Balıkesir’in İvrindi ilçesinde yaşayan Büşra ve Şükrü Ayaz çifti, henüz 9 aylık olan bebekleri Kerem’in rahatsızlanması üzerine hastaneye başvurdu.

Yapılan tetkikler sonucunda Kerem’e nadir görülen hastalıklardan “Langerhans hücreli histiyositoz” teşhisi konuldu.

Hastalığın ilerlemesiyle birlikte Kerem’in karaciğer değerlerinde ciddi yükselme tespit edildi. Bunun üzerine küçük hasta, İzmir’deki hastanelere sevk edilerek ileri tedavi sürecine alındı.

Kemoterapi süreci yetersiz kaldı

Ciğerini Veren Anne

İzmir’de yapılan biyopsi ve ileri tetkiklerin ardından Kerem bebek, Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde kemoterapi tedavisi gördü. Ancak uygulanan tedaviye rağmen karaciğer değerlerinde beklenen düşüş sağlanamadı.

Doktorlar, hastalığın ilerlemesiyle birlikte Kerem’de biliyer siroz geliştiğini belirledi. Sağlık durumunun giderek ağırlaşması üzerine organ nakli tek seçenek olarak öne çıktı.

Anne donör oldu

Durumu kritik seviyeye ulaşan Kerem bebek, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’ne sevk edildi.

Annesiyle kan grubunun uyumlu olması üzerine Büşra Ayaz, hiç tereddüt etmeden donör olmayı kabul etti.

Ramazan Bayramı öncesinde yapılan kontroller sırasında Kerem’in yemek borusundaki varislerde kanama tespit edilince, doktorlar acil nakil kararı aldı.

Acil ameliyatla hayata tutundu

Gerçekleştirilen başarılı operasyonla, anneden alınan karaciğer dokusu Kerem bebeğe nakledildi. Ameliyat sonrası küçük hastanın sağlık durumunun hızla iyileştiği belirtildi.

Operasyonu gerçekleştiren ekipten Opr. Dr. Bartu Çetin, sürecin kritik olduğunu vurgulayarak, “Kanama hayati risk oluşturuyordu. Bu nedenle nakli acil olarak gerçekleştirdik.

Annesi, karaciğerinin bir kısmını vererek oğluna adeta ikinci bir hayat sundu. Şu an değerleri oldukça iyi ve kanamaları durdu.” ifadelerini kullandı.

“Evladımı yeniden dünyaya getirmiş gibi oldum”

Ciğerini Veren Anne 1

Anne Büşra Ayaz, yaşadıkları süreci duygusal sözlerle anlattı: “Onu kaybetmekten çok korktuk. Kemoterapi süreci çok zordu, saçları döküldü, çok zayıfladı.

‘Yeter ki iyileşsin’ diyerek hiç düşünmeden karaciğerimi verdim. Onu bir kez dünyaya getirmiştim, şimdi bir kez daha getirmiş gibi hissediyorum.”

Kerem’in her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten anne Ayaz, en büyük hayalinin oğlunun sağlıklı bir şekilde büyümesi olduğunu söyledi.

Baba: “Eşim bizim kahramanımız”

Baba Şükrü Ayaz ise oğluna donör olabilmek için büyük çaba sarf ettiğini ancak tıbbi nedenlerle uygun bulunmadığını belirtti.

“Eşim gözünü kırpmadan organını verdi. O olmasaydı oğlumuzu kaybedebilirdik. Bizim için gerçek bir kahraman.” sözleriyle eşine teşekkür etti.

Kaynak: AA