Son Mühür- İzmir’in Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Temel Conta’da yaklaşık 1,5 yıldır süren grev, sabah saatlerinde yaşanan gözaltı işlemleriyle yeniden gündeme geldi. Grevdeki işçilerin bir bölümü, evlerine yapılan polis ve jandarma baskınlarıyla gözaltına alındı.
Sabah saatlerinde 8 kişiye gözaltı!
Edinilen bilgilere göre, 16 Nisan akşamı bazı işçiler hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. Sabah saatlerinde ise yeni bir operasyon düzenlendi.Yakalama kararı bulunan işçilerin evlerine güvenlik güçleri ekipleri tarafından baskın yapıldı. Yapılan baskında 8 işçi jandarma tarafından gözaltına alınarak ifadeye götürüldü.
“Huzur ve güveliği bozma” iddiası

Gözaltıların “huzur ve güvenliği bozma” iddiası kapsamında gerçekleştirildiği iddia edildi. İşçilerin gözaltı işlemleri Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülürken, yakalama kararlarının Torbalı Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildiği bilgisi öğrenildi.
EMEP’ten tepki ve dayanışma çağrısı
Emek Partisi/EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, gözaltı kararlarına sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Karaca şu ifadelerde bulundu:
"Temel Conta işçisi Sinem'i iyi dinleyin!
Dün geceden beri patron talimatıyla, grevdeki Temel Conta işçilerine, hatta işçilerin eşlerine, evlere jandarma, polis salıp gözaltı yaparak, sabah grev alanına giden işçileri yoldan çevirerek, işçileri karakolda tutarak korkunç bir baskı uygulanıyor.
Gerekçe: 1.5 yıldır grevde olan işçiler "huzur ve güvenliği bozuyormuş"!
Sermaye hukuku lafı eğip bükmesin hiç; asıl gerekçe grev kırıcı patronun huzurunu, yasadışılığını, gayrimeşru haltlarını korumak!
İzmir’de Petrol- İş'e üye olup sendikalaşan Temel Conta işçileri yaklaşık 1,5 yıldır grevde. Talepleri ne? Sendikal haklarının tanınması, insanca çalışma koşulları, toplu sözleşme. Yani bu ülkenin Anayasası’nda yazan en temel haklar.
Ama ne oluyor 1.5 yıldır? Patron sendikayı tanımıyor, masaya oturmuyor, fabrikayı taşıyor, grev kırıyor, grev alanında işçileri sürekli taciz ediyor, hiçbir engel görmeden zorbalık yapıyor. Bunlar bakanlık müfettişlerince, mahkemelerce tespit ediliyor, Temel Conta patronu Tamer Kip suç işlemeye devam ediyor.
Yetmiyor, şimdi de işçiler patron emriyle “huzur ve sükûneti bozuyor” diye baskınlarla gözaltına alınıyor.
Kimin huzuru bu huzur?
20-25 yıl çalıştırdığı işçiye asgari ücret dayatan patronun huzuru... Sendikayı tanımamak için hukuku ayaklar altına alma huzuru...
İşçi anayasal hakkını kullanınca “huzur bozucu” oluyor, patron grev kırınca “korunacak yatırımcı” oluyor. İşte düzenin özeti bu.
Bu, sadece Temel Conta işçilerinin meselesi değil. Bu, Türkiye’de örgütlü olmanın, sendikalı olmanın, hakkını aramanın cezalandırılması. Yani doğrudan doğruya bütün işçi sınıfına verilmiş bir gözdağı.
İşçi sınıfının mücadelenin içinde doğmuş güzel bir sloganı var: İşçiler açken patronlara huzur yok! Halkın huzuru, emekçinin huzuru için süren grevde işçilere "patronun huzuru" için hukuk uydurmanıza izin vermeyeceğiz.
İzmir İl Örgütümüz, il başkanımız Elif Çuhadar işçilerin yanında.
Temel Conta işçilerinin yanındayız.
Tüm işçileri de bu ahlaksız sermaye saldırısı karşısında Temel Conta işçilerine ses olmaya çağırıyoruz."

