İzmir’de yaşayan Melis Çabas, nisan ayında aldığı meme kanseri teşhisinin ardından ameliyat ve kemoterapi sürecine başladı. Tedaviye başlamasına yalnızca bir gün kala annesi Asuman Uç’un da meme kanseri olduğunu öğrenen Çabas, mücadeleyi annesiyle birlikte yürütme kararı aldı. Anne-kız, zorlu süreçte sanata yönelerek hem moral buldu hem de iyileşme sürecine farklı bir güç kattı.

Karşıyaka’da başlayan mücadele
Karşıyaka ilçesinde yaşayan ve modellik yapan Melis Çabas, hastanede olmadığı günlerde işine devam ederken, sosyal medyada kanser konusunda farkındalık oluşturan içerikler üretiyor. Evde annesiyle birlikte yaptığı yağlı boya çalışmaları ise tedavi sürecinin en önemli parçası haline geliyor. Anne-kız, dışarı çıkmanın zorlaştığı dönemlerde sanatı eve taşıyarak süreci daha güçlü geçirmeye çalıştı.

“Üç doktora gittim, fark edilmedi”
Tanı sürecini anlatan Çabas, 2024 yılının başında kendi kendine muayene sırasında göğsünde kitle ve akıntı fark ettiğini söyledi. Üç farklı doktora gittiğini ancak sorunun tespit edilemediğini belirten Çabas, akıntının kanlı hale gelmesi sonrası başvurdukları başka bir doktorda nisan ayında teşhis konulduğunu ifade etti. Kanserin ikinci evrede olduğunun ve lenf bezlerine sıçradığının öğrenildiğini anlatan Çabas, 17 Haziran’da ameliyat geçirdiğini, yaklaşık bir buçuk ay sonra da kemoterapiye başladığını dile getirdi.

“İçimden bir savaşçı çıktı”
Kemoterapiyle birlikte zor bir süreçten geçtiğini belirten Çabas, süreci güçlü bir şekilde yönettiğini söyledi. Evde çeşitli aktivitelerle meşgul olduğunu ve sanata yöneldiğini vurgulayan Çabas, annesiyle birlikte yaptıkları tablolar için “Renklerle iyileşiyoruz” ifadesini kullandı. Tedavi sürecinin ardından modellik ve sanatsal üretimi sürdürmeyi hedeflediğini kaydetti. Ailesinde kanser öyküsü bulunanların mutlaka genetik test yaptırması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Anne Uç: “Başta kanser değildi, sonradan dönüştü”
Asuman Uç ise 2023 yılında sağ göğsünde fark ettiği kitle nedeniyle ameliyat geçirdiğini, durumun kansere dönüşme riski taşıdığını söyledi. 2024 yılında her iki göğsünden ve lenflerinden ameliyat olduğunu, kızının doktoruna başvurmasıyla kendisine de meme kanseri teşhisi konulduğunu belirtti. Aynı hastanede onkoloji bölümünde takip edildiğini ve düzenli kontrollerinin sürdüğünü ifade etti.

“Sanat terapi gibi geldi”
Kızına kanser tanısı konulduğunda büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Uç, bir anne olarak güçlü durmak zorunda olduğunu vurguladı. Resim yapma fikrinin kızından geldiğini ve hiçbir eğitim almadan başladıklarını söyleyen Uç, bu sürecin kendileri için adeta bir terapi etkisi yarattığını belirtti. Anne-kız, yaptıkları tabloları biriktirerek ilerleyen dönemde sergi açmayı planlıyor.




