Yolun karşısına geçmeye çalışan lise öğrencisi Birgül Can’a tramvayın çarpması sonucu genç kız ağır yaralandı.

Birgül Can’ın tedavisi, İzmir Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda devam ediyor.

Kaynak: AA