Osmangazi Belediyesi'nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde düzenlenen panelde konuşan uzmanlar, Bursa'daki deprem riskine yönelik çarpıcı uyarılarda bulundu. Kentin ortasından geçen faya işaret eden Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, “Buna göre, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemimiz var. Üstelik bu fay, ovanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanıyor.” dedi. “Bursa’nın avantajı ise deprem gerçekleşmeden önce fayın ovanın içinde bulunduğunu biliyor olmamız. Bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor” diyen Seyitoğlu, kenti bekleyen sarsıntı tehlikesini anlattı. İşte Bursa'daki sismik hareketliliğe ve deprem riskine karşı tüm merak edilenler...

KIRILMAYAN BÖLÜM TEHLİKE SAÇIYOR

1944362

Türkiye Diri Fay Haritası'ndaki mevcut kırıklardan çok daha büyük bir alanı kapsayan yeni hat, bölgedeki riski artırıyor. Uzmanlar 1855 yılında yaşanan o büyük felakette hattın Susurluk ile Kestel arasındaki bölümünün kırıldığını, ancak Yenişehir Ovası'na doğru ilerleyen kesimin henüz kırılmadığını saptadı. Kırılmayan bu bölümün sürekli gerilim biriktirdiği anlaşıldı.

DEPREM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME VAKTİ

Panelde öne çıkan bir diğer konu ise kentin afetlere karşı vereceği sınav oldu. UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, yaklaşan tehlikeye karşı yurttaşların ve kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesinin şart olduğunu belirtti. Dostoğlu, “Fay hatlarını değiştirme gibi bir lüksümüz olmadığı için depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Eski acı deneyimlerin bugüne rehberlik etmesinin önemini vurgulayan Dostoğlu, “Dolayısıyla en az can ve mal kaybıyla insanlarımızı ve binalarımızı korumak adına neler yapılabileceğini, tarihteki örnekleri de ele alarak bu panelde değerlendirme fırsatı bulduk.” dedi.

GEÇMİŞİN İZLERİ BUGÜNÜ AYDINLATIYOR

Yer altındaki tehlikenin boyutlarını anlamak için sadece bugünün cihazları yeterli olmuyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, eski dönemlerdeki sarsıntıları çözmek adına tarihçilerle omuz omuza çalıştıklarını aktardı. Eski kayıtlardan elde edilen verilerin araştırmalara yön verdiğini söyleyen Yıldız, “Özellikle konuya deprem penceresinden baktığımızda bu şu anlama geliyor: 1900’lü yıllardan sonra nerede bir deprem oluyorsa depremin büyüklüğünü, derinliğini ve etki alanını net bir şekilde veri olarak işleyebiliyoruz. 1900 yılından önce aletsel ölçümler mümkün olmadığı için tarihi kayıtlara bakıyoruz.” dedi.

KUTLAMALARIN ODAĞINDA BİLİM VAR

Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu ise etkinliklerin amacını anlattı. Bursa'nın fethinin 700'üncü yılı programlarını sadece eğlence olarak planlamadıklarını belirten Tonaroğlu, kentin geleceği için bilimi merkeze aldıklarını söyledi. Tonaroğlu süreci, “Bu kutlamaların sadece eğlence, yürüyüş ve festival etkinliklerinden ibaret olmaması; bilimi ve aklı da işin içine katarak Bursa ve Osmangazi’ye katkı sağlayacak, geleceğe bir miras bırakabilecek etkinlikler düzenlemek için gayret ettik” sözleriyle özetledi. Panele katılan Prof. Dr. Nizamettin Kazancı da belediyelerin bu tarz bilimsel organizasyonlara öncülük etmesinin kıymetli olduğunu belirterek, “Bu bakımdan Osmangazi Belediyesi’ni tebrik ediyorum. Jeolojik Mirası Koruma Derneği olarak bu organizasyonun bir parçasıyız. Bu nedenle, büyük bir heves ve memnuniyetle yürütülen bu çalışmalara katılıyoruz. Umarız belediyemiz, Bursa’nın zengin jeolojik mirasını değerlendirme fırsatı bulur” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi