İzmir'de 2019 yılında tüm Türkiye'yi dehşete düşüren 5 yaşındaki Eymen Sadık Durak'ın tandırda ölü bulunması olayında, yargı süreci yeni bir mahkumiyet kararıyla sarsıldı. Daha önce "kasten öldürme" ve "istismar" suçlarından rekor cezalara çarptırılan anne M.D. (31) ile sevgilisi S.E. (42) hakkında açılan ek davada, "çocukların müstehcen yayınlarda kullanılması" suçundan sekizer yıl daha hapis cezası verildi. Vicdanları yaralayan davanın son duruşmasında, sanıkların küçük çocuğu alet ettikleri karanlık görüntülerin detayları kararın odak noktasını oluşturdu.
Tandırda başlayan kan dondurucu soruşturma
Olay, 2019 yılının Eylül ayında Bornova ilçesinde yapılan bir ihbarla gün yüzüne çıktı. M.D.’nin oğlu Eymen Sadık Durak’a şiddet uyguladığı ve çocuğun uzun süredir ortada görülmediği bilgisi üzerine harekete geçen Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, anneyi yakınlarının yanında yakaladı. İlk ifadesinde çelişkili beyanlarda bulunan M.D., sonunda korkunç gerçeği itiraf ederek çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. Sanığın gösterdiği alanda yapılan kazıda, küçük Eymen’in cansız bedeni, elleri ve ayakları bağlanmış halde bir poşet içerisinde, ağzı tuğlayla kapatılmış bir tandır çukurunda bulundu. Bu vahşetin ardından M.D. ile sevgilisi S.E. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bozulan karar ve dehşet veren telefon kayıtları
İzmir 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada sanıklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ancak karar istinaf mahkemesi tarafından usulen bozulmuştu. Bölge Adliye Mahkemesi'nin talebi üzerine S.E.’nin cep telefonu teknik incelemeye alındı ve sanık M.D. için akıl sağlığı raporu istendi. Yapılan muayeneler sonucunda M.D.’nin cezai sorumluluğunun tam olduğu raporlandı. Ancak asıl dehşet verici bulgular dijital incelemelerde ortaya çıktı; telefonda küçük Eymen’in hem annesi hem de yaşı büyük bir erkek tarafından istismara uğradığına dair video ve fotoğraflar saptandı. Ayrıca görüntülerde küçük çocuğun bir araç içerisinde darp edilmiş vaziyetteki izleri de kayıt altına alınmıştı.
Cinayet ve istismar dosyasında nihai hüküm
Yeniden görülen davada yerel mahkeme, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine hükmederek "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı. Buna ek olarak "çocuğun nitelikli istismarı" suçundan verilen cezalar, suçun birden fazla kişiyle ve zincirleme şekilde işlenmesi sebebiyle en üst sınıra çekildi. Yasalar gereği infaz süresi 30 yılla sınırlandırılsa da sanıklar toplamda müebbet hapis ve 38'er yıl hapis cezasıyla mahkum edildi. Bu kararlar, yargı denetiminden geçerek Yargıtay tarafından da kesinleştirildi ve infaz aşamasına geçildi.
Müstehcen yayın davasında ek cezalar geldi
Cinayet ve istismar davasından bağımsız olarak yürütülen "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçuna ilişkin dava, bugün İzmir 32'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde karara bağlandı. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tutuklu sanık M.D., yaşanan tüm olaylardan sevgilisi S.E.'yi sorumlu tutarak kendisine zorla uyuşturucu kullandırıldığını iddia etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UCİM avukatlarının da katıldığı duruşmada mahkeme heyeti, "fuhşa teşvik" suçundan beraat kararı verirken, her iki sanığı da çocukları müstehcen içeriklerde kullandıkları gerekçesiyle sekizer yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu ek cezayla birlikte, küçük Eymen’in davasında adalet arayışında yeni bir hukuki safha daha tamamlanmış oldu.





