Ekim ayı, İzmir için yalnızca sonbaharın habercisi değil; millî duyguların, bağımsızlık ruhunun ve tarihî değerlerin daha güçlü hissedildiği özel bir dönemdir. Özellikle 29 Ekim, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü olması nedeniyle İzmir’de ayrı bir anlam taşır.

İzmir’i İzmir yapan yalnızca denizi, körfezi, tarihi ve kültürel zenginliği değildir. Bu kentin hafızasında Cumhuriyet’in, bağımsızlığın ve özgürlük mücadelesinin de önemli bir yeri vardır. Cumhuriyet Bayramı geldiğinde sokakların, meydanların ve caddelerin Türk bayraklarıyla donatılması; vatandaşların kutlamalara katılması, bu tarihî bağın toplumsal hayattaki yansımalarındandır.

İzmir, Cumhuriyet değerlerinin günlük yaşamda ve kent kültüründe güçlü biçimde yer bulduğu şehirlerimizden biridir. Cumhuriyet sevgisi, yalnızca belirli günlerde yapılan kutlamalarla sınırlı kalmamalı; eğitimden kültüre, toplumsal dayanışmadan vatandaşlık bilincine kadar her alanda yaşatılmalıdır.

29 Ekim, bir takvim yaprağından çok daha fazlasıdır. Milletimizin kendi geleceğini belirleme iradesinin, bağımsızlık kararlılığının ve ortak bir gelecek kurma azminin simgesidir. Bu nedenle Cumhuriyet Bayramı, geçmişimizi hatırlarken geleceğe karşı sorumluluklarımızı da yeniden düşünmemize vesile olur.

İzmir’de Cumhuriyet coşkusunun ayrı bir heyecanla yaşanmasının arkasında, kentin tarihsel birikimi ve toplumsal hafızası bulunur. Bu coşkuyu anlamlı kılan, yalnızca meydanlardaki kalabalıklar veya dalgalanan bayraklar değil; Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkma bilincidir.

Ekim ayının İzmir açısından taşıdığı bir diğer tarihî anlam ise 30 Ekim’de Kars’ın kurtuluşunun anılmasıdır. Doğduğumuz toprakların tarihini, mücadelesini ve kahramanlıklarını unutmadan yaşadığımız kente hizmet etmek, geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurar.

Ancak bu iki özel günün anlamı birbirinden farklıdır. 29 Ekim, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve Cumhuriyet yönetimine geçişi simgelerken 30 Ekim, Kars’ın kurtuluş mücadelesinin hatırlanmasına vesile olur. Her iki tarih de milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesini farklı yönleriyle yansıtır.

Bizim anlayışımız nettir: Doğduğumuz yere vefa göstermek, doyduğumuz yere hizmet etmek; tarihimize sahip çıkarken ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmek…

İzmir’de Cumhuriyet coşkusunu yaşarken Kars’ın kurtuluşunu da aynı tarih bilinciyle anmak, birlik ve beraberliğimizin önemli bir göstergesidir.

Çünkü şehirleri değerli kılan yalnızca sınırları değil, insanlarının taşıdığı hatıralar, inançlar ve ortak değerlerdir.

İzmir Cumhuriyet sevdasıyla, Kars bağımsızlık mücadelesinin hatırasıyla; bizler ise ortak tarihimizin ve geleceğe dair sorumluluklarımızın bilinciyle yaşıyoruz.

Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmak, geçmişimizin kahramanlıklarını unutmamak ve gelecek nesillere güçlü bir tarih bilinci bırakmak hepimizin ortak görevidir.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Kars’ın kurtuluşunun tarihî mirası da hafızalarımızda daima yaşasın.